Home / Güncel / Alevi Sorununu Muhalefet mi Yarattı?

Alevi Sorununu Muhalefet mi Yarattı?

Alevi sorununu muhalefet mi yarattı? Etyen Mahçupyan’a cevabım.

Etyen Mahçupyan, hala siyasi ve toplumsal süreci sosyolojik olarak analiz edebilen ender analizcilerden biri. Muhalefete yönelttiği eleştirilerden pek çoğunda da haklı. Ama, tüm gelişmelerde AKP’nin sorumluluğunu hoşgörmek, hatta sünni İslamcı mezhepçi, otoriter bir yola girişini inkar etmek, “taraf” olma zihniyetinin teslim aldığı hazin bir aydın portresi çiziyor.

Hatay’da muhalefetin Alevi kırılması yaratmaya çalıştığını, iktidarı sünniliğe sıkıştırmaya çalıştığını söylüyor. Özellikle Alevi cephesinde yaşananları da “muhalefetin oltası olarak değerlendiriyor”.

O zaman soralım kendisine:

1- Mısır’da MK’in ruh ikizi gibi davranarak, tüm bölgede sünni bir güç alanı liderliğine oynayan AKP değil mi? Mısır’dan Suriye’ye, Lübnan’dan İsrail’e, İran’dan Suudi Arabistan’a tüm ülkeler açıkça iktidarın Sünni mezhepçi hayallerini eleştirmiyor mu? Muhalefetin oltasına mı geldi Erdoğan, yoksa kendi Yeni Osmanlıcı hayallerinin mi… Tüm bölgede, bizzat AKP’lilerin dile getirdiği, Türkiye’nin “değerli yalnızlık”a gömülmesini muhalefet mi kışkırttı?

2- Hatay’ı El-Kaideci barbarların üssü, geçiş noktası yapan da mı muhalefet oldu acaba. Esad’ı her ne pahasına olursa devirme hırsıyla ilk günden itibaren muhaliflerin en büyük destekçisi Türkiye oldu. İnsani yardımın ötesine geçti, İslami savaşçılara silah, lojistik desteğini sınırsızca verdi. (Bunları tüm Batı ve ABD kaynakları doğruluyor). Hataylılar, silahlı grupların tüm gün kahvelerde çay içip, akşamları sınırı geçerek kendi akrabalarını öldürmesini acı acı seyretti. Peki, her gün silahlı grupların tehditleriyle yaşamak zorunda kalan Hataylıları, kendi memleketlerinde yabancı gibi hissettiren, polisin, doktorun Hataylıyı değil, kafa kesen, yürek yaran, gözü dönmüş katillerin tarafını tutmasını da muhalefet mi sağladı? Her gün silahlı grupların hesap ödemeden yiyip içtikleri, tehdit ettikleri, itiraz eden yerel halka silahlarını göstererek “sıra size gelecek, karılarınızı, kızlarınızı, mallarınızı da alacağız” demelerindeki sızıyı, Ermeni kıyımını yaşamış bir Ermeni aydın olarak da yüreğinizin en ufak bir köşesinde hissetmiyor musunuz? Yoksa ana akım medyada Hatay ile ilgili çıkan haberlere mi inanıyorsunuz. Orda müthiş bir sansür yaşandığından da mı haberiniz yok? El-Kaidecilerin patlamadan hemen sonra, YouTube’a koydukları “neşeli” videolara ne dersiniz. Erdoğan’ın hemen Obama ile görüşmesinden önce, müdahaleye davet niteliği taşıyan bombaların patladığı, arkasından görülmemiş resmi bir sansürün uygulandığı Reyhanlı’da ne denli meşum bir oyun oynandığını da bilmiyorsunuz demek.

3- Hataylıyı din temelli bir anlayışla vatandaş yerine koymayan anlayış, Tüm Türkiye Alevilerini ilk defa bu kadar yoğun bir dışlanmışlık duygusuna savurdu. Aleviler, tarih boyunca yaşadıkları sünni şiddetin Hatay’lıyı nasıl ezdiğini damarlarında hissediyor, duygu dünyaları zehirli bir mezhep zehriyle korku moduna geçiyor. Şimdi Kürt meselesinden sonra Türkiye’nin bir Alevi sorunu gündeme geliyor. Hadi söyleyin, “3. Köprü’nün adıyla tüm Alevileri dışlayan, bir tane Aleviyi bile kaymakam, vali, emniyet müdürlüğüne getirmeyerek eşitlik hukukunu zedeleyen de mi bu zayıf muhalefet oldu?

Etyen Mahçupyan 06/09/2013 tarihli Zaman Gazetesinde ne yazmıştı?

“Toplumsal zeminin genelini elinden kaçırmakta olan muhalefet acilci bir psikoloji içinde bir toplumsal kırılma arıyor. Asıl kırılmanın laik kesim içinde yaşanması ise tek kelimeyle moral bozucu ve yaklaşan hezimetin habercisi. Son fırsat, iktidarı olabildiğince Sünniliğe sıkıştırmak ve oradan bir Alevi kırılması yaratmak… Üstelik ortada Esed- Nusayrilik- Hatay-Alevilik türünden, üzerinde ‘çalışılabilecek’ bir zincir de var. Muhalefetin tek umudu AKP’nin bu tuzağa düşmesi… Onlar yem hazırlayıp oltayı salacak, hükümetin de zokayı yutması beklenecek. Ama ya iktidar bu projenin farkındaysa ve gereğini yaparsa? Elimizde yozlaşmış ve yozlaşmayı siyasete dönüştürmüş pespaye bir muhalefet kalacak. Belki de bu doğal bir durum. Belki de eski rejimler sosyolojik açıdan ancak böyle sona eriyor…”

Editörün Notu: Hatay’ın Harbiye ilçesinde bir halıcıda çekilen yukarıdaki fotoğrafı NewYork Times Gazetesi şöyle yorumlamıştı “CHP bir Alevi partisiydi ve bu yüzden Suriye’deki Esad rejimini destekliyor.” Aslında bu kışkırtmalar öyle görünüyor ki bölgede, hem Türk muhalefeti ve hem de İktidarının etki alanının ötesinde politikalar yürütülmeye çalışılıyor.

New York’ta yayınlanan Posta212 adlı gazetede köşe yazarı olan Ahmet Buğdaycı, sosyal, ekonomik araştırmalar ve trend analizleri üzerinde uzmanlaşmıştır.

Yazarın www.dunyalilar.org’ta yayınlanan diğer yazıları

En Zor İnsanlık Sorusu: Suriye

Kendisiyle Yüzleşemeyen Bir Ülke

Siber Savaş Adım Adım Geliyor

Mısır Aslında Bizim Hikayemiz

Kimsenin Birbirine Güvenmediği Bir Ülke

Ey Gezici Arkadaş İktidara Nasıl Gelirsin?

Gezi Partileşirse Ne Kadar Oy Alir

İslam Demokrasi Mısır Türkiye ABD

Gezi Kamuoyu Aktörlerini Nasıl Teşhir Ediyor 

Gezi Direnişini Laik CHP Analiziyle Açıklamanın Tarihsel Yanlışlığı

Amerika Düşünce Kuruluşları Gelişmeler İçin Ne Diyor?

Dünyadan Türkiye Nasıl Görünüyor 

Big Brother Değil Big Data İnternet Kayit Altında

Mısır’da Sorunun Kökeni Ulusal Kimsizlik 

 

 

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir