Home / Tarih / “En Karanlık Işık” Knut Hamsun

“En Karanlık Işık” Knut Hamsun

Knut Hamsun (4 Ağustos 1859 – 19 Şubat 1952), 1920 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Norveçli yazar.

Daha sonraları Knut Hamsun adını alacak olan Knud Pedersen, Norveç’in kuzeyinde Gudbrandsdal sınırları içinde Vågå kasabasında doğdu. Bir terzi olan babası, kalabalık ailesini alarak, daha kuzeye, Hamaröy kasabasına göç etti. Çalışan ve işine bağlı adam, karısını, kaynanasını, altı çocuğunu terzilikle zar zor geçindiriyor, üstelik oturdukları yerin sahibi rahibe borçlanıyorlardı.

norway_norveç

Sekiz yaşında iken dayısının isteği üzerine annesiyle babası onu bir rahibin eğitimine verdiler. On dört yaşında, doğduğu kasabaya gidip orada bir tüccar yanında tezgahtarlık yaptı. Bir yıl sonra da Tranöy`de daha büyük bir tüccar yanında kalfalığa başladı. Tüccarın kızına aşık oldu fakat tüccar iflas edince Tranöy’den ayrılmak zorunda kaldı. Bu sıralarda “Esrarengiz Adam” adında küçük bir aşk romanı yazdı. Buradan ayrılınca bir iki arkadaşıyla birlikte ucuz eşyalar satmaya başladılar. Kibrit, mum gibi şeyler satıyorlardı. İş bulamayınca zanaat öğrenmek amacıyla bir ayakkabıcının yanında çalıştı.

19 yaşında, daha büyük epik bir eser kaleme aldı. Henrik Ibsen’i okumuştu, onun etkisi altında bulunuyordu. “Bir Karşılaşma” adındaki bu kitabını da, Bodö’de bir kitapçı yayımladı. Daha sonra bir aşk hikâyesi daha yazdı. Bu kitaplarını bastırmak için yardımsever bir tüccar olan Erasmus Zahl’ın desteğini almıştır.

Frida adında bir köy hikâyesi ve şiirler yazmaya başladı. Adını Knut Pederson diye değiştirdi. Bir kitapçıya, sonra da Norveçli bir şaire eserlerini kabul ettirme çabaları boşa çıkınca Oslo’ya döndü. Sonra göçebe olarak uzun bir yolculuğa çıktı.

Parası tekrar tükenince aç kaldı ve bunu romanlaştırdı. Sonraki yıllarda bu roman (Açlık) şöhretinin ilk basamağı olacaktı.

kunt hamsun_norveç

Bu sıkıntılar içerisindeyken, yol yapımında iş buldu. Kum ocağında kâtiplik edecek, çekilen kumların hesabını tutacaktı. Zor değildi bu iş. Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu. Müsveddelere şiirler, makaleler karalıyordu. Zamanla bir hatip gibi konuşabildiğini keşfetti işçilerle sohbet ederken. Tanıştığı bir rahip ona konferans vermesini tavsiye etti. Bunun üzerine Gjövik şehrinde bir salon kiralandı.

Konferansı dinlemeye sadece altı kişi geldi. Altı kişiden biri olan bir yazı işleri müdürü konferansı beğendi. Çevreye konferansı övdü. Bir sonraki konferansında izleyicilerin sayıları artmıştı. Bu sefer yedi kişiydiler. Anlaşılan bu yörenin edebiyatla ilgilendiği yoktu. Knut evine geri döndü.

Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu. Noelde bir arkadaşı onu çiftliğine davet etti. Arkadaşının annesi Knut’u çok sevdi ve ona bir rahip olmasını öğütledi. Ama Knut’un Amerika’ya gitmek istediğini öğrenince bu aile, Knut’a yol parası dört yüz kron ödünç verdi. O da, hemen İngilizce öğrenmeye koyuldu. Ünlü yazar Björnson’a gidip ondan bir tavsiye mektubu aldı. 1882’de Knut Amerika’ya gitmişti.

Amerika’da Björson’un mektubu bir işe yaramamıştı. Burada kimse onu tanımıyordu. Henry Johnson adında bir öğretmenle ahbap olup ondan İngilizce dersleri aldı. Onun kütüphanesini taradı. Özellikle Mark Twain’den etkilenmişti. Önceleri Norveççe daha sonra da, İngilizce konferanslar hazırladı. Geceli gündüzlü çalışmalardan sonra Minesota’ya geçti ve orada muhasebe işine başladı.

Verem teşhisi kondu ve birkaç ay yaşayabilirsin dendi. Bu teşhisten sonra birkaç ay hasta yatan Knut, ölürsem Norveç’te gömüleyim diyerek yolculuğa çıktı. Ne kendisinin ne de dostlarının anlayamadıkları bir şekilde yol süresince kendiliğinden iyileşti. Deniz havası iyi gelmişti.

Norveç’e döndüğünde bir gazete ile anlaştı. Oraya makaleler yollayacak hiç değilse böylece dinlenecekti. Çalışıyor, yazıyordu. 1885’de Mark Twain ile ilgili bir yazısında matbaa hatası yüzünden adı Knut Hamsun şeklinde basıldı. Kendisi de buna itiraz etmedi ve o tarihten itibaren ismi böyle kaldı.

Norveç’te işinden ayrılınca tekrar aç kaldı. Bu açlığa bir yıl katlandı. Daha sonra, bir zenginin yardımıyla tekrar Amerika’ya döndü.(1888)

Amerika’da tramvaylarda biletçilik yaptı. Biletçilik işini becerememişti. Kitap okumaya daldığı için yolculara haber vermiyordu. Bu yüzden işinden ayrılıp Kuzey Dakota’ya gidip tarlalarda çalıştı.

“Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gidemeyeceği o garip şehir” dediği  Kristiania’ya (Oslo) gelmişti. Yeniden memleketindeydi.

Behçet Necatigil tarafından dilimize çevrilen “Göçebe” adlı kitabını ise elli yaşlarında tamamlamıştır.

1920 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır.

1899 ve 1900 yıllarında Rusya, Türkiye ve Ortadoğu’yu gezmiştir. Hamsun’un İstanbul izlenimleri daha sonraları kitaplaştırılmıştır. İstanbul’da İki İskandinav Seyyah adıyla basılan kitapta Hamsun’un ve Andersen’in ayrı zamanlardaki İstanbul izlenimleri okunabilir.

Ülkesi Norveç’in işgalinden önce başladığı Nazi taraftarlığını, ülkesinin işgali sırasında da devam ettirince ünü ciddi şekilde lekelenmiştir. 1943 yılında, aldığı Nobel ödülünü Goebbels’e (Hitlerin propaganda danışmanı, sağ kolu) gönderdiği rivayet edilir.

kunt hamsun_hitler_ss

Savaş bitip işgal sona erdiğinde Norveçliler son derece kırgındır en büyük yazarlarına. Devlet tarafından yargılanır ve cezalandırılır. Fakat Norveçliler ne hakaret ederler, ne bağırıp çağırırlar ne de intikam duygularıyla saldırıya geçerler.

Peki, ne mi yaparlar?

Bir sabah, genç bir Norveçli, elindeki Hamsun kitabını yazarın evinin önüne bırakıp sessizce uzaklaşır. Bir süre sonra biri daha kitap bırakır aynı yere. Sonra biri daha, biri daha, biri daha… Oslo’lular ellerindeki Hamsun kitaplarını yığarlar yazarın kapısının önüne. Ne bir arbede yaşanır, ne de kötü bir laf edilir. Kırgın Norveçliler kitapları sessizce bırakıp dağılırlar. Adeta kendi kitaplarından bir dağ oluşur Hamsun’un bahçesinde. Bu zarif tepki, yazara ömrünün en acı dersini verir. 19 Şubat 1952’de doksan iki yaşında yaşlılar evinde “pişman, mutsuz ve utanç içinde” yumar hayata gözlerini…

kunt hamsun

Deniz Kartal

www.dunyalilar.org

Faydalanılan kaynaklar:

http://www.artfulliving.com.tr/edebiyat/fasizmin-golgesinde-bir-buyuk-deha-knut-hamsun-i-5016

wikipedia

Rastgele Haber

İspanya İç Savaşı: Darbe, Direniş ve Tarihyazımı

Özgür olmayan insan nedir?/ Söyle bana, Marina./ Söyle seni nasıl sevebilirim./ Özgür olamazsam? -F.Garcia Lorca 1 Nisan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir