Home / Arka Bahçemiz (page 20)

Arka Bahçemiz

Suç Örgütleri: Kurumlar ve Kitleler

Toplumsallık, kitleleri ve kurumlarıyla, dorukta. Birey ve hayalleri pazarın güvenilir ellerine teslim edilmiş; özel hayat kamusalın tahakkümü altında; kamu, tamamen kurumsal ve hiyerarşik, güvenlik, gözetim ve denetim ağından ibaret; suç ortaklığı, iktidar ortaklığı, toplumsallığın, kamusallığın yegâne bağı… “Her büyük servetin …

Yazının devamı için...

Çünkü insan “bazen”dir

Bazen ağlar insan. Gözyaşlarının en acı vereni, yalnızken dökülenidir. Ben, çok uzaktaki bir bankın köşesinde, kimseye belli etmemeye çalışarak ağlayan bir baba gördüğümde anlamıştım bunu. Acıları belki diner diye hiç tanımadığım insanlara dokunduğumda sevme denilen şeyin varlığını bildim. İşte o …

Yazının devamı için...

Irkçılık Aptallaştırır

Hiçbir ulusu tek bir kategoride değerlendiremeyiz, çünkü uluslar aynı ekonomik yönetimin altında bulunsalar bile farklı sınıflardan ve farklı siyasal, dinsel, mezhepsel, ideolojik düşüncelerden oluşur. Dolayısıyla iyi ve kötü değer yargıları da, kültürleri de, yaşam tarzları da sınıflarına, eğitim seviyelerine, hatta …

Yazının devamı için...

İkinci Ruh

Şu anda ne yapıyorsun? Tam şu anda. Kafanın içinde ne tür bir hikaye akıyor? Kara bir şeyler var, değil mi? Çünkü hiç kimse gülümsemiyor ve nefesini şöyle tatlı bir rahatlama ile koyuvermiyor. Herkes ve her şey sana batıyor. Ümit etmeyi …

Yazının devamı için...

Pizzayı Bize Nasıl Yedirdiler?

1989 yılı… Türkiye ilk defa pizza dükkanlarıyla tanışır. Türkiye’ye birkaç dükkan açarak pazarın nabzını yoklayan ünlü marka aldığı sonuçla şoka girer. Bekledikleri gibi olmaz.Boğazına düşkün olduğu için pizzayı seveceğini düşündükleri Türk tüketicisi, pizzayı sevmez. Dükkanlar kapatılır. Geri dönülür. 1991 yılı. …

Yazının devamı için...

Bu Toprağın İnsanı

Sanatın, felsefenin, bilimin öncelikli konusu hep insan olagelmiştir. İnsanın karmaşık yapısı üzerine yüzyıllardır kafa yorulmuş; romanlar, şiirler, öyküler yazılmış; filmler çekilmiş, müzikler yapılmış. Ne hikmettir ki hakkında bu kadar yazılıp çizilen, kafa patlatılan insanın bilmecesi çözülememiştir. En hazin olanı da …

Yazının devamı için...

Yüzsüzleşme!

“Söz uçar, yazı kalır” derdik eskiden, şimdi söz de uçmuyor, yazı da! Lakin bilgi, belge bombardımanı altında iyice pusulası bozuluyor insanın. Bellek zayıflığı bizim toplumda sanki bir tercih. Kötünün, yalanın, suçun üstünü bilerek ve isteyerek örtüyoruz. Oysa “hakikat”; biz onu …

Yazının devamı için...

Masallar ve Toplumsal Cinsiyet

Hangimiz masal okumadı ki, “Pamuk Prenses”, “Kırmızı Başlıklı Kız”, “Hansel ve Gratel”, “Kül Kedisi” ve daha nicesi… Eskiden her pazar sinema kuşağında dünyaca ünlü masalların filmleri gösterilirdi. Üzerinde hiç düşünmeden hayranlıkla izlediğimi anımsıyorum. Sonrasında da kendi gerçek hayatımın onlar gibi …

Yazının devamı için...

Olmamış Bir Tür, Homo Sapiens

1400 gr’lık bir sürü doğumsal anomalisi olan bebekleri yaşatabilmek için harcadığım koca bir ömrün artık sonlarına gelirken ve iyi olarak taburcu olan her çocukta, çok da boşa harcanmadı galiba ömrüm diye kendimi avuturken Bodrum Akyarlar’da kıyıya vurmuş çocuk cesedi ne …

Yazının devamı için...

ZAMANIN TANIKLIĞINDA, EDEBIYAT VE SANAT VEYA MAĞDURUN TANRISINI TEKRAR KONUŞTURMAK

Yıkım, savaş ve sonrasındaki inşa dönemlerinde sanatın, edebiyatın, sinemanın ve diğer alanların nasıl bir tavır alması gerektiği çok sık tartışılan bir konudur. Bazı düşünürler savaşın ve yıkımın olduğu yerde bir şey yazmanın ve de yapmanın anlamsızlığından ve hiçliğinden bahsederken, bazıları …

Yazının devamı için...