Home / Güncel / Carandiru; Kapitalizm, Hapishane ve İsyan

Carandiru; Kapitalizm, Hapishane ve İsyan

Güney Amerika’da Carandiru hapishanesi isyanı, tarihin belki de en acımasızca bastırılan isyanlarından biriydi ve şimdi Kuzey Amerika tarihin en büyük hapishane isyanına tanık oluyor.

Carandiru sao Paola
Yönetmenliğini Hector Babenco’nun yaptığı Carandiru filminden bir sahne

2 Ekim 1992 günü bir insanlık dramı yaşanıyordu Sao Paulo’da; Sıcak kıta Latin Amerika’nın en büyük hapishanesi ünvanına sahip olan Carandiru’da iki çete arasında çıkan kavga isyana dönüşüyor, Carandiru Hapishane Müdürü’nün ılıman tavrı olayları zor da olsa kontrol altına alıyordu. Buna rağmen, siyasi güç kazanma uğraşında olan dönemin valisi Luiz Filho, tüm yetkiyi askeri polis olan “Primeiro Comando da Capital”a teslim ediyor ve yetkiyi eline alan Albay Ubiratan Guimarães, 102 mahkumun yakın mesafeden ağır silahlarla katledilmesiyle sonuçlanan emri veriyordu acımasızca.

Orantısız güç kullanımı, polislerin nefsi müdafa nidalarıyla örtülmeye çalışılıyor yıllardır. İşin ilginç tarafı ise, olayların sonunda hiçbir polisin can kaybı yaşamamış olmasıydı.

Yaşanmış hikayesini, bu hapishanede yıllarca gönüllü olarak görev yapmış olan Dr.Dráuzio Varella’nın kitabından alan filmde; Wagner Moura, Gero Camilo, Rodrigo Santoro ve Luiz Carlos Vasconcelos gibi Latin Amerika’nın tanınan isimleri dışında yer alan oyuncuların çoğu bu katliamdan sağ kurtulmuş mahkumlar ve amatör oyuncular. Film çekimleri de yıkılmadan önce izin alınarak Carandiru Hapishanesinde yapılmış. Yönetmen Hector Babenco’nun en vurucu sahnelerinden biri, kan ve sözlerin gölge olduğu hapishane koridorunda, polise ait bir köpeğin, mahkumun kedisiyle karşı karşıya gelip saldırmaktansa sadece kokladığı o büyüleyici andı.

 

Carandiru

Filmin trailerı şöyle

Olayın üzerinden 20 yıldan fazla geçmesine rağmen Latin Amerika’da hafızalardaki yerini koruyan katliamın failleri, İnsan Hakları Örgütleri’nin çabasıyla yargılanmaya devam ediyor. İlk katta 15 kişinin katledilmesinden sorumlu olan 26 polis,156 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı, ikinci kattaki 52 mahkumun öldürülmesinden sorumlu 25 polisin yargılanma sürecinde ise 624’er yıl hapis cezası kararı verildi. Emri veren Albay Ubiratan Guimarães ise 2001 yılında 632 yıl hapis cezasına çarptırılmış, tutuksuz yargılanmasını fırsat bilerek eyalet meclisine girmiş, güçlü lobisi ile 2006 yılında temyize giderek beraat etmesinin bir kaç ay sonrasında ise vurularak öldürülmüştü.

Carandiru

2002 yılında yaşanan yeni bir isyan tehdidinin üzerine hapishane kapatılarak yıkılmış, bölge park haline getirilmiştir.

Aynı adlı Carandiru filmine ilham veren hapishane katliamının üzerinden 25 yıl geçtikten sonra, tarihin en büyük hapishane isyanı gerçekleşiyor, bu kez Kuzey Amerika’da.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 24 eyalette 20 binin üzerinde kişinin katıldığı büyük isyan ya da grev 15. gününe girdi. ABD’nin penguen medyası ise suskunluğunu koruyor.

9 Eylül günü, Attica Cezaevi İsyanı’nın 45. yıldönümünde, ABD’nin 24 eyaletindeki 50 cezaevinde bulunan 20 bin tutuklu ve hükümlü büyük bir direniş başlattı. Tarihin en büyük cezaevi direnişi olarak kaydedilen bu olaylarda mahkumların istekleri ise ücretsiz çalıştırılmamak, hapishane koşullarının iyileştirilmesi ve insan muamelesi görmek. Grevler, 3. haftayı geride bırakmasına rağmen hala ABD’nin; New York Times, Washington Post, NBC News, ABC News, MSNBC, Fox News, CNN, ve NPR gibi büyük medya kuruluşlarında yer almadı.

 

Hapishane

AMERİKA’DA ‘KÖLELİK’ İSYANI

Hapsedilmiş İşçiler Örgütlenme Komitesi (IWOC) tarafından yapılan açıklamada, “Bu, Amerika’da köleliğe karşı harekete geçmeye yapılan bir çağrıdır. Attica’dan 45 yıl sonra, özgürlük dalgaları Amerikan cezaevlerine dönüyor” denildi.

ABD’Lİ ŞİRKETLER MAHKUMLARI ÖLÜMÜNE KULLANIYOR
Kapitalist ABD Anayasası’ndaki 13. Madde ile sömürülmeye açık hale gelen mahkum emeği, tekellerin iştahını kabartıyor. Mahkum işgücü madenlerde, silah fabrikalarında ve hatta iç çamaşırı üreten Victoria’s Secret’ın fabrikalarında dahi kullanılıyor.

Daily Mail‘e konuşan eski mahkum Kenneth Glasgow, “Dışarıdaki insanlar neler olup bittiğinin farkında değil. Bunun kölelik olduğunu, köleliğine hâlâ devam ettiğini bilmiyorlar” diyor.

Derleyen: Deniz Kartal

Kaynaklar:

sinemalar.com

http://daimasinema.blogspot.com.tr/

sendika.org

wikipedia

Dünyalılar (www.dunyalilar.org)

Rastgele Haber

Başkaya: Büyük insanlık elini çabuk tutmalı

1930 ve 1980’den farlı olarak ‘nihai bir kriz’ yaşandığını belirten Doç. Dr. Fikret Başkaya “Kapitalist …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir