Home / Arka Bahçemiz / Aykırı Sorular

Aykırı Sorular

Plajlar, koylar neden para karşılığı satılıyor ve parası olmayanlar faydalanamıyor. Özel mülkiyet haline getirilen bu alanlara, tel örgüler, yüksek duvarlar, dişlerini bilemiş köpekler yerleştiriliyor (girmeye kalkarsak bizi ısırsınlar diye).

Oralar hepimize ait değil mi? Tanrı güzelim koyları sadece zenginler faydalansın diye mi yarattı?

Fetih kutlamaları ne anlama geliyor? Kılıçla başka insanları öldürüp evlerine yerleşmek kutlanması gereken bir şey mi? Aynı şey Amerika’lıların Kızılderilileri öldürme günleri için yaptıkları kutlamalar için de geçerli. Bu ne yaman çelişkidir?

Dünyada 1  yılda reklama harcanan para  yaklaşık 450 milyar dolar. Silaha harcanan paraya yakın. Tamamen havaya giden para yani. Tüketim için.

Oysa sorun zaten tüketmek değil mi? Ama sistem bunu gerektiriyor. Ürettikce tüket, tükettikce üret. Dünya kaynaklarını da tüketerek sona yaklaşıyoruz.

Reklamcı (yani  sistem) yurttaş değil tüketici istiyor. Tüketmek, yok etmek. İşte yaşam biçimlerimizin üzerine oturdugu temel bu. Ne kadar ayakta kalabilir ki?

Sürdürülebilir yaşam biçimleri geliştirilmediği sürece bu  sistem çökmeye mahkumdur.

Eurovizyonda neden herkes kendi kültüründen ve dilinden müzikler, danslar icra etmiyor? Herkes İngilizce şarkı söyleyip hep aynı formatta dans etmenin peşinde. Sahne şovları bile neredeyse birebir aynı oldu.

Azeri gız gardaşım kendi yahşı dilinde bir türkü icra edip sahne şovu olarak da şöyle bir Kafkas dansları sergileseydi sanki daha güzel olacaktı. Sertap Erener 1. olunca işin bu yönünü hiç düşünmemiş ve hatta sevinmiştim. Oysa, nedir bu dereceye girebilme yarışı, kimin umurunda derece? Evrenseli yakalamak başkalarının kültürlerini icra etmekle mi olur, kendi kültürümüzü yukarılara taşıyıp evrenseli bu şekilde yakalayamaz mıyız?

Mayın temizlemeleri karşılığında Suriye sınırındaki toprakların İsrail’e 49 yıllıgına verilmesi söz konusuydu, İsrail’liler o kadar cömert ki temizlik yaparken Türkleri kullanacaklarmış, en az 300 kişiye istihdam yaratılacakmış yani. Vayy be!

Bu ülkenin ordusu (dünyadaki güya 10. en büyük ordu) kendi döşediği mayınları temizleyebilecek durumdadır herhalde????

Aslında esas soru, bu projeyi halka yutturmaya çalışan hükümet ve onun tartışmasız ve her koşulda şakşakcısı medyaya.

Sahtekarlıkta ölçünüz nereye kadar? Bu işten sizin çıkarınız ne? Ya da bu nasıl bir akılsız hamledir?

Neyse ki tepkiler çoğalınca tasarıyı geri çektiler.

Ama mayın konusu kadar şanslı olmayan konu ve kurumlarımız çok. Türk Telekom, Oyakbank, Tüpraş, Tekel gibi daha birçok kurum satılmaktan kurtulamadı, üstelik çalışanları sokağa atılarak bu kurumlar kapitalizmin ve emperyalizmin emrine verildi…

Emperyalistler Türkiye gibi az gelişmiş ve adalet kavramının yerlerde süründüğü ülkelerden stratejik kurumları alırken biz  çikolata fabrikaları satın alıyoruz…

Onlar kendi mallarını satabilecekleri, bizleri tüketime zorlayıp veya özendirip paraları alıp kendi ülkelerine refah sağlayacakları yatırımları yapıyorlar. Tarihleri boyunca hep bunu yaptılar, hem de dünyanın her noktasında. Dünyalı olmak onlar için dünyanın tamamına sahip olmak anlamına geliyor, üstelik bunca soruna ve tükenme noktasına gelmiş vahşi sistemlerine rağmen.

Girdikleri  sektörler kritik kurumların yanısıra hep perakende sektörü.  İkea’da güya sağlanan isdihdamla övünüyorlar. 500 kişiyi işe aldıkları doğrudur. İtalyan ve İsviçre tasarımlarını satmak için. Peki benim İnegöl’deki mobilyacılarıma n’oldu kimsenin haberi var mı? Kendi yerli tasarımlarıma n’oldu?

Dünyalı olmak kendi kültür ve değerlerini, dişinle tırnağınla kazandığın birikimlerini sömürü ve emperyalizmin hizmetine sokmak değildir. Dünyanın çivisini çıkaran ve sorunların en büyük kaynağını oluşturan sömürge devletlerinin kurnaz oyunlarına ve dünya kaynaklarını çar çur etmelerine artık izin vermemeliyiz.

Deniz KARTAL

Ağustos 2009

Güncelleme : Mart 2012

Rastgele Haber

Bütün Hayvanlar Eşittir Fakat Bazıları Daha Fazla Eşittir…

Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirirler. Amaçları daha eşitlikçi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir