Home / Eğitim / AKP Hafız Ordusu Kuruyor

AKP Hafız Ordusu Kuruyor

MEB, Diyanet, kamu bütçesi, “hayırseverler” seferber edildi. AKP bu defa devlet olanaklarıyla bir hafız ordusu kuruyor. Bunun için de çocukların daha gözleri açılmadan, sorgulamaya başlamadan, dış dünyadan izole, kız erkek karışık ortamlardan uzak, dini ezbere dayalı bir eğitimden geçirilmesi planlanıyor.

Hafızlık “eğitimi” yeniden gündemde. MEB’in mevcut imam hatip liselerinin yanı sıra örgün eğitim programı dışında hafta sonu ve akşam saatlerinde hafızlık dersleri verilecek “hafız liseleri” açması gündemde. 6 binin üzerinde ayetin ezberlenmesine dayanan hafızlık “eğitimi” etrafında süren tartışmalar, AKP’nin “Dindar nesil yetiştirme” politikasını ve 4+4+4’le birlikte hızlanan eğitimde gericileştirme uygulamalarının hedeflerini gözler önüne seriyor.

Dış dünyadan izole ve çocuk yaşta dini ezber

4+4+4’ün mimarı eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer okul yaşının erkene çekilmesini anlatırken “böylece hafızlık eğitimi yaşı da erkene çekilecek” diyerek hafızlık eğitimini gündeme sokmuştu. İmam hatip ortaokullarının açılması ile birlikte ise kuran kursunda hafızlık eğitimi aldığını belgeleyen öğrencilere devam mecburiyetinin olmaması ve hafızlık eğitiminin bitmesinin ardından devam etmedikleri yıla ilişkin derslerden sınava alınmaları karara bağlanmıştı. Böylece AKP henüz ilkokul yaşında çocukların örgün eğitimden koparılmalarını “teşvik” eden bir uygulamaya imza atmıştı. AKP’nin gündeminde şimdi de “Hafızlık liseleri” var. İmam hatiplerden seçilecek çocukların, bu liselerde toplanıp özel bir “eğitime” tabi tutulması planlanıyor.

Hafızlık “eğitiminin” içeriğini Kuran’da yer alan 6 binin üzerinde ayeti ezberletmek oluşturuyor. Temel olarak Kuran Kursları etrafında örgütlenen hafızlık “eğitimi” çocukların örgün eğitimden dolayısıyla karma eğitimden koparılarak en az 2-3 yıl boyunca ayet ezberlemeye dayanan bir “eğitim” sürecine sokulmasına dayanıyor. Sosyal ortamlarından koparılan çocukların 2-3 yıl boyunca gerçek hayattan izole biçimde hocalar ile ezber tekrarlattıran “abi ve ablalar” eşliğinde yaşadığı hafızlık eğitimi İslamcı hareket için en önemli kadro yetiştirme alanlarından biri. Çocukların yaşları “sorgulayacak” düzeye vardığı için hafızlık eğitiminden yeterli verimi alınamadığı buna 8 yıllık kesintisiz eğitimin neden olduğu, çocukların hafızlık eğitimi sırasında yaşadıkları psikolojik sorunlar, davranış bozuklukları daha önce İslamcı hareket içinde de gündem olmuştu.

AKP hafız ordusunu neye hazırlıyor?

AKP geçtiğimiz yıl imam hatip okulları bünyesinde “hafızlık okulları” oluşturmuştu. Bu okullar İstanbul ve Denizli’de açılmıştı. Bakanlık hafızlık eğitimi alacak çocuklarla hafta sonu ilgilenmek üzere özel eğitim ekibi oluşturmuş ve Türkiye Diyanet Vakfı da bu okullarda okuyan öğrencilere burs vermişti.

Yeniden gündeme gelen “hafız liseleri”nde ise imam hatiplerde başarılı olan öğrencilerin bir araya getirilmesi, hafta sonu ve akşam saatlerinde örgün eğitim dışına çıkılarak “hafız adayı” çocuklara özel eğitim verilmesi tartışılıyor. Yeni projeyle meslek ve eğitimin devamı kaygılarıyla hafızlığa yönelimdeki düşüşün engellenmesi ve kadro yetiştirilmesi planlanıyor.

Hafız liseleri “hayırseverlerin” katkıları ile yapılacak, fiziki altyapıları diğer kamu okullarından farklı olarak “her tür ihtiyaç” düşünülerek hazırlanacak. 4+4+4 sistemine geçişle birlikte AKP teşkilatları imam hatiplere kayıtları teşvik etmek için birebir çalışmış, koşulları en iyi olan okullar imam hatiplere dönüştürülmüş, ailelere beslenme, barınma, para yardımları vaat edilmişti. 2012-2013 eğitim öğretim yılında 708 olan imam hatip lisesi sayısı 850’ye, 1099 olan imam hatip ortaokulu sayısı ise 1367’ye çıkarılmıştı.

6 bin ayet ezberlet, kadro yetiştir

Çocukların belirli bir yaştan sonra sorgulamaya başladığını, kendi dünyalarını kurduklarını ve onları yönlendirmenin, şekillendirmenin zorlaştığını söyleyen İslamcı çevreler 8 yıllık kesintisiz eğitimle birlikte hafızlık “eğitimine”, Kuran kurslarına “talep” azalması olduğunu söylüyordu. Bu talep azalmasının bir nedeni olarak da çocukların aldıkları eğitimin bir karşılığının bulunmaması gösteriliyor ve bu alanın düzenlenmesi talep ediliyordu. Özellikle çocukların 2-3 yıl boyunca hafızlık öğrendikleri için örgün eğitime devam edememeleri nedeniyle meslek ve gelecek kaygısının İslami tabanda da çocuğunu göndermeme eğilimini arttırdığı dile getiriliyordu.

1998 yılında 5 bin 760 kişi hafızlık belgesi alırken, 2000’lerin başında bu sayı bir yılda binli rakamlara düştü, AKP iktidarı ile birlikte 2011’de yeniden 4219’a çıktı. 1975 yılından 2009’a kadar geçen sürede Türkiye’de 62 bin 410’u erkek, 26 bin 390’ı da kadın olmak üzere 88 bin 821 kayıtlı hafız bulunuyor.

Gülen’in Kuran kolejleri

Fethullah Gülen cemaati özel olarak hafızlık eğitimi için “Kuran kolejleri” açması ile gündeme gelmişti. Gülen cemaati kolejlere çocukları almak için özel olarak bu kolejlerde hafızlık eğitimi ile birlikte lise eğitiminin de desteklendiğinin propagandasını yapıyor. Hafız belletmen “abla ve ağabeyler” eşliğinde “ev ortamında” eğitim verilmesi, milli eğitimden ve dershanelerden “gönüllü” eğitmenlerin Kuran kursuna giden öğrencilere ders vermesi, hafızlık eğitimini aldıktan sonra cemaate bağlı diğer özel okullarda örgün eğitime devam, 5 yıldızlı otel konforunda yaşam gibi vaatlerle öğrencilerin bu kurslara kaydı teşvik ediliyor. Gülen’in kuran kolejlerine devam eden ve hafızlık eğitimini alan çocukların açık liseye bu desteklerle devamı sağlanıyor ve 1 yıl boyunca dershaneye devamla birlikte üniversitelere yerleştiriliyorlar.

Bu koşullar, 4+4+4 uygulaması gelmeden önce Fethullah Gülen Hareketi’ne bağlı hafızlık kurslarını daha tercih edilir kılıyordu.

Hafızlık “eğitimi” büyük sorun: İslamcı hareketten itiraf ve ifrat

Hafızlığa ve Kuran kurslarına talebin azalması ve İslamcı hareketin istediği düzeyde “kadro” verimi alamaması hareket içinde uzun süredir tartışma konusu. Hafız yetiştirme ve Kuran Kurslarında yaşanan sorunlar talep olarak kesintisiz eğitimin kaldırılması, Kuran kurslarına ve hafızlık eğitimine başlangıç yaşının düşürülmesi gibi taleplerle birlikte dile getiriliyordu.

Örgün eğitim alanından, karma eğitimden koparılan ailelerinden uzakta yaşayan çocukların sabahtan yatsı namazına kadar sürekli ezber çalıştırıldığı; herhangi bir psikolojik destek, rehberlik ve danışman olanakları olmadan, pedagojik olarak kabul edilemez şartlarda, “eğitim” almaya değil ezber yapmaya zorlanmalarının çocuklarda yarattığı ciddi psikolojik rahatsızlıklar Aksiyon dergisinin 2010 yılında hazırladığı “hafızlık” dosyasının konusu olmuştu. Dergide görüşü alınan hafızlık eğitmenleri bu sorunların büyümesini çocukların “ortaokula” devam ettikten sonra bu eğitime dahil olmasına bağlıyordu.

Çocuklar ne yaptıklarını anlamlandıramıyor

Aksiyon dergisindeki dosyada görüş alınan bir Kuran Kursu öğretmeni hafızlık eğitimi için şöyle diyor “Çok zorlu bir süreç ve her öğrencinin kaldırması mümkün değil. Bazı talebelerimizde hastalık derecesinde takıntı, aşırı hırçınlaşma, kendine ve çevresine zarar verme, aileden ayrı kalmayı kaldıramama, derslerine bir türlü kendini verememe ya da hafızlık yapmayı çok isteyip de başaramamaktan kaynaklı psikolojik sorunlar ortaya çıkabiliyor.”

Yine aynı dosyada bir erkek Kuran Kursu genel koordinatörünün sözlerine göre öğrencilerin başlıca sorunları arasında hafızlığı anlamlandıramama yer alıyor. Çocukların 6 bin ayeti ezberlemek gibi bir zorunluluğu “anlamlandıramaması” sorununu çözmek için hafızlık eğitiminin önemini, amacını anlatan seminerler düzenleniyor, hafızlığı özendirici faaliyetler yapılıyor.

Kafası karışmadan(!) ezberletelim

“Dindar nesil” istiyoruz diyen Erdoğan’ın 4+4+4 sisteminde okula başlama yaşının erkene çekilmesinde ve imam hatip ortaokullarının açılmasında neden bu denli ısrarcı olduğunu Aksiyon dergisindeki haberde görmek mümkün. Dergi 8 yıllık kesintisiz eğitimden önce 11 yaşında bir yıl hazırlık kursu gördükten sonra hafızlığa başladığını 28 Şubat’la birlikte ise bu yaşın 14-15’e çekildiğini söyleyerek bunun din eğitiminde sorun yarattığını söylüyor ve bunu şöyle açıklıyor: “Önceki yıllarda ilkokulu bitirmiş 11 yaşındaki öğrenciler bir yıl hazırlık kursu gördükten sonra hafızlığa başlayabiliyordu. Yaşı itibariyle henüz ergenlik dönemine girmemiş, kafası karışmamış, sosyal ağı güçlenmemiş, kendi dünyasını kuramamış talebe, ezberine daha iyi konsantre oluyordu. Böylece daha kısa sürede, daha az sorunla süreci atlatıyordu.”

“Sorgulamaya başladıklarında şekillendiremiyoruz”

İlkokuldan çıkan çocuklarda belirli yönelim ve alışkanlıkların gelişmediğini ve aldıkları eğitim doğrultusunda yaşamlarının şekillendirildiğini, yaş sınırı 14-15’e çıkınca sorun yaşamaya başladıklarını anlatan yazıda yine bir “kız Kuran Kursu” pansiyon müdür yardımcısı diyor ki “Sorguluyorlar her şeyi, onlara doğruyu gösterseniz bile kolay kolay kabul etmiyorlar.”

Dergide çocukların henüz “gözleri açılmamışken” sorgulamadan ezberlemeye yönlendirilmesi gerektiği anlatılıyor. Çocukların dış dünyayla, karma eğitimde karşı cinsle, internetle bağ kurmalarının, ergenlik dönemine girmelerinin bu eğitimi zorlaştırdığından şikayet ediliyor.

Statü ve güvence istiyorlar

8 yıllık kesintisiz eğitimle Kuran kurslarına ve hafızlığa yönelik talebin düşmesinden şikayet edenler bu uygulamanın değişmesi ile birlikte aynı zamanda din eğitimini tercih edenlerin gelecek kaygılarının da ortadan kaldırılmasını istiyor.

Kadro sayısı her yıl arttırılan Diyanet İşleri Başkanlığı din görevlisi tayin ederken önceliği hafızlara veriyor. Ancak bu öncelikten yararlanmak için imam hatip lisesinde okuyup, 2 yıllık ilahiyat bitirmiş olmak ve KPSS’den belirli bir puan almak gerekiyor. Yeni açılan hafız liseleri ile birlikte ailelerin bu kaygılarının da ortadan kaldırılması, ilahiyata ve diyanet işleri kadrolarına geçişte kolaylık sağlanması bekleniyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı ayrıca “butik imam hatip lisesi” diye ifade edilen bölgesel imam hatipler yaptırıp, hafız öğrencilerin burada yetiştirilmesini planlıyor. Projede 4 yıl yatılı devam edilecek bu “okulların” ardından lise ve yükseköğrenimlerin desteklenmesi görülüyor. Parasız yatılı şeklinde olacak bu okulların masrafları kurumların ya da “STK”ların desteği ile karşılanacak özellikle yoksul aile çocukları teşvik edilecek.

Hafızlardan “örgütlenme atağı”

2007 yılında kurulan Evrensel Hafızlar Derneği 5 yıl içinde 81 ilde 300 ilçede “örgütlendi”. Derneğin “hanımlar komisyonu” ise kendi deyimleriyle ülke genelinde görevlendirilen temsilciler vasıtasıyla kadınlara yönelik çalışmalar yapıyor. Derneğin “Her evde bir hafız” , “hafızlık belgesi getirenlerin ücretsiz üniversite hazırlık dershanelerine gönderilmesi” gibi projeleri var.

Hafızlık geleneğinin sürdürülmesi için kurulduğu belirtilen Derneğin Genel Başkanı Abdulkadir Sağlam imam hatiplerin orta kısımlarının kapatılmasının “büyük bir manevi boşluk” yarattığını söyleyerek suç oranındaki artışları, şiddet vakalarını, uyuşturucu kullanımını buna bağlıyor. EHAD’ın Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan çeşitli talepleri var. Bu talepler yakın gelecekte eğitim alanında yapılması muhtemel düzenlemelere “ışık tutuyor”.

EHAD Kuran kurslarının bina, araç gereç ve diğer giderlerine ödenek ayrılmasını istiyor. İlköğretimin altı, yedi ve sekizinci sınıflarına devam edenlerin spor, müzik, yabancı dil vb. kurslara gidebildikleri gibi Kur’an Kurslarına da devam etmesi için düzenleme istiyor. Yaz kurslarına devam etmek isteyenler ile camilerde Kur’an’ı Kerim öğrenmek isteyenlere de yaş ve tahsil şartının kaldırılmasını, bürokratik işlemlerin azaltılmasını istiyor. Yaz kurslarında camilere gelen öğrencilerden hafızlığa yatkın öğrencilerin görevliler tarafından hafızlık yaptırılmak üzere Kuran Kurslarına yönlendirilmesini isteyen EHAD, İmam Hatip Liselerinin tamamında “Hafızlık Sınıfı” oluşturulmasını talep ediyor.

‘İlköğretimin ikinci kısmı Kuran kurslarında tamamlansın”

EHAD 4+4+4’le 12 yıllık eğitimin Kuran Kurslarına zarar vermemesi(!)için Kur’an Kurslarının adının “Diyanet İşleri Başkanlığı Kuran Eğitim Merkezi” olarak değiştirilmesini ve Milli Eğitim Bakanlığının uygun göreceği kültür dersleri bu eğitim merkezlerine konmak sureti ile ilköğretimin ikinci kademesinin Kuran Eğitim Merkezi’nde tamamlamasını talep ediyor. EHAD ayrıca bir ordu gibi yetiştirilen hafızlar için “iş garantisi” istiyor. Hafızlık belgesi alan öğrenciler iş merkezleri ve fabrika mescitlerinde veya müezzinlik kadrosu ile köy camilerinde görevlendirilmesini, yükseköğretimde İlahiyat Fakültesini tercih ettikleri takdirde belirli bir ek puan verilmesini talep ediyor.

Kaynak: Sendika.Org

Dünyalılar

Rastgele Haber

Kısa Darbe Girişiminin Kārı

Cuma akşamı gelen darbe haberlerinin ardından ilk tepkim ‘eyvah!’ olmuştu. Senaryo, gerçek, başarılı olur ya …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir