Home / Genel / Bir Annenin Mektubu

Bir Annenin Mektubu

Okullar açılırken tüm ebeveynlere, bir annenin yazdığı aşağıdaki mektubu dikkatle okumalarını tavsiye ediyoruz.

10407961_905948322766730_4186135506039360365_n

“Bi­lin­di­ği gi­bi sağ­lık­lı ta­rım uy­gu­lan­ma­yan ta­rım ürün­le­ri, zi­ra­i ilaç­lar­dan kay­nak­la­nan, yı­ka­may­la bi­le geç­me­si müm­kün ol­ma­yan kan­se­ro­jen ka­lın­tı­lar içer­mek­te­dir. Ar­tık meyve ve seb­ze­ler da­hil, bu ta­rım ürün­le­ri­ni göz gö­re gö­re tü­ket­mek im­kan­sız ha­le gelmiştir…

Sof­ra­la­rı­mız­dan ek­sik edil­me­yen ta­vuk­lar ile il­gi­li ger­çek­le­re ge­lin­ce: ‘Ke­mik­le­ri ge­liş­mesi­n’, ‘sa­de­ce et yap­sın­la­r’ ve ‘ça­bu­cak bü­yü­sün­le­r’ di­ye; yu­mur­ta­dan çı­kar çık­maz hor­mon ve an­ti­bi­yo­tik ve­ri­len; 1 sa­at ka­ran­lık­ta, 23 sa­at ışık al­tın­da bı­ra­kı­la­rak dur­ma­dan ye­me­ye zor­la­nan; ku­luç­ka sü­re­si 17 gü­ne inen; he­nüz 45 gün­lük­ken as­lın­da bir yum­ruk bü­yük­lü­ğün­de ol­ma­sı ge­rek­ti­ği hal­de 1.5 ki­lo­ya ka­dar çı­ka­bi­len ta­vuk­lar, eğer he­men ke­sil­mez­ler ise za­ten ke­mik­le­ri kı­rı­la­rak ken­di­li­ğin­den ölü­yor.

Tok­sin, hor­mon ve an­ti­bi­yo­tik­ler ve­ri­le­rek ye­tiş­ti­ri­len bu çift­lik ta­vuk­la­rı­nı ye­me­nin; kan­se­re, ka­rın fı­tık­la­rı­na, ke­mik­le­rin ko­lay kı­rı­la­bi­lir ol­ma­sı­na, ak­ci­ğer sı­vı­sı­nın bit­me­si­ne ve KO­AH baş­lan­gı­cı­na yol aç­tı­ğı, on­ko­lo­ji uz­man­la­rı ta­ra­fın­dan açık­ça be­lir­ti­li­yor. Son­ra gö­rü­yo­ruz ki, ‘be­yaz et sağ­lık­lı­dı­r’ dü­şün­ce­si ile sık sık ta­vuk tü­ke­ten on­lar­ca ka­dın, on­lar­ca gen­ce­cik ka­dın me­me kan­se­ri­ne ya­ka­la­nı­yor.

‘O hal­de kır­mı­zı et tü­ke­te­li­m’ der­se­niz du­rum şöy­le: ‘Et­le­ri pem­be ol­su­n’ di­ye bu­za­ğı­la­ra de­mir ve­ril­mi­yor. Hay­van­lar de­mir ek­sik­li­ğin­den ahır­la­rın pas­lan­mış me­tal ak­sam­la­rı­nı ya­lı­yor. He­nüz se­kiz ay­lık­ken as­lın­da kü­çü­cük ol­ma­sı ge­re­ken da­na­lar, ve­ri­len hor­mon­lar sa­ye­sin­de ko­ca­man olu­yor­lar. Ye­di­ği­miz et­ten, süt­ten, yo­ğurt­tan bol mik­tar­da hor­mon ve an­ti­bi­yo­tik al­mak dü­şü­yor bi­ze de. Bu hor­mon­lu, an­ti­bi­yo­tik­li et­le­ri tü­ke­ten ço­cuk­la­rı­mız, an­ti­bi­yo­ti­ğe kar­şı ba­ğı­şık­lık ka­za­nı­yor. Has­ta­lan­dık­la­rın­da an­ti­bi­yo­tik al­dık­la­rın­da da gün­ler­ce iyi­le­şe­mi­yor­lar bu se­bep­le. He­pi­miz bi­li­yo­ruz ki, kız ço­cuk­la­rı­mız ar­tık er­ken yaş­ta adet gör­me­ye baş­lı­yor. Er­kek ço­cuk­la­rı­mı­zın gö­ğüs­le­ri bü­yü­yor.

He­nüz 11-12 ya­şın­da­ki ço­cuk­la­rı­mız gı­da­lar­dan al­dık­la­rı bu hor­mon­lar yü­zün­den er­ken ge­li­şen me­ta­bo­liz­ma­la­ra sa­hip olu­yor­lar. Ye­tiş­kin gi­yim ve ayak­ka­bı ma­ğa­za­la­rın­dan alış­ve­riş edip di­ye­tis­yen­ler­de faz­la ki­lo­la­rı­nı ver­me­ye ça­lı­şı­yor­lar. Tüm bun­la­rın ya­nın­da trans ve­ya hid­ro­je­nas­yon ile olu­şan yağ­la­rın, ko­ro­ner kalp has­ta­lık­la­rı­na se­bep ol­du­ğu ar­tık ke­sin­leş­ti. Di­ya­bet, obe­zi­te, kan­ser, kı­sır­lık, ka­ra­ci­ğer bo­zuk­lu­ğu, Alz­he­imer, Par­kin­son gi­bi birçok has­ta­lık ile iliş­ki­le­ri hak­kın­da da yüz­ler­ce bi­lim­sel ve­ri mev­cut.

Sen­te­tik ma­ya­la­ma yön­te­miy­le, içe­ri­si­ne an­ti­bi­yo­tik­li süt­ler, süt toz­la­rı ve hid­ro­je­ni­ze yağ­lar ka­tı­la­rak üre­ti­len yo­ğurt­lar mar­ket raf­la­rı­nı dol­du­ru­yor. Pi­ya­sa­da­ki bi­lin­dik pek çok yo­ğurt mar­ka­sın­da, su kay­bı­nı ön­le­mek ve sert­leş­me­si­ni sağ­la­mak için hay­van­la­rın de­ri ve ke­mik­le­rin­den el­de edi­len bir kat­kı mad­de­si olan je­la­tin kul­la­nı­lı­yor. Hat­ta mum ya­pı­mın­da kul­la­nı­lan pa­ra­fin, küf­len­me ve bo­zul­ma­la­ra kar­şı yo­ğurt to­zu, kı­vam artı­rı­cı, ka­li­te artı­rı­cı gi­bi ma­sum baş­lık­lar al­tın­da pek çok ze­hir­li kim­ya­sal kul­la­nıl­dı­ğı da sık sık tes­pit edi­li­yor.

İn­sa­nın ak­lı­na bi­le gel­me­ye­cek her tür­lü kat­lı mad­de­si­nin, her tür­lü ürün­de kul­la­nıl­dı­ğı­nı söy­le­yen aka­de­mis­yen­ler; bu kat­kı mad­de­le­ri­nin baş­ta kan­ser ol­mak üze­re pek çok has­ta­lı­ğa da­ve­ti­ye çı­kar­dı­ğı­nı, ar­tık bun­la­rı ya­ka­la­ma­ya ça­lış­mak­tan yo­rul­duk­la­rı­nı, tü­ke­ti­ci­le­rin ken­di sağ­lık­la­rı­nı ko­ru­ya­bil­mek için bi­linç­li ol­ma­la­rı ge­rek­ti­ği­ni di­le ge­ti­ri­yor.

Kan­ser ris­ki­ni azal­tan, özel­lik­le ko­lon kan­se­ri­ne kar­şı ko­ru­yu­cu et­ki­si olan, ba­ğır­sak­lar­da­ki teh­li­ke­li mik­rop­la­rın olu­şu­mu­nu en­gel­le­yen, LDL ko­les­te­ro­lü azal­tan ve gı­da ze­hir­len­me­le­ri­ne kar­şı ko­ru­yan mu­ci­ze­vi do­ğal ilaç olan yo­ğur­du; mar­ket raf­la­rın­dan sa­tın alıp tü­ket­mek, açık­ça or­ta­da­dır ki bi­linç­li tü­ke­ti­ci­le­rin ya­pa­ca­ğı bir şey de­ğil­dir.

Tüm bu teh­li­ke­le­re, bir de geç­ti­ği­miz ay­lar­da Tür­ki­ye­’ye gir­di­ği tes­pit edi­len GDO­’lu pi­rinç­ler ek­len­miş­tir.

Ben, bir an­ne ola­rak… Doğ­duk­la­rı gün­den be­ri ço­cuk­la­rı­mın sağ­lık­lı ve iyi ye­tiş­me­le­ri için ça­ba gös­te­ri­yo­rum. Ama­cım, ço­cuk­la­rı­mın gen­ce­cik yaş­lar­da aman­sız has­ta­lık­lar­la mü­ca­de­le et­me­le­ri­ni bir neb­ze ol­sun en­gel­le­mek. Geç­ti­ği­miz yıl­lar­da oğ­lu­ma, okul­da sa­de­ce yo­ğurt ve ek­mek yi­ye­rek kar­nı­nı do­yur­ma­sı­nı öğüt­ler­ken; şim­di­ler­de mar­ket yo­ğurt­la­rı­nın da ya­nı­na yak­laş­ma­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni tem­bih­li­yo­rum. Bu se­bep­ler­den oğ­lu­muz 2 yıl­dır okul ye­mek­ha­ne­si­ni çok na­dir is­tis­na­lar dı­şın­da kul­lan­ma­mak­ta­dır. Sağ­lık­lı ta­rım ürü­nü olup ol­ma­dı­ğı­nı bil­me­di­ği­miz mey­ve, seb­ze ve ta­hıl­la­rın; ya­zı­lıp çi­zi­len tüm teh­li­ke­le­re rağ­men okul ye­me­ği mö­nü­müz­den ha­len ıs­rar­la çı­ka­rıl­ma­yan, bak­te­ri ve ze­hir sa­çan ta­vuk ile da­na et­le­ri­nin, ne­ba­ti yağ­la­rın, kı­zart­ma­la­rın, sen­te­tik ma­ya­lı yo­ğurt­la­rın kul­la­nıl­dı­ğı ye­mek­ha­ne­yi, önü­nüz­de­ki yıl­lar­da da kul­lan­ma­sı­nı bir an­ne ve bir ba­ba ola­rak uy­gun gör­mü­yor, onay­la­mı­yo­ruz.

Yu­ka­rı­da ay­rın­tı­la­rı ile be­lirt­ti­ğim tüm bu hak­lı se­bep­ler­le, 2014 – 2015 eği­tim yı­lın­dan iti­ba­ren, okul ye­me­ği üc­re­tin­den mu­af ol­ma­yı ta­lep edi­yo­ruz…”

Dünyalılar

Rastgele Haber

Düşünce bir duruş biçimi, hayat ise bir akıştır

  Çoğu zaman hayat bizden önde gider, onu kaçırır ve yetişmek için olağanüstü çaba harcarız. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir