Home / Eğitim / Bilginin Laneti

Bilginin Laneti

Biliyorsunuz, okullarda bazı öğretmenler beğenilir bazılarına “eh” diye yaklaşılır. Duyduğumuz en yaygın yorumlardan biri de “Vallahi hoca çok bilgili ama bir türlü bildiklerini anlatamıyor.”

bilginin laneti

İşte bu unsur, mesajların kalıcı olmalarının önündeki en büyük engel. Buna “Bilginin Laneti” deniyor. Bir konu hakkında bilginiz arttıkça, bilgisiz olduğunuz günleri unutuyorsunuz. O nedenle de insanlara, sanki onlar da sizin kadar bilgiliymiş düşüncesiyle mesajlar vermeye başlıyorsunuz ama bu mesajlar bir türlü kalıcı olmuyor.

SİZİN AKLINIZDAKİ DEĞİL, KONUŞTUĞUNUZ ÖNEMLİ

Bilginin Laneti’ni gösterecek harika bir deney, 1990 yılında Stanford Üniversitesinde yapılıyor. Deneyde katılımcılara çok basit bir oyun oynatıyorlar. Ekip iki takıma ayrılıyor. Birinci takım “tempo tutucular”, ikinci takım ise “dinleyenler” diye adlandırılıyor. Tempo tutanlara, çok tanınmış ve tutulmuş 120 popüler şarkıdan oluşan bir liste veriliyor. “Oynama Şıkıdım Şıkıdım” gibi. Tempo tutucuların her birine bir şarkı seçmeleri ve bu şarkıyı masada parmaklarıyla tempo tutarak dinleyici ekipten birine çalmaları isteniyor. Dinleyicilerin göreviyse, temposu tutulan şarkının ne olduğunu tahmin etmek. Oyundaki dinleyicilerin işi gerçekten zor. Deneyde 120 şarkının temposu tutuluyor ama dinleyiciler sadece 2.5 tanesini doğru biliyor.

Deneyin enteresan tarafı şu. Şarkı listesini verdikten sonra tempo tutuculara, dinleyicilerin ne kadarının bu şarkıları doğru tahmin edeceğini düşündükleri soruluyor. Verilen rakam yüzde 50, yani 2’de 1. Oysa gerçek rakam 40’ta bir çıkıyor. Sizce fark nereden kaynaklanıyor?

Tempo tutucular tempo tutarken şarkıyı akıllarından söylüyorlar. İsterseniz siz de deneyebilirsiniz. Ama ne yazık ki dinleyiciler şarkıyı sizin gibi kafalarında duyamıyorlar. Sizin tempolarının onlara Mors alfabesi gibi geliyor. Tempo tutuculara göre bu şarkıları tahmin etmemek için aptal olmak gerek. Ama işin aslı öyle değil. Çünkü tempoculara önceden bilgi (şarkı ismi) verildiği için, onlar bu bilgiye sahip olmamanın nasıl bir şey olduğunu tahmin edemiyorlar. Tempo tutarken, dinleyicilerin kafasında da aynı melodinin çaldığını düşünüyorlar.

CEO’LAR TEMPOCU, ÇALIŞANLAR DİNLEYİCİ

İşte size bir Bilginin Laneti örneği. Ama ne var ki tempocu-dinleyici öyküsü dünyanın her tarafında her gün, her an tekrarlanıp duruyor. CEO’lar tempocu, çalışanlar dinleyici. Öğretmenler tempocu, öğrenciler dinleyici. Politikacılar tempocu, vatandaş dinleyici. Pazarlamacılar tempocu, hedef kitle dinleyici. Gazete yazarları tempocu, okurlar dinleyici. Bilginin Laneti ve bunun sonucunda ortaya çıkan ‘kalıcı’ olamayan mesajlar durumu aşılması gerçekten zor olan bir problem. Ama çok ciddi bir problem çünkü toplumda çok geniş bir kitleyi ciddi anlamda ilgilendiriyor.

Bilginin Laneti dediğimiz konuyla baş etmenin iki yolu var. Birincisi hiçbir şey öğrenmemek, ikincisiyse fikirlerinizi önünüze koyup bunları ‘kalıcı’ fikirler şekline dönüştürmek.

Prof. Dr. Arman KIRIM

Dünyalılar

Rastgele Haber

Bir Egemenlik Aracı Olarak Üniversiteler

Bizdeki özel üniversiteler özel dersanelerin devamıdır. Özel dersaneler sınav ticareti, özel üniversitelerde de diploma ticareti yapılıyor...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir