Home / Güncel / Başımıza Ne Geldiyse Şu Tanrı’nın Sevgili Kullarından Geldi.

Başımıza Ne Geldiyse Şu Tanrı’nın Sevgili Kullarından Geldi.

 ABD, Tanrı tarafından kutsanmış ve yeryüzüne ”barış ve adalet” getirmesi için Tanrı’nın yardımı ile kurulmuş bir ülke olarak varlığını tanımlıyor. Paralarının üzerinde ‘ Tanrı’nın güvencesi altında” oldukları yazıyor. Bush Jr. gibi Tanrı’nın kendisini bir amaç uğruna görevlendirdiğini iddia eden başkanları oldu. Dünya geneline sirayet etmiş günümüz savaşlarının ve yakın geçmişteki büyük çarpışmaların arkasındaki güçlerden biri.

İngiltere, tarih boyunca bu krallık kendisini Tanrı’nın desteği ile hayatta kalan ve tüm dünya insanlarını yönetmesi için Tanrı’nın görevlendirdiği güç olarak gördü, dile getirdi. Bu düşüncenin ışığında sayısız topluluğu sömürgesi haline getirmekten kaçınmadı. Dünya üzerinde akmış kanın büyük bir kesiminden doğrudan sorumlular.

İsrail, kendilerini Tanrının yegane sevgili tebaası olarak görüyor. ”Vaad edilmiş topraklar” adı altında Türkiye’nin yarısını da kapsayan bir haritaya sahipler. Sözünü ettikleri tüm bu toprakların Tanrı tarafından kendilerine verildiğini iddia ediyorlar. Kendilerini Tanrı’nın insanlığın geri kalanını yönetmeleri için görevlendirdiğini düşünüyor ve ifade ediyorlar. Bilhassa Orta Doğu’da yaşanan karışıklıkların ve çatışmaların en büyük etkenlerinden birisi yine İsrail.

Araplar, Tanrı’nın yani Allah’ın kendilerini seçtiğini ve tüm dünyaya iletmeleri için bir kitap dolusu mesaj gönderdiğini, Tanrı’nın bu mesajlarını tüm dünyaya kabul ettirmek için kendilerini görevlendirdiğini düşünüyorlar. İslam’ı yaymak için nice cana kıydılar, kıymaya devam ediyorlar. Cinayet işleme refleksleri öyle güçlenmiş ki, değil din mezhep farklılıklarına dahi tahammülleri kalmamış halde. Keşke tanrı kendilerini görevlendirmeden önce biraz insanlık da aşılasaymış!?

Dünya üzerine yayılmış sayısız despot, cani, katil, insanlığın içine nifak sokmaya ant içmişcesine çalışan sayısız insan sırtını din inancına yaslamış durumda. Halk nezdinde en büyük destekçiler ise genelde kitap okuma alışkanlığı dahi pek bulunmayan eğitimsiz kalmış dindar kesimler.

Din’in ne olduğunu analiz edebilmemiz için dindarların davranış biçimlerine bakmak gerekir. Bir eğitim sistemi olarak adlandırabileceğimiz dinin etkisiyle hayatını sürdüren topluluklar ve yöneticiler dünyayı dün de bu gün de daha iyi bir yer haline getirmeye değil, daha çok kanın aktığı ve daha fazla insanın hayatının karartıldığı bir savaş alanına çevirmeye çalışıyorlar. Bahaneleri ise hep aynı. ”Kendilerini seçen Tanrı ve Tanrı’nın buyruğu olan emirleri yerine getirmeye çalışıyorlar.

Aklın yolundan bu denli çıkmış bir kitleye toplum olarak verdiğimiz tavizler ise başka hiç bir kaynağa akıtılmayan türde güçlü ve büyük. İnsanlık bu gün açlık, susuzluk, salgın hastalıklar ve savaşlar ile adeta beli kırılmış bir halde tedaviye ihtiyaç duyarken bizler paramızın büyük bir kısmını cahil ve yoz din adamlarına ve aptal askerler ile psikopat polislere akıtıyoruz. Ortaya çıkan tablo ise daha çok acı çekmemizden başka bir işe yaramıyor.

Arzach Mills (arzachus@yahoo.com) ·

Dünyalılar

Rastgele Haber

Başkaya: Büyük insanlık elini çabuk tutmalı

1930 ve 1980’den farlı olarak ‘nihai bir kriz’ yaşandığını belirten Doç. Dr. Fikret Başkaya “Kapitalist …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir