Home / Arka Bahçemiz (page 10)

Arka Bahçemiz

Faşizmin lanetleme ayinleri

İnsanların çoǧu hayatın zorluklarına, fırtınalara dayanamıyor, yoruluyor ve hayatlarının bir anında yelkenleri indirerek teslim oluyorlar. Bu insanların çoǧu, “būkemedikleri bileǧi öpmeye” ve gūce, iktidara boyun eǧerek kendi çıkarlarını korumaya eǧilimlidirler. Örneǧin önceden AKP muhalifi olan birçok politikacı, “sanatçı”, gazeteci bugūn …

Yazının devamı için...

“Kutsal Devlet” Refleksi…

    Fikret Başkaya Son dönemdeki faşist tırmanışı ve rejimdeki savrulmayı, sadece Tayyip Erdoğan’ın hırsları ve hezeyanlarıyla açıklamak yaygın bir anlayış halini almış görünüyor. Bu tür bir “anlayış”, realitenin bütünün kavramak için yeterli olmaz. Zira, şeyler, toplumsal olgular ve süreçler …

Yazının devamı için...

Postmodernist Sessiz Kuklalar

Çekilen bir söylevin, ironik bir gülümsemeyle sıfırlanması, kölenin yadsınmayı yadsıyan o bir anlık tavrıyla efendisinin gücünü sıfırlayıp keyfini kaçırması...

Yazının devamı için...

Egzistansiyalist kahvaltı

Sevgili Uzaklar, Bir süre önce bir arkadaşımla Kızılay’da biraz yürüdükten sonra bir yere oturarak bir şeyler içmeye karar verdik. Karanfil sokakta yürürken biraz ileride “Cafe Kafka” tabelasını gördük. Arkadaşıma, “Bak ne güzel. Gel Kafka’nın orada birer kahve içelim.” dedim. Ancak …

Yazının devamı için...

Kimlik Politikaları Dönemine Girdik

Kimlik politikaları dönemine girdik. Üstelik Türkiyecek, belki de dünyacak altüst olmuş bir kimlikler savrukluğu halindeyken bunları ayrı ayrı, üst ve alt kimlikler diye tartışmaya davet ediliyoruz. Kimliği sürekli kaybedip durduğum (ve bu yüzden başım sürekli belada) bir kağıt olarak tanımaktan …

Yazının devamı için...

Hayat doksan dakikadır

  Sevgili Uzaklar,   Son yıllarda Avrupa’ya her geldiğimde olduğu gibi can sıkıntısı hissediyorum. Her geldiğimde biraz daha ruhsuz, anlamsız görüyorum buraları. Ama burada sevdiğim dostlarım var. Kaldığım evin kitaplığında Bukowski’nin her nasılsa henüz okumadığım bir kitabını buluyor ve sevinerek …

Yazının devamı için...

Bir binanın ön cephesine ‘üniversite’ yazmakla orası üniversite olmaz!

    Fikret Başkaya   Özerklik üniversite için vazgeçilmezdir. O kadar ki, “özerk değilse üniversite değildir” denecektir. Kendi kendini yönetemeyen bir kurum üniversite adını hak etmez… Fakat, devlet ve sermaye karşısında özerklik önemli olmakla birlikte, yeterli değildir. Veya aynı anlama …

Yazının devamı için...

Lenin’in Kurtuluş Savaşı Dönemindeki Yardımları

Lenin, daha doğrusu Sovyetler Birliği Merkez Komitesi, Ocak 1922’de “askerlik işlerinden” anlayan Litvanya büyükelçisi Semiyon İvanoviç Aralov’u Ankara’ya Sovyetler Birliği Büyükelçisi olarak görevlendirir. Lenin, Aralov’a yeni görev yerini anlatırken Anadolu’nun ve Mustafa Kemal Paşa’nın portresini çizer. Bu arada Mustafa Kemal’in …

Yazının devamı için...

Sermaye ve Darbeler

12 Eylül darbesi, zaman dizimi olarak 24 Ocak 1980 yılında Turgut Özal’ın ve Demirel hükumetinin sorumluluğunda alınan ekonomik kararlardan sonra geldi. Ancak 12 Eylül’ü 24 Ocak kararlarının sonucu olarak görüp, aralarında basit bir neden-sonuç ilişkisi aramak doğru olmaz. 24 Ocak …

Yazının devamı için...

Cehaletin İktidarı

Okuma yazma bilenlerin öldürüleceği günlere “henüz” gelmedik ama tarihte bu görülmemiş bir şey değil. Tabii cehaletin iktidarı eninde sonunda kendini de bitirir.

Yazının devamı için...