Home / Tarih / Asoka: Pişman Olan Bir İmparator

Asoka: Pişman Olan Bir İmparator

Tarih, savaş alanlarındaki cesetler ve vahşi gözlü fatihler ile doludur. Fakat bu efsane biraz farklı. Tarihteki belki de en önemli siyasi ve ruhani değişimi yaşayan Asoka’nın hikayesi…Asoka

Asoka hem Hint tarihinin kabul edilen en büyük İmparatoru ve Budizm tarihinin de kilit isimlerdendir.

Hint İmparatoru, Maurya Hanedanlığı’nın 3. kuşak yöneticisiydi ve aynı zamanda Şandragupta Maurya’nın yani hanedanlığın kurucusunun öz torunuydu.

Hint İmparatoru’nun doğum yılı kesin olarak bilinmese de tarihçiler M.Ö. 300 civarlarında kabul ediyor. Hanedanlığın başına M.Ö. 273 yılında çıkan Asoka, dedesinin yolundan giderek askeri fetihlerle ülkenin topraklarını büyütmeye çalıştı. Hint İmparatoru tam bir gaddardı. Ele geçirdiği yerlerde büyük kıyımlar gerçekleştiriyordu.

Asoka’nın isminin anlamı gamsızdır. Mizacı da ismi gibiydi. Ancak Asoka bir gün galip çıktığı bir savaşın ardından, savaş alanında yarattığı tahribatı ve askerlerin yanı sıra masum insanların da öldüğünü gördüğünde belki de tarihin en büyük siyasi ve ruhani değişimini yaşadı.

“Zafer nedir? Bir ülkenin ele geçirilmesi, yanında ölümü, katliamı ve sürgünü de getiriyor, sadece askerleri değil tüm toplumu yok edebiliyorsun” diye düşündü. Yaptıklarından büyük pişmanlık duydu ve Budizm’in barışçıl Hindu değerlerine geri döndü.

Ardından Asoka imparatorluğunu değiştirmeye başladı. Köleliği yasakladı, okullar, hastaneler kurdu. Her canı kutsal saydığı için hayvan barınakları, çeşmeler, yolcular için yollar, konaklama yerleri yaptırdı.

Asoka Fermanları

Asoka fikirlerini yaymayı çok istiyordu. Bunun için Budist misyonerlerini Vietnam, Sri Lanka hatta Akdeniz’e kadar gönderdi.

Hint Kralı, unutulmasın diye yaptıkları işlerin ve uyguladığı politikanın krallık çapında sütunlara ve duvarlara yazılmasını emretti. Hala birçoğu ayakta olan bu fermanlar bulundukları yerler itibariyle krallığın sınırları hakkında önemli bilgiler vermektedir. Aynı zamanda muhteşem birer sanat eseri olan bu fermanlara “Asoka Sütunları” da denmektedir.

-Hiçbir yaşam formu katledilmeyecek veya kurban edilmeyecek.

-Diğer dinler eleştirilmeyecek.

-Yaşlılara, fakirlere ve kederlilere, hizmetli ve işçilere saygı gösterilecek.

Asoka’nın bildirilerine Birleşmiş Milletler’den 2,000 yıl önce yayınlanmış “İnsan Hakları Bildirisi” olarak bakabilirsiniz.

Asoka yaşlandıkça gözü dünya malını ve gücü görmez oldu. Öldüğünde arkasında sadece yarım bir mango bıraktığı söylenir.

Asoka Batı’da çok bilinmiyor olabilir fakat on milyonlarca Hindu onu hala hoşgörünün ve gururun bir sembolü olarak görür. Gandi gibi, siyasi ve askeri güç için değil ahlak için ayakta duran liderlere esin kaynağı olmaya devam eder.

Derleyen: Sibel Çağlar

Kaynaklar:

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

sasirticitarih.blogspot.com.tr

tr.wikipedia.org

BBC Büyük Dünya Tarihi Belgeseli

Dünyalılar

Rastgele Haber

Bir kenti hayata döndüren müzik

Bir kenti hayata döndüren müzik: Leningrad Senfonisi II. Dünya Savaşı’nın en ağır kuşatmalarından Leningrad Kuşatması, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir