Home / Güncel / AKP’yi Eleştirenler Darbeye Çanak mı Tutuyor?

AKP’yi Eleştirenler Darbeye Çanak mı Tutuyor?

Birtakım aydınlar AKP’yi eleştirmeyi darbeye çanak tutmak olarak adlandırıyorlar. Müthiş bir manipülasyon:

AKP’Yi ELEŞTİRENLER DARBEYE ÇANAK MI TUTUYOR?

İKTİDARIN DEMOKRASİ DIŞINA ÇIKMASINI ELEŞTİRENLERE, “PEKİ SİZ NASIL BİR TÜRKİYE İSTİYORSUNUZ, ERDOĞAN’IN DARBECİLER TARAFINDAN GÖZ GÖRE GÖRE DEVRİLMESİNE ÇANAK TUTUYORSUNUZ” deniliyor.

Şuradan başlayalım. Halihazırda Türkiye şu anda demokrasi seviyesi olarak 90’lara geri döndü. Hukuk devleti diye bir şeyden söz etmek çok zor. Bu konuda İzmir Savcısı’nı yolsuzluk operasyonuyla ilgili arayan müsteşarı hatırlamak yeterli. Müsteşar diyor ki, “soruşturmayı durdur ve soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısını görevden al. Yoksa başına kötü şeyler gelir”. İçinde bulunduğumuz durumu yeterince anlatıyor bu örnek. Her kurumun çok derinlere giden bir yolsuzluk batağına battığının asıl gerçek olduğunu pek önemsemiyor bu aydınlar.

Hükümet, hesapları Sayıştay’a vermeyerek halk adına denetlenmekten kaçıyor. İktidar,  muhalefeti yok sayarak yasamanın yani meclisin tamamı gibi davranıyor. Bu aydınlara sormak gerek, halkın denetleyemediği ve meclisin bu denli işlevsizleştiği bir rejim ne kadar demokratiktir?

Ayrıca ittihatçının dik alası bir Türkiye tasarlayan, başta verdiği tüm demokrasi sözlerinden geri dönen, İnternet’i dahi sansüre kalkışan bir zihniyeti teşhir etmek, neden bu aydınların “peki siz nasıl bir Türkiye istiyorsunuz” diyerek sözde darbecilerin safına bizleri yerleştirmesine yol açıyor.

Eğer tüm olanlar tamamen komploysa, darbe girişimiyse, o zaman Gezi’nin de Erdoğan’ın iddia ettiği gibi komplo, darbe girişimi olduğunu kabullenmek gerekiyor. Soralım bu aydınlara Gezi sosyal bir dinamik miydi, yoksa kitlelerin piyon olduğu dış mihrakların oyunu mu?

Bu yaklaşıma göre tepede iki güç çarpışıyor, halkın kendisi pasif bir sürü. Sosyal dinamikler, halkın demokrasi talebi hiç önemli değil. Bence tüm sorun, hala Erdoğan’ı ezilenlerin yanında halkçı bir kimlikle görüyor olmak. Faşizm her zaman halkçı ve popülisttir, unutmayalım.

Demokrasiyi sadece seçim zannetmek, halkın % 25’nin oylarıyla iktidara gelen, sonra da kendi İslamcı devletini kurmaya çalışan Mursi’yi de demokrat zannetmek gibi bir şey bu. Demokrasiden çıkılmışsa, bu ortaya konuluyorsa, bu sadece Cemaat’e bağlanamaz.

Yargı içinde onlar AKP’li üyeler ile birlikte çoğunluktu, şimdi değiller. Üstelik, ortada hukukun dışına çıkan bir uygulama mı yapıyorlar bu darbeciler… Hayır. Hepsi yasalara uygun. Ha, zamanlama, Cemaat-AKP kavgası. Bize ne? Kim yasa dışına çıkıyor ona bakalım. Cemaat mi yargı gücüyle Türkiye’yi ele geçirecek? İstediği sistemi dizayn edecek? Ayrıca onlar yakın zamana kadar ortak değil miydi?

Ortaklar arasındaki anlaşmazlıktan sistemin gerçek yüzü teşhir olmuşsa, sistemi demokrasiye davet etmek neden darbecilik olsun. Eleştiri yapanlara, neden sürekli “peki siz ne istiyorsunuz” diye imalı imalı soruluyor. Hiçbir demokratik ülkede aydınların soramayacağı akıl dışı, bize özgü bir soru bu.

2014’te “90’ların demokrasisine” geri götüren bir anlayışı savunmak adına üstelik… İktidar, “darbeciler” yüzünden değil, demokrasiden uzaklaştığı için batağa batıyor. Ayrıca AKP’yi götürecek tek bir şey varsa o da kendileridir. Türkiye uçuruma iyice giderse, sadece kendileri buna sebep olacak, o zaman bizlerin de şiddetle karşısında duracağı gerçek darbecilerle yüzleşecekler ki en kötüsü de budur.

Ayrıca bu aydınlar hiç korkmasın, Erdoğan hala çok güçlü. Devleti hallaç pamuğu gibi atıyor. Medyasından, şirketlerine, tüm yasalardan, tüm devlet kadrolarına kendi devletini kuruyor. Yani merak etmesinler, hiç zayıf değiller. Öcalan kendine göre strateji yapabilir. Ama bu ülkenin düşünen insanları, kim gelir, kim gider diye bakamaz. Bakan da son özgürlük kırıntılarını yok eden bir sistemin aklayıcıları olarak tarihe geçer.

Dünyalılar

 

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir