Home / Güncel / Anne Bak Kral Çok Şık

Anne Bak Kral Çok Şık

Kafaları epey karışmış olsa da oylarını AKP’ye vereceklerini ve kendileri açısından işlerin yolunda olduğunu söyleyen 18-22 yaşlarındaki gençlerle yapılan görüşmeler. Kurdukları cümlelerde zihin altlarına sızan büyüklerinin konuşmalarını duyar gibi oluyorsunuz.

Ama Türkiye’de çocuklarla ilgili istatistikler işlerin hiç de yolunda olmadığını gösteriyor. Bakalım küçük AKP’liler neler düşünüyorlar?

sokak-cocuklari“Ot gibi bir hayatım var. Ot gene iyi, ben ottan daha otum. Okuldan eve, evden okula. Zaten param yok, dersler de kötü. Siyasete kafam basmaz ama Tayyip Erdoğan’ı beğeniyorum. Gerçi biraz tırsıyorum da ama yine de kalender adam. Daha çok küçüktüm, bir kere televizyonda bir adamın cebindeki sigarayı alıp atmıştı. Benim dayım üç paket sigara içerdi, akciğer kanserinden öldü. Okulda da ha bire sigara tutuyorlar. İçsem delikanlı olacağım ama yemezler. Zaten sigara alacak param da yok. Bu nedenle seviyorum. Bir de tüccar adam, tüccardan zarar gelmez.”

“Atatürk nedir? Atatürk kendi heykelini yaptırmış bir adamdır. Atatürk’ten önce bolluk vardı, kocaman bir imparatorluk vardı. Atatürk her gece sekiz tane kadınla yatarmış. Rakı sofrasına oturur ve gözüne kestirdiği karıyı kızı, ister on iki yaşında olsun, ister altmış iki, yatağına atarmış. Bu Atatürkçüler memleketin kanını emdiler. Bu ülkeyi onlar yönettiler. Önce Atatürk, sonra İnönü, İnönü’yü desen hiç sevmem sırık boylu korkuluk gibi bir adam, sonra Demirel vardı. Masonlar bunlar, CHP’liler. Hepsi yılan gibidir bu adamların. Allah’tan artık Türkiye bir dünya devi oldu. Herkese posta koyuyoruz. CHP’liler gibi korkak, mıymıntı değiliz.”

“Benim bir sorunum var, karnım ağrıyor. Böyle bir hastalığım var. Detay vermeyeyim. Sık sık doktora gidiyorum. Hastanede tedaviler iyi. Oturulan koltuklar temiz. Randevu ile alıyoruz. Annem bunu çok övüyor. Eskiden böyle değildi. Ben de hatırlıyorum. Çocukken hasta bakıcılar vardı, daha doğrusu hademeler. Bunlar hastanelerin kralı gibiydi. Şimdi kral biziz. Bize bu hizmeti verdiği için kimileri onu çekemiyor ama ben gülüp geçiyorum.”

“Ben iyi niyetli bir kızım. Kimseye öfkem yok. Herkese anlayış gösteririm. Öyle, CHP, MHP şeytandır filan demem. Bir çaba var hepsinde. Ama beceriksizlik başka, iş bilmek başka. Abilerim MHP’ye oy verirler ama bundan sonra onlar da vermeyecek galiba. Ben de ilk oyumu AK Parti’ye atacağım.”

“Siyasetten bana ne abi? Ben hiç anlamam. Çoğunluk ne derse onu yaparım. Yollara bak sekiz şerit. Örümcek Adam, İstanbul’da çekilse çekilir, o kadar çok gökdelen var. Dünya deviyiz. İlk oyumu AK Parti’ye vereceğim elbette, nereye vereceğim?”

“Şerefsiz Kürtlere nasıl koyuyor postayı? Kürtler çakalsa, başbakan sekiz defa çakal. Adamı suya götürür, susuz getirir şerefsizim. Kimileri kızıyor filan. AKP, ordunun içindeki PKK’lıları temizledi. Olayın aslı bu, herkese söylemiyorlar. O generaller filan hepsi şerefsiz ibnelerin, gizli anlaşmaları var, esrar eroin işleri var. Şimdi hepsi gitti. Bütün mesele buradan çıkıyor. AKP olmasa, Kürdistan kurulmuştu, yalan mı?”

“Başbakanımızın hanımı bizim memlekettendir. Bugün her yerde ana dilimizde konuşuyoruz, CHP gibi faşist partiler engellemese eğitimde de anadilimiz kullanılacak. Gazetemiz, televizyonumuz var. Hatalar eksiklikler yok mu, var. Ama bütün Kürtler biliyor ki, AK Parti zamanında Kürtlerin hakları teslim edildi. Bizi Dersim’de yakanlar şimdi kaçacak delik arıyor. PKK da bitiyor artık. Onların da zamanı geçti. Bir dahaki seçimde Diyarbakır Ak Parti’ye geçecek. Gençlerin yüzde doksanı benim gibi düşünüyor.”

“İzmir kadar kötü bir şehir var mı? Yol yok, düzen yok, park yok, bahçe yok. En önde zenginlerin on katlı apartmanları, bir arka sokakta nefes alacak hava yok. Diyorlar ki, AKP gelecek barlar diskolar kapanacak. Yalan. Hiçbir şey bulamadılar buradan vuruyorlar. Amcamlar İstanbul’da oturuyor, İstanbul’da yirmi senedir AKP var, her yer bar, her yer disko. Ben biliyorum, başbakan da içer içkisini ama kimseye belli etmez. Başbakanın korumalarından biliyorum. Yeminle biliyorum ama kimse bunu yazmaz. İzmir’de olup da Başbakanı öcü gibi göstermeye çalışanları hiç sevmiyorum. Hepsi avantacı, hepsi hapse girdi. Sonra diyorlar, kumpas filan, tamam canım, yedik bunu.”

“Oyumu AK Parti’ye vereceğim. Bu konuda sandık hilesi yapılacaksa yaparım, gerekirse kara çarşafa girer beş defa oy kullanırım. Bu ülke Atatürkçü, elitist sahtekarlardan kurtulacak. Bu cenabet düzen bitecek. Az kaldı. Hedef 2023.”

“Annem babam AK Parti’ye oy veriyor. Ben anlamam zaten bu işlerden. Gidip CHP’ye verecek değilim.”

“Bizi sokaktan topladılar, bugünlere geldik. Ben şimdi terlik fabrikasında ustabaşıyım. Kafamı kaldırmadan çalışırım. Daha yaşım kaç? Patronumuz namazında niyazında bir numaralı adamdır. Bizi yedirir, içirir. Evlenmeyi düşündüğüm bir kız var. Allah’ın izniyle kızı isteyeceğiz. Bana siyaset sorma abi, bunları sor. Başbakan olmasa sokak çocuğuydum ben.”

Not: Bu sözler, yakında çıkacak “Selim Türkhan Partisi” adlı kitabım için görüştüğüm, oyunu AKP’ye vereceğini söyleyen on sekiz, yirmi yaşlarındaki gençlerinkonuşmalarından alındı. On sekiz yaşında milletvekilliği ile ilgili tartışmalar nedeniyle bu alıntıları kitaptan önce yayınlamak istedim. Yeni seçmenler hem sayısal olarak, hem de tekil aidiyet anlamıyla daha fazla AKP’li görünüyor. Büyüklerdeki kafa karışıklığı, şaşırtıcı tutarsızlık ve manasız eminlik hali onlarda da var.

Çocuklar da kralın giysilerini şık buluyorsa, çanlar kimin için çalıyor acaba?

 

Ateş İlyas Başsoy

Dünyalılar

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir