Home / Bilim Teknoloji / Aurora-Şafak Tanrıçası

Aurora-Şafak Tanrıçası

Aurora; astronomi bilimi açısından güneşteki manyetik fırtınaların, Dünya’ya ulaşması sonucu kutuplar ve çevresinde gözlemlenen renkli ışımalar olarak açıklansa da, aslında Roma mitolojisinde bu özel doğa olayına yakışır bir anlamda kullanılmış; “Şafak Tanrıçası”.

Aurora Borealis, Bear Gölü üstünde parlıyor.

Güneş fırtınalarının uzaya yaymış olduğu yüklü parçacıkların Dünya’nın manyetik alanı ile etkileşmesi sonucu oluşan bu göz alıcı ışıklar, geçmişten günümüze insanları büyülemeye devam ediyor. Kuzey ve Güney kutup noktalarında gözlemleyebildiğimiz Auroralar, Aurora Borealis (Kuzey Işıkları) ve Aurora Australis (Güney Işıkları) olarak da bilinirler.
Boreas sözcüğü de yine Yunanca’da kuzey rüzgârına, Pierre Gassendi tarafından 1621’de verilen isimdir. Cree (Kri) Halkı,(1) bu ilginç olaya “Ruhların Dansı” adını vermiş. Avrupa’da, orta çağlarda auroraların Tanrıdan işaretler olduğuna inanılırmış.(2)

İlk Çalışmalar

Bilim insanı Celsius, 1741 yılında Auroraların meydana getirdiği manyetik akımları, manyetik kontrolün kanıtı olarak tanımlamıştı.
Kristian Birkeland ise 1908 yılında manyetik akının Aurora arkı boyunca, bu tür partikül hareketlerinin genellikle gün ışığından karanlığa doğru, Doğu-Batı doğrultusunda hareket ettiğini savunmuştur. Bu yönlenme hareketi daha sonra “Aurorasal Elektron Hareketi” ismini almıştır (ayrıca Birkeland akımı olarak da bilinir).
1800’lü yılların sonunda, Alman gökbilimci Hermann Fritz ‘in katkılarıyla Auroranın çoğunlukla “Aurorasal Bölge” de görüldüğü saptandı. Aurorasal Bölge, Dünya’nın manyetik kutbunun çevresinde yaklaşık 2.500 km çapında halka şeklinde bir bölgedir. Bunun dışında oluşabilecek güçlü bir manyetik fırtına, geçici olarak Aurasal ovali genişlettiğinde, nadiren ılıman enlemlerde de görülebilir. Aşağıdaki videoda, NASA IMAJ uydusunun çektiği, Aurora Australis görüntüleri var.

29 Temmuz 1998 yılında THEMIS(3) uzay sondaları, ilk kez Auroralara sebep olan manyetosferik fırtınanın başlangıcını görüntülemeyi başardı. Sonda, Aurorasal yoğunlaşma başlamadan 96 saniye önce manyetik temas fikrini kullanarak ölçüm yapmış ve bunun üzerine astronom Vasilis Angelopoulos, “Verilerimiz ilk kez açıkça gösteriyor ki manyetik temas bu olayın tetikleyicisidir.” ifadesini kullanmıştı.

Nasıl oluşur?
Auroranın esas enerji kaynağı yeryüzünden geçen güneş fırtınalarıdır. Manyetosfer ve güneş rüzgârı elektriği ileten plazmadan, yani iyonlaşmış gazdan oluşur.
Solar rüzgârlarla Güneş’ten yaklaşık saatte 1 milyon mil hızla uzaya fırlatılan ve oldukça yüksek oranlarda yüklü elektronlardan oluşan parçacıklar, neredeyse 40 saat sonra Dünya’nın manyetik alan kuvvet çizgilerini izleyerek manyetosfere ulaşırlar. Solar rüzgâr partikülleri çarpışır ve Dünya’nın manyetik alan çizgileri boyunca hızlanırlar. Bu sebeple iyonize olan atmosferin 80 km den yukarıdaki kısımlarında; oksijen ve nitrojen, bu parçacıklar tarafından uyarılırlar. İyonize azot atomlarının elektron kazanması ve uyarılmış, başka bir deyişle yüksek enerji düzeyli, oksijen ve azot atomlarının temel enerji düzeyine dönmesi sonucu foton(4) salınımı gerçekleşir. İşte gökyüzünde gördüğümüz Auroralar, bu fotonlardır. Aşağıdaki video Norveç’te çekilmiş.

Renklerin Büyüsü
Auroraların renkleri, hangi atomla çarpıştığına ve karşı karşıya geldikleri yüksekliğe bağlıdır.
Oksijen: Yeşil veya kahverengimsi, kırmızı, absorbe edilen enerjinin miktarına bağlı olarak 240 km yüksekliğe kadar yeşil, bunun üzerinde ise kırmızı renktedir.
Nitrojen (Azot): Mavi ya da kırmızı. Bunun dışında atom iyonize olduktan sonra, tekrar elektron kazanırsa mavi ışık oluşacaktır. Yüksek enerji seviyesinden temel seviyeye geri dönüyorsa kırmızı ışık yayacaktır. 90 km yüksekliğe kadar mavi, bunun üzerinde ise kırmızı ışık görülecektir.
Yeşil tüm auroraların en yaygınıdır. Arkasından pembe, (açık yeşil ve kırmızı karışımı), saf kırmızı gelir. Bunları sarı ( kırmızı ve yeşil karışımı) ve son olarak saf mavi izler.

Peki ya diğer gezegenler?

Jüpter (John T. Clarke (University of Michigan), ESA, NASA )

Auroralar Yerkürede ve diğer gezegenlerde de gözlemlenebilir. Daha uzun süreli karanlık ve manyetik alan dolayısıyla, kutuplara yakınlaştıkça daha çok görünür olurlar.

Jüpiter ve Satürn her ikisi de Dünya’dakinden çok daha kuvvetli manyetik alanlara sahiptirler ve Hubble Uzay Teleskopu ile aurora iki gezegende de açık olarak gözlendi. Uranüs ve Neptün’de de gözlenen auroralar var. Mars ve Venüs aurora oluşumunun gerçekleştiği gezegenlerden.

Nerelerde İzlenir?

Bu kadar anlattığımız auroraların, nerelerde izlenebileceği sorusunun cevabını muhtemelen sabırsızlıkla bekliyordunuz. İşte sizler için küçük bir liste…

Svalbard, Tromsø, Norveç; Fin Laplandı, Kakslauttanen, Finlandiya; Kiruna, Jukkasjärvi, İsveç; Thingvellir Ulusal Parkı, Reykjavik, İzlanda;  Kanada’nın kuzey bölgeleri, Calgary, Kanada; Kuzey İskoçya; Denali Milli Parkı, Alaska; Faroe Adaları,  Grönland, Danimarka; Sibirya, Rusya.

(1)Daha çok Kanada’da Superior Gölünün kuzey ve batısında Ontario, Manitoba, Saskatchewan, Alberta ve Kuzeybatı Topraklarında, çok az bir kısmı da Amerika Birleşik Devletlerinde Montana eyaletinin kuzey orta sınır bölgesinde yaşayan Algonkin halklarından bir Kızılderili halkı.
(2)Wilfried Schröder, Das Phänomen des Polarlichts, Darmstadt 1984
(3)THEMIS, Dünya’nın manyetosferinden yayılan enerji üzerinde çalışmak için yapılmış beş parça NASA uydusundan oluşan görevin adıdır.

(4)Foton, fizik biliminde elektromanyetik alanın kuantumu, ışığın temel “birimi” ve tüm elektromanyetik ışınların kalıbı olan temel parçacıktır. Foton ayrıca elektromanyetik kuvvet’in kuvvet taşıyıcısıdır.

Hazırlayan: Ciran Derya

Kaynaklar:
http://www. kozmikanafor.com/aurora-nedir-nicin-ve-nasil-olusur/
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kutup_%C4%B1%C5%9F%C4%B1klar%C4%B1

https://www.skyscanner.com.tr/haberler/kuzey-isiklarini-izleyebileceginiz-en-iyi-6-yer

Dünyalılar (www.dunyalilar.org)

Rastgele Haber

Enerji Şampiyonu Kabak Kurbağalar

Teknoloji ilerledikçe aynı dünyayı paylaştığımız canlıları uzun süre ses kaydedici cihazlar ve gece görüşü olan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir