Home / Güncel / Afganistan’da Kadın Olmak

Afganistan’da Kadın Olmak

 Dünyada ne kadar şeriatla yönetilen ülke varsa, o kadar çeşit de şeriat modeli var. Her modelde özü hiç değişmeyen bir kural var ki; Şeriatın gölgesindeki kadın hep 2.sınıf, hep öteki cins, hep mal hükmünde…

Afganistan”da 1992″de iktidara kökten dincilerin gelmesiyle, kadınların sahip olduğu sosyal, ekonomik ve kültürel haklar bakımından çok daha geriye gidilen bir dönem başladı. Sonrasında ise 1996-2001 arasında iktidarda kalan aşırı dinci Taliban dönemi kadınlara karşı resmen savaş ya da cihat ilan etti

Babaevine kaçtığı için burnu kesilerek cezalandırılan afgan kadını

Kelime anlamı “İslam öğrencileri” olan Taliban, şeriat okullarından yetişen ve mülteci kamplarında toplanan askerlerden oluşuyordu. Ülkeyi şeriatla yönettikleri dönemde, Afganistan özellikle kadınlara uygulanan akıl almaz baskılara sahne oldu.

Kız öğrencilerin okula gitmesi ve kadınların çalışması yasaklandı…

Hiçbir kadın yanında erkek olmadan evden çıkamıyor, erkek doktora muayene olamıyor, hatta erkek bir doktorun olduğu bir ekip tarafından ameliyat edilemiyordu…

Tüm kadınlar, başlarından ayak uçlarına kadar bedenlerini bütünüyle örten burka giymek ve gözlerini de kapamak zorundaydı. Evlerin camlarından kadınların görünmemesi için camların karartılması ya da siyaha boyanması şart koşuldu…

Taliban gitmiş olsa da Afganistan da fazla değişen bir şey yok. İnsan özellikle de kadın hakları ihlali haberleri bütün sıcaklığı ve ağırlığı ile gündemden düşmüyor. Depresyonda olan, uygun ilaç bulamayan ve tedavi göremeyen kadınlar arasında, böyle yaşamaktansa kendisini öldürenlerin oranında çok büyük bir artış görüldü..

Güçlüklerle dolu yaşamlarından kaçabilmek için kendilerini yakarak intihar etmeyi seçen kadınların sayısı giderek artıyor. Çünkü en ucuz intihar şekli bu. Yapılan araştırmalara göre Afgan kadınlar en kolay ateşe ulaşabiliyorlar. İşte bu yüzden şu sıralar Herat kentindeki hastanenin Yanık Ünitesi, kendini yakarak öldürmeye çalışan kadınlarla dolup taşıyor. Onlar burkadan çıkıp, sargılara giriyor. Çoğu da kurtarılamıyor.

İşte raporlar ve ürkütücü veriler :• Birleşmiş Milletler Kadınlar Kalkınma Fonu”na (UNIFEM) göre Afgan kadınlarının yaklaşık yüzde 90′ ı okuma yazma bilmiyor.

• Kız çocuklarının yalnızca yüzde 30′ u eğitim alabiliyor. Eğitim alamayan kız çocuklarının oranı, güneydeki Urozgan ve Zabul bölgelerinde yüzde 90’a kadar çıkıyor.

• Bir Afgan kadını başına 6.6 çocuk doğumu düşüyor; ki bu dünya ortalamasının iki buçuk katından da fazla. Kadınların sadece yüzde 2′ si doğum kontrolü uygulayabiliyor.

• Her 3 Afgan kadınından birisi, fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalıyor.

• Afgan kadınlarının ortalama yaşam ömrü 44 yıl…

• Evliliklerin yüzde 70-80’i çeşitli nedenlerle baskı altında ve çocuk yaşta gerçekleştiriliyor.

• Kız çocuklarının yüzde 57’si 16 yaşından önce evlendiriliyor. Birçok erkeğin, ergenlik öncesi yaşta birden fazla eşi var.

• Dul kalan kadınlar, ölen kocalarının akrabalarıyla evlendiriliyor.

.• Kadınların mülkiyet ve miras hakkı anayasal koruma altında değil.Tecavüz, yasalarda açık bir şekilde suç olarak tarif edilmiyor.

(Kaynak: Birleşmiş Milletler İnsani İlişkiler Koordinasyon Ofisi’ne bağlı IRIN -Integrated Regional Information Networks-Bölgesel Bilgi Ağı Birimi- ve BM Küresel Kadın Fonu.)

İnsanlık ya da kadınlık adına o kadar da umutsuzluğa kapılmayın, her şey o kadar da kötü gitmiyor Afganistan’da :

Bugün artık Afgan kadınlarının çalışması yasak değil; hükümet tarafından burka giymeye zorlanmıyorlar; bazı devlet görevlerine atanan kadınlar, hatta bakanlık yapanlar var. 2004′ de kabul edilen Afgan anayasası, “Afgan vatandaşlarının -kadın ya da erkek- yasalar önünde eşit hakları ve yükümlülükleri vardır” maddesine yer veriyor vermesine de… aynı zamanda, devletin dininin İslam olduğunu ve hiçbir yasanın İslam inanç ve pratiklerine karşı olamayacağını da hükme bağlıyor. Sonuç olarak, anayasada sözü edilen “eşitliğin” gerçek anlamda uygulanmadığı ortaya çıkıyor. Çünkü esas olarak, bütün yasaların şeriata uygunluğu aranıyor…

2001’in sonlarında Amerikan ve NATO güçleri tarafından Taliban’ın iktidardan indirilmesinden ve Karzai’nin devlet başkanı seçilmesinden sonra, Afgan kadınları için doğan umut yine başka baharlara kaldı.

Dünyalılar

Rastgele Haber

Başkaya: Büyük insanlık elini çabuk tutmalı

1930 ve 1980’den farlı olarak ‘nihai bir kriz’ yaşandığını belirten Doç. Dr. Fikret Başkaya “Kapitalist …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir