Home / Tarih / Ağlayan ve ağlatan ağaç: Kauçuk

Ağlayan ve ağlatan ağaç: Kauçuk

İnsanlık tarihinde her keşif yeni bir çağ, yeni medeniyetler ve aynı zamanda yeni savaşlar doğurmuştur. Ancak hiç biri ağaçların özsuyundan imal edilen ve yerli dilinde “ağlayan ağaç” anlamına gelen kauçuk kadar ileri bir sıçrayış gerçekleştirememiştir.Ağlayan ve ağlatan ağaç

Esnek ve oldukça sert olmasından dolayı üretilen birçok eşyada kullanılması yanında, endüstriyel makinelerin titreşimini azaltması; ayrıca yalıtkan ve su geçirmezlik özelliğinden dolayı sanayileşmeyi en çok hızlandıran maddedir. Bu yönüyle kauçuk, emperyal devletlerin ilgisini de tarihte oldukça çekmiştir.

1865’te Belçika’nın başına tarihin gördüğü en aşağılık ve en barbar liderlerden biri olan II. Leopold geçti. Daha güçlü, daha güzel bir Belçika istediğini söyleyen Leopold’a göre Belçika’nında diğer Avrupa ülkeleri gibi sömürgeler elde etmesi gerekliydi. Bu düşünceleriyle Leopold, meclisi harekete geçiremeyince 1876’da Brüksel’de uluslar arası bir jeofizik konferansı toplayarak Kongo’nun sömürgeleştirilmesi çalışmalarına bizzat kendisi başladı. Bu konferansta ileri sürdüğü fikir şuydu: Kongo’da bilimsel araştırmalar ve ticaret yapmak, orada yaşayanların üzerindeki karanlığı delmek ve Kongo halkına medeniyeti götürmek.Ağlayan ve ağlatan ağaç

1885’te Kongo’nun geleceği ile ilgili Berlin Konferans’ı toplandı. Konferansta Kongo’nun Leopold’un özel mülkü olarak kullanması hususunda karar verildi. Yani Kongo bölgesi içinde yaşayan tüm insanlarıyla Leopold’un özel mülkiyetine verildi. Akabinde Belçika’nın ve Leopold’un bizzat sahibi olduğu şirketin ekonomik çıkarları yanında fildişi ve özellikle kauçuk cenneti olan Kongo’da katliamlar ve işkenceler başladı. Günlük kauçuk toplama kotasına ulaşamayan Afrikalıların kollarının kesilmesi en basitinden bir örnektir. Diğer işkenceler normal bir bünyenin kaldıracağı düzeyde değildir.Ağlayan ve ağlatan ağaç

Mayıs 1904’de ilk kez kitle iletişimin önemini ortaya çıkaracak bir olay yaşandı. Nsala adındaki bir Kongolu çaresiz şekilde Kongo’da yaşayan İngiliz aktivist ve reformist bir kadın olan Alice Harris’ten yardım istedi. Alice Kodak Brownie fotoğraf makinesiyle tüm dünyada yankı uyandıracak aşağıdaki kareyi çekti. Nsala 5 yaşındaki kızının çaprazlamasına kesilen eli ve bacağına bakarken çekilen fotoğraf.

Ağlayan ve ağlatan ağaçSonrasında yüzlerce fotoğraf çeken Alice bu yönüyle de ilk belgesel fotoğrafçısı olur. Çektiği fotoğraflar gazetelerde yayınlanarak büyük bir tepkinin doğmasına sebep olurken, bu fotoğrafları gören Mark Twain büroşürler yazmaya başlar. Kitlesel medyanın bir güce dönüşmesi de bu zamana denk düşer.Ağlayan ve ağlatan ağaç

Aşırı baskılar sonucunda 1908 yılında Kongo normal bir koloni olarak Belçika’ya bağlanır. Fakat yinede bölge yağmalanmaya devam eder. 1959’da Belçika ani bir kararla Kongo’dan çekilir. Geride ise sömürülmüş, soykırıma uğramış bir halk, kendi içinde karışmış bir devlet ve nesli tükenmek üzere olan filler kalır.harris_2

Fakat bu çekilme öylesine bir çekilme değildir. Belçika bu sefer sömürgeciliğin şekil değiştirmiş haliyle bağımsızlığını kazanan Kongo’ya müdahale etmeye devam edecektir. Nitekim 1994’de Kongo’da yaşanan Hotel Rwanda soykırımının içinde yine Belçika’nın parmağı vardı.

Leopold, Kongo’yu sömürerek Belçika’yı yeniden inşa etmiştir. Tıpkı diğer gelişmiş devletlerde olduğu gibi; ülkenin alt yapısı Afrika’dan getirilen yerlilere yaptırılırken, buradan gelen gelirle başta Avrupa Birliğinin başkenti olan Brüksel olmak üzere ülkenin her yerine anıtsal binalar yaptırmıştır. Diğer sömürgeci devletlerde olduğu gibi buradaki modernlik ve refahın içinde Afrikalılar’ın kömüre, elmasa, gümüşe, petrole, fildişine, kauçuğa karışmış kanları ve alın terleri vardır.

Leopold’a ne olduğuna baktığımızda; 23 yıllık yönetimi sonunda görevden alındı. İşkence ve cinayetlerinden bahsedilmedi. Ülkenin her tarafına heykelleri dikildi. Belçika Euro para birimine geçene kadar bile eski paraların üzerinde onun resmi vardı. Bu açıdan Leopold bize bir şeyi göstermiştir ki 15 milyon Afrikalı’nın kanının onu bir Hitler yapamadığıdır.

Mustafa Kılıç – mersinpress.com

Düzenleyen: Sibel Çağlar

Dünyalılar

Rastgele Haber

Foucault’dan Ders Çıkarmak

Foucault’dan Ders Çıkarmak: Yeni Bir Politik Hayal Gücü Fransa’da 1977’nin sonlarında, sosyalistler ve komünistler Mart …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir