Home / Arka Bahçemiz / ‘Başıma bir şey gelmeyecekse’

‘Başıma bir şey gelmeyecekse’

İnsanın tüm davranışları, eylemleri ve duygulanımlarıyla tutarlı olduğunu düşünenlerden değilim. Yaradılışı gereği, kişi, kimi zaman gelgitler içinde olabilir. Hatta dahası; taban tabana zıt duygular içinde kıvranıp, tuhaf ikircikler yaşayabilir. İnsan doğasını sanat/edebiyat anlamaya, açığa çıkarmaya çalışır. Burada yargı koymak değil; sezmek, duyumsamak ve anlamak önemlidir elbet. Tüm bunlar için ölçüt gerekir. Dayanağı keyfi olmayan, gerekçelerin açık olduğu ve herkesin kavrayabileceği bir ölçüt!‘Başıma bir şey gelmeyecekse’

Postmodern dönemlerin, liberallik olarak önümüze koyduğu; yeteneksizliğin kutsandığı ve ‘değer’lerin ortadan kalktığı bir dönemin bayağılığını yaşıyoruz. Başarı fetişizmi, meta fetişizmi, insansız bir dünya için kurgulanmış her şey! Sosyal medyadaki sözler sanal, insanlar gizli ve korkak. Hal böyle olunca bir ‘maskeli balo’ sürüp gidiyor. Hangi mahalledeyiz, kimler komşumuz anlamakta güçlük çekiyoruz. Tanıtmıyoruz kendimizi, tanımıyoruz çevremizi.

Bugün moda olmayan ‘aydınlanma’ ve ‘aydın’ kavramlarını düne göre çok daha önemser haldeyim ben. Ölçütüm açık; kapitalizme uyumlu ‘değerler’in tamamı tiksinti uyandırıyor bende. Dünya meselelerinin tümüne kafa patlatıp, tüm insanlar için fikir üretmeyi, tasalanmayı önemsiyorum. Kimsenin peygamber olmasını beklemiyorum, lakin tüm çocuklar için üzülen, çabalayan, dövüşenlerden biri olmak gereğine inanıyorum.

Neden bunca laf?

Sosyal medyada ‘başıma bişey gelmeyecekse’ diye başlayan bir kalıp tümce var. Sanki çok özgün bir fikri varmış, özel bir beğeni ya da yaratı peşindeymiş gibi, tevazu gösterirce sarf edilen, kibirli bir tümce bu. Yazanın cesur algılandığı, dahası bu kafa tutuşun incelikli bir değerlendirmeyle oluştuğu sanısı yaratan, bence uyduruk ve sığ bir böbürlenme biçimi. Üstelik bir korkaklık hali olduğu halde…

Aydın kişi/aydınlanma fikri bu türden önlemlere gereksinim duymaz. Popon yiyorsa fikrini yazarsın/söylersin ve başına ne gelirse gelsin, geri adım atmazsın.

Başkasının ölçüleri, değerleri üstünden kendini tarif etmez, dokuz köyden kovulmaktan korkmazsın. Ama tüm bunları göğüsleyecek gücün yoksa neoliberal dünyanın ölçüsüzlüğüne sarılır, kıvırır da kıvırır, bir de önemli kişiden sayılırsın. Oh ne ala!

İnsan kendini ilgilendiren konularda çoklu duygular taşıyabilir; söz konusu olan ‘değer’ yaratmak, etik ‘ölçüt’lerse bu olmaz. Kimse hırsızlığı ‘insanın fıtratında var’ diyerek haklı çıkaramaz. Roboski’de ölen insanların haklarını ne idüğü belirsiz barış sürecine feda etmeye kimsenin hakkı yoktur; izini sürmek aydın namusudur. Berkin’in, ‘Haziran Çocukları’nın katilleriyle kol kola girip demokrasicilik oynamaya hakkı yoktur hiçbir kanaat önderinin. ‘Kabataş Rüyası’ görüp haysiyet yazısı yazamaz kimse. Gericiliğin alıp başını gittiği bir dönemde, kimse bunu uygarlık, ilericilik, diye yutturamaz. Ak Saray’a soytarı olup, ardından ‘ben sanatçıyım’, ‘yazarım’ diye dolanamaz ortada kimse…

Ha bizim memlekette bunlar oluyor mu, oluyor! Halk bazen derin bir uykuya dalar ve o gün yutmuş gibi durabilir tüm bunları. Ama bir de tarihi bellek vardır, gelir bulur er ya da geç sizi. Söyledikleriniz ve söyleyemedikleriniz mutlaka karşınıza çıkar. 2014 biterken şöyle bir bellek tazelersek; adamdan/kadından sandığımız kimlerin tarihin çöplüğüne gittiğini hemen buluruz. Bugün farkına varmayanlar olabilir, ama o unutmaz bellek kayıt etti çoktan o isimleri.

Cennete gitmek için ‘iyi’ olmaya çabalayan neoliberal dünyaya uygun imanlılar yerine; herhangi bir ödül peşinde olmadan, vicdanı için kavga veren ‘aydın’lara gereksinimimiz var. Konforlu konutlarda, büyük servet içinde kılınan namazdan kuşku duyarım ben. Mutlaka bir kötülüğe örtü olduğunu düşünürüm. Bir de bunlara koltuk değneği olan ikiyüzlüler var ya… Anlatmakla bitmez.

‘Başıma bişey gelmeyecekse’ diyenlerden uzak durmak gerek. Eğer hayata dair bir sözün varsa; başına mutlaka bir şey gelir, iyi veya kötü. Mesele kimin dostluğunu, sevgisini istediğine bağlı. Hepsi bu.

Enver Aysever 

Dünyalılar

Rastgele Haber

Dindar Ama Ahlaksız Olmanın Kodları

Dindar bir insan nasıl ahlaksız olabilir? Allah’a ve ahiret gününe inanmaya devam ettiği halde nasıl …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir