Home / Arka Bahçemiz (page 20)

Arka Bahçemiz

Nezih Bir Faşizm

Egemenler tarafından üretilen bir üslup ve bir lisan olarak şiddeti, kültürel bir örgütleniş, bir “üst yapı” kurumu olarak görebiliriz. Sömürü düzeninin istikrarını sağlamanın, kitleleri yıldırmanın ve göz dağı vermenin vazgeçilmez aracı ve yöntemi “açık şiddet”tir. Savaşlar, terör, askeri darbeler, halkın …

Yazının devamı için...

Kadının Adı Var

Çocukluğum kışın Ankara’ da yazın köyde geçti. Pek farkı yoktu birbirinden Ankara’daki mahallemiz Türközü, sanki Çakırı’daki köyümüz Yakuplar’dan…Oyunlar oynardık yaşıtlarımız ile, oyun dediysem ya birbirimizin kafasını yarardık ya da birbirimizin canını yakardık. Kız ve erkek çocuklar olarak ne kadar birbirimizden …

Yazının devamı için...

Saman Altından Su Yürüten Kapitalizm

Günümüz, milliyetçilik tartışmalarında itiraf edilmeden arka planda duran, tartışmaları üstten belirleyen, yine ve yine kapitalizmdir. Doğu Bloku’nun çöküşüyle var olma hakkını kesinleştirdiğini, beraat ettiğini düşünen, saman altından su yürüten, koşan atın bile nallarını çalan kapitalizm. Uzun bir süreden beri “ulus-devlet” …

Yazının devamı için...

Kurumlar ve İşlevleri

Okulların, askeri kışlaların ve fabrikaların hapishanelerle benzerliği sadece mimari değil; işleyiş, yönetim ve misyon olarak da benzerdirler, hatta birdirler. Tüm bu kurumlar tek bir mülkiyete dayanıyor, o da özel mülkiyete. Her şey bu özel mülkiyetin, sistem olarak söylemek gerekirse kapitalizmin …

Yazının devamı için...

İnsanlık Neden Mutsuz Oldu? Orwell ve Huxley Karşılaştırılması

George Orwell “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”, Aldous Huxley ise “Cesur Yeni Dünya” adlı kitapların yazarlarıdır. Her ikisi de gelecek zamandaki dünya düzeni ve yönetim sistemleri üzerindeki tahminlerini kitaplarında yazmışlardır. İkisinin de ortak yönü ve haklı oldukları tahmin; insanlığın bazı güçler …

Yazının devamı için...

Gidesi Olanlara…

“Sevmek lazım. Çok sevmek lazım.” Ali Denizci – Derviş Baba Yazan: Ayça Güçlüten Bir ihtimal kalmış gibi davranıyorsun uzun zamandır. Umutsuz, bitik, yitik bir haldesin. İnsan sevmez hale geldin. Zaten plan da buydu. Seni, beni, hepimizi bu hale getirmek. Bunu …

Yazının devamı için...

ATEİST BİR KADINIM BEN ŞEKER PORTAKALI İLE DERTLEŞEN

Emekçi bir kadınım konfeksiyonda çalışan; günde on iki saatim atölyede geçiyor ve asgari ücret alıyorum. Her ay internet kafeye gidip ödenip ödenmediğine baktırıyorum sigortamın. Annemle ve kızımla yaşıyorum. Eşimi kaybedeli beri, kızım çok zor uyuyabiliyor geceleri; “anne, yanıma uzan” diyor …

Yazının devamı için...

Söz ve eylemin anlaşmalı boşanmasına dair…

“Söz” ve “eylem” arasında “muğlâk” bir birliktelikten yola çıkıp “ahlaksız” bir birlikteliğe ve hatta işbirliğine vardık bu topraklarda. Bu arada, Batılı, bilinen tüm eylem teorilerimiz de patladı, kifayetsiz kaldı. “Miş-mış” gibi yapmayı bir varoluş kipine dönüştürmüş bir “kabileyle” karşı karşıyayız. …

Yazının devamı için...

Yalnızlık çoğu zaman azaltır insanı…

Eski yalnızlıklarımız yok artık. Şimdiki yalnızlıklarımızsa derinleştirilmeli ve bir yarayı deşer gibi insanın içindeki insan yeniden ortaya çıkarılmalıdır. Çünkü bugünkü yalnızlık insanın kendi yarasını deşmeden kurtulması mümkün olmayan bir fazlalık halidir artık. Elimizdeki telefonların, güzel evlerimizin, büyük arabalarımızın, güvenlikli sitelerimizin …

Yazının devamı için...

Bizi eksikliklerimiz değil fazlalarımız őldürüyor

Şöyle bir düșünüyorum da, gereğinden fazla ALINGAN, KİNCİ, NEGATİFİZ… Yani bir birey olarak gereğinden fazlayız her șeyde… Gereğinden fazla AGRESİF, ACIMASIZ, AFFETMEZ birisiyiz… Aynaya baktığımızda kendimizi gerçek kendimiz olarak değil de, algımızda yarattığımız bir yabancı olarak görüyoruz sanki. Hatasız ve …

Yazının devamı için...