Home / Güncel / Batının El Birliği İle Yok Ettiği Ülke: Afganistan

Batının El Birliği İle Yok Ettiği Ülke: Afganistan

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu esnasında Afganistan ülkemizi örnek model olarak almış, Atatürk’ün de desteği ile bir çeşit modernleşme hareketine girmiş, ülkemizden de bir çok doktor ve öğretmen bu ülkeye gönderilerek Afganistan’ın reform hareketine destek sağlanmıştı. Öyle ki, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni ilk tanıyan ülke Afganistan, biz de Afganistan’ı ilk tanıyan ülkeyiz. Hatta Afganistan’ın ilk yolunu yapan da ülkemiz.

Modernleşme hareketleri sancılı süreçlerdir. Bilhassa Afganistan gibi Orta Çağı halen yaşamakta olan bir ülke için daha da zordur. Fakat işin aslı Afgan halkı arka arkaya yediği kazıklara kadar reform hareketlerine sıcak bakıyordu. Afgan halkı ilk kazığı yine kendi halkından, daha doğrusu halkın ”Elit” kesiminden, ardından ise ABD ve Rusya’dan yedikten sonra bir daha iflah olmaz hale gelene kadar hırpalanmaya devam etti.

Arada sırada kendimizi kaptırıyor ve facebook sayfalarımızda ”Afganistan’ın dünü-bugünü” temalı fotoğraflar paylaşıyoruz. Bu eylemi yaparken asıl amacımız İslam’ın bir ülkeyi ve halkı nasıl içten içe yediğini gösterebilmek. Fakat ciddi bir hata yaptığımızı anlamak için az da olsa Afganistan tarihi öğrenmek yeterli gelecektir. Zira o modern görünümlü Afganistan fotoğrafları sadece dönemin elit Afgan halkının yaşamını ifade ederken fakir Afgan halkının o dönemdeki genel görüntüsünü açıklamaktan çok uzaklar. Zira Afgan halkının büyük bir kesimi ardarda gelen kuraklıklarla açlığa mahkum olmuş, dinsel yönü ağır basan ve Orta Çağı yaşayan insanlardan oluşuyordu.

Afganistan Batı’ya uzanmak ve batılılaşmak için çok didindi, epey uğraştı. Fakat batılı ülkelerden beklediği desteği asla bulamadı. ABD’nin Marshall yardımından da faydalanamadı. Afganistan defalarca ABD’den insani ve ekonomik yardım istediyse de karşılık alamamıştı. Sert bir coğrafyada hayatını idame ettirmeye çalışan Afgan halkına uzanan az sayıdaki elden biri olan Türkiye ise o dönem kendi belini doğrultamaz halde olduğu için maddi yardımda bulunmaktan çok uzaktı. Ancak Türk subayları Afgan subayları eğitiyor, Türk öğretmenler Afgan öğrencileri yetiştiriyor, Türk doktorları Afganistan’da hastaneler kuruyorken olaya aniden Rusya dahil oldu.

ABD’nin büyük ölçüde Afganistan’dan sakındığı yardımları Rusların sunması ABD’yi biraz endişelendirse de Afganistan’da kendi elit tabakasını kurmasına yardımcı olacak girişimlerden öteye de gitmediler. ABD’liler okullar açıyordu,- ancak bu okullarda Afgan halkı değil ABD ve İngiliz öğrenciler eğitim görebiliyorlardı. Bu durum Rusların Afganistan’da güç kazanmasını sağladığı gibi Ruslar yerine ABD ve Batı ile ortaklık kuran Türklerin bölgedeki gücünün azalmasına neden oldu. Öte yandan zengin Afganlar Batılı adetlerini çabuk benimsemiş, halkın geri kalanının duygu ve düşünceleri önemsenmeden Afganistan’da ”Dünyanın en çılgın partilerinin düzenlendiği diskotekler” açmakla meşgullerdi. Afgan halkı her zaman dindardı, bu sonradan üzerlerine geçirilen bir örtü değil hayat tarzlarıydı. Bu sebeple ”Modern Afganistan” konseptli fotoğrafların aldatıcılığına kendinizi fazla kaptırmayın dilerim.

Böyle bir ortamda elitleri zevk-i sefa sürerken halkın geneli sefalet çeken Afganistan’a  Rusya, ABD’nin esirgediği yardımları sundu. O dönem değeri yarım milyar dolara varan yardımlarda bulunan Ruslar elbet karşılığında bazı imtiyazlar istediler. Kısa süre içerisinde bu gün Türkiye’de dahi bulmakta zorlanacağınız kalitede asfalt yollar kuran Ruslar elbette zamanı gelince bu yolları Afganistan’ı işgal etmek için kullanacaktı. Aklınızda olsun, ecnebi bir ülke ülkenize yol inşa ediyorsa muhtemelen gelecekte ülkenizi işgal etme planı doğrultusunda bu tip bir yardım sunuyordur.

 

Afgan ordusu üzerinde de hızla hakimiyet kuran Ruslar bir zaman sonra Afganistan’ın yegane zenginliğini (Afyon) kontrol altına alacağı gibi Hint Denizi’ne doğru topraklarını genişletme hevesiyle Afganistan’a saldırdı. Fakat işler hiç de bekledikleri gibi çıkmadı. Zira Rusların bu planından son derece rahatsız olan ABD Afganistan’da ki yerli halkı hayal dahi edemeyecekleri güçte silahlarla donatarak Ruslara karşı ciddi bir direniş gerçekleştirmelerine yardımcı oldu. Vaktinde insani yardım sunmak konusunda isteksiz davranan ABD silah yardımı konusunda hayal dahi edilemeyecek bir cömertlik sergiledi. Böylelikle ”Taliban’ı ABD yarattı” düşüncesinin temelleri atılmış oldu. Aslında olan şey ABD’nin bölgeye hakim olmak için Afganistan’ı ele geçirmenin bir zorunluluk olduğunu anlaması ve bu şansı Ruslara kaptırmak istememesi yatıyordu.

Ruslar belki de Afganistan savaşını kaybettiler, fakat Afganistan’a onarılması imkansız yaralar açmayı başardıktan sonra ülkeyi terk ettiler. Ruslar sayesinde ABD’den silah alan Afgan halkı bu silahları Ruslardan sonra da kullanmaya devam eden Taliban’a teslim olma noktasına geldi. Aslına bakarsanız Taliban öyle bir ortamda yeşerdi ki, Afganistan’ı adım adım ele geçirirken bir çok bölgede  kurşun atma ihtiyacı hissetmediler. Zira, Afgan halkı zenginlerin, savaş ağalarının, uyuşturucu tacirlerinin baskısından ve zulümlerinden öyle usanmıştı ki, bunlara hadlerini  bildiren Taliban’a bir çok bölgede hızla kucak açtılar.

 

Taliban, Arapça’da ”İki öğrenci” manasına gelse de Afganistan’da ”Öğrenciler” olarak ikiden fazla bir çoğulu ifade eden bir sözcük. Medreselerde eğitim alan ve ülkelerindeki adaletsizliğe karşı durmak isteyen öğrencilerin hareketi olarak başladığı için Taliban, yani ”Öğrenciler” olarak adlandırıldılar. Önceleri Taliban ülkede çok güzel işler başardıysa da bu işlerden elde ettikleri güç zamanla Taliban’ı baskıcı bir zalim örgütlenmeye doğru sürükledi. Mesela Taliban dinsel öğretilerin çizgisinde ilerleyip afyon tarlalarını yok etmeye başladılar. Özünde güzel bir hareket olsa da, hem Afganistan’da afyon dışında pek bir şey yetişmemesi nedeniyle halkı zor duruma düşürdüler, hem de dünya afyon pazarının neredeyse tamamını oluşturan bu pazarın yok edilmesi bazı global güçlerin işine gelmedi.

Afganistan Orta Asya’nın tepe noktalarından birisidir. Burayı ele geçiren güç Çin, Hindistan, Pakistan, Rusya gibi güçlerle başedebilmek için uygun bir ortam edinmiş olacaktı. Buna bir de afyon geliri eklenince Afganistan belki de değersiz gibi görünse de dünyanın en değerli coğrafi alanlarından birisi haline geldi.

Afganistan bizim kardeş ülkemizdi. Halen de öyledir fakat biz Afganistan’ın kuyusunu kazan ülkelerle kurduğumuz ittifaklar ile bu kardeşliği ne denli koruyabildik emin değilim. Buna rağmen Afgan halkının gözünde Türkiye ve Türkler’in ayrı bir yeri vardır. Bu gün Afganistan sokaklarında rahatça dolaşabilen yegane resmi kıyafetin Türk askerinin üniforması olması ve Türk birliklerinin pek saldırıya uğramaması da bunun ispatıdır.

Afganistan’da ortalama yaşam süresi 45 yıldır. Yine de bu rakamı verirken biraz cömert davranmış olabilirim, zira bu zorlu coğrafyanın güzel insanları 30’lu yaşlarından sonrasını görememekte ve ya bitmek bilmeyen savaşlar, ya iç çatışmalar ya da açlık ve hastalıklar nedeniyle hayatlarını kaybetmekteler. Bu gün bizlerin en kolay atlattığı ve bir çoğumuz tarafından hastalık dahi sayılmayan ishal gibi basit rahatsızlıklar yüzünden her yıl Afganistan’da sayısız çocuk ve yetişkin hayatını kaybetmektedir.

İnsan zihni bağlantı kurmayı sever ve iyi başarır. Bu vesile ile demek isterim ki, dikkatli olunmadığı takdirde egemen güçlerle girilen ittifaklar ve sürtüşmeler herhangi bir İslam ülkesini hızla Afganistan olma yoluna sokabilir. İşin enteresan tarafı modern Türkiye’mizin ilerlemekte olduğu yol ile Afganistan’ın geçmişte tökezlediği yol birbirine çok benzemektedir.

Arzach Mills / 

Dünyalılar

Rastgele Haber

Flört şiddeti nedir?

Kadınlar için korkutucu bir deneyim! Korkmayın… Ama flört şiddetinin şiddete açılan kapılarından biri olduğunu da …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir