Home / Tarih / En tuhaf 10 inanış

En tuhaf 10 inanış

Günümüze kadar insanlar varoluşları ile ilgili birçok teori üretmişler. Birbirinden farklı hikayeler, yaratıcılar ve ölümden sonrası ile ilgili senaryolar ortaya çıkmış. İşte size en tuhaf 10 inanış… 

Maradona Kilisesi
1011

Arjantin’de efsanevi futbolcu Diego Armando Maradona’ya tapan bir grup, Rosario şehrinde ilk “Maradona Kilisesi”ni hayata geçirdi. Kendilerine “Diegorian” adını veren bu insanlar, miladı Maradona’nın doğum günü olarak kabul ediyorlar. Ayinlerini “Tanrı’nın eli” adını verdikleri tapınaklarında gerçekleştiren bu Maradona hayranlarının kutsal kitabı ise Maradona’nın hayatını anlattığı “Ben Diego” isimli otobiyografi. Diegorianlar, Maradona’nın futbol kariyerinde ona destek olan çalıştırıcılarını da dinin havarileri olarak görüyor. Zikir yapıp ilahiler söylerken kullandıkları tesbihlerinde, Maradona’nın milli takımdaki gol sayısına ithafen 34 adet boncuk bulunuyor. Maradona’nın İngiltere’ye elinin yardımıyla attığı golün tarihi 22 Haziran’ı kutsal gün ilan eden kilisenin, şu anda dünya çapında yaklaşık 120 bin üyesi bulunuyor.

 Dünyalar Kilisesi

911-533x400

Robert A. Heinlein’in yazdığı “Stranger in a Strange Land” adlı romandan esinlenerek Oberon Zell-Ravenheart tarafından oluşturulan bu inanışın temelleri Yunan Mitolojisi, paganizm ve şamanizme dayanmaktadır. Oberon Zell-Ravenheart sadece kilise kurmakla kalmadı, ayrıca insanların birbirlerini iyileştirmeleri için “Grey School of Wizardry” adında bir büyücülük okulu da açtı. Oberon ve karısı Morning Glory Zell-Ravenheart tarafından yönetilen kilisenin amaçları arasında, Yunan tanrıçası Gaia’yı uyandırmak da var.

 Dostluk Grubu

811

Bruno Gröning, şifa veren bir güç olduğunu ve buna şifa akımı dendiğini önemle işaret ediyordu. Yardım arayanlara, “heilstrom” adındaki bu gücün nasıl bilinçli olarak kullanılabileceğini izah ediyordu. 1959 tarihindeki ölümüne kadar konferanslarında ve toplantılarında binlerce şifalar gerçekleştirdiği söyleniyor. Ölümünden sonra Grete Haeusler, bu kutsal gücün etkisinin ve bilgisinin kitlelere yayılması ve duyurulması için Bruno Gröning-Dostluk Grubu’nu kurdu. Yöresel gruplarda insanlar bu gücü beraberce almak ve Bruno Gröning’in öğretisi hakkında bilgi sahibi olmak için bir araya geliyorlar.

Gökyüzü Krallığı

711

Malezya’da Ayah Pin tarafından kurulan Gökyüzü Krallığı’nın; müritleri tarafından islamiyet, hristiyanlık, budizm ve hinduizmin görüşlerine açık olduğu söyleniyor. Cennetle direk temas kurabildiği söylenen Ayah Pin’in İsa, Muhammed, Şiva ve Buda’nın reenkarnasyonu olduğu düşünülüyor. İbadet ettikleri mekanda dev bir çaydanlık bulunuyor ve bunun cennetten akan saf aşkı temsil ettiği söyleniyor. Ayrıca hemen çaydanlığın yanındaki büyük sarı şemsiye de, altında duranları tanrının korumasına alıyor. Malezya’da şeriat olduğu için birçok inanan para cezasına çarptırılmış veya tutuklanmış. Gökyüzü Krallığı 1 Ağustos 2005′de Besut belediyesi tarafından yıkıldı ve Ayah Pin de Tayland’a kaçtı.

Pisagorculuk

611

Pisagor ve takipçileri tarafından benimsenen ezoterik ve metafizik bir inanç olan pisagorculuğun amacı; insanın kendisini, beden ve ruh göçüne köle olmaktan kurtarmaktır. İnsan ne denli kötü ve günahkâr bir yaşam sürerse, öldükten sonra ruhunun aşağılayıcı bir hayvan bedenine girme olasılığı o denli yüksek olur. Pisagorcular özellikle bilim ve sanattan yararlanmışlar, yani matematik ve müzik ile çok yakından ilgilenmişlerdir. Pisagor’a göre ruh bedene zincirlenmiştir ve beden ruh için bir hapishanedir. Ölüm sonrası ruh başka bir bedene göç eder ve bu göç, ruhun dünyadaki yaşamına bağlı olarak sonuçlanır. İyi ve temiz bir ruh yüksek bir bedene göç eder. Fakat ruhun gerçek çabası; özgür yaşamak, yani bedene bağımlı olmaksızın mutlak ruh durumuna ulaşabilmek olmalıdır. Pisagorcular uyumlu seslerle sayısal oranlar arasındaki bağlantıdan hareket ederek, herşeyin temelinin sayı olduğu ve evrendeki tüm oranların sayısal olduğu sonucuna ulaşmıştır.

 Yaohnanen
511

Pasifik Okyanusu’nda yaşayan bu kabile, tanrılarının İngiltere Kraliçesi’nin eşi Prens Philip olduğuna inanıyor. Pasifik Okyanusu’ndaki adalar topluluğu Vanuatu’nun Tanna adasında yaşayan Yaohnanen kabilesi, yüzyıllar önce ölen bir atalarının tanrı olarak yeniden dünyaya geleceğine inanıyor. İnanışa göre bu Tanrı, İngiltere Kraliçesi ile evlenecek ve 89 yaşına bastığı gün kabilenin başına geçecek. İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in kocası Prens Philip 1974’te Vanuatu’yu ziyaretinde sadece Tanna adasında yaşayanların elini sıkmıştı. Bu yüzden Yaohnanen kabilesi Prens Philip’in tanrı olduğuna inanıyor. Kabile üyeleri yıllar önce Kraliyet Ailesi’ne bir domuz hediye etmiş ve karşılık olarak ise sadece Prens Philip’in imzalı fotoğrafı gönderilmiş. Kabile üyeleri bu durumun Prens’in tanrıları olduğunu kanıtladığını söylüyor. Prens 10 Haziran’da 89 yaşına basacak.Bu tarihte Prens’in başlarına geçeceğini düşünen kabile üyeleri, şimdiden bir barakayı tanrıları için tapınak haline getirdi.

Solipsizm

Solipsizm, Latince yalnız kendim anlamına gelen solus ipse sözcüklerinden oluşmuştur. Varlığı ben’in tasarımları olarak dile getiren felsefi görüş, kuramsal bencillik olarak da bilinir. Buna göre bilinç içerikleriyle birlikte öznel ben, varlık olarak kabul edilen tek gerçekliktir. İnsanın kendi benliği ve bilinç içeriklerinden başka hiçbir şeyi bilemeyeceğini, kişinin kendi beni ve bilinç içerikleri dışında hiçbir şeyin bağımsız bir varoluşa sahip olmadığını iddia eden epistemolojik ve ontolojik bir tavırdır. Duyu verilerine kuşkulu bakıp aklı ve mantığı yücelten rasyonalizm içinde değerlendirilen solipsizm, bu açıdan bakıldığında rasyonalizmin uç bir şeklidir. Solipsizm, yaygın olarak bilinen 3 temel varsayıma dayanır:

1- Benim en kesin bilgim zihin içeriklerimdir: düşüncelerim, deneyimlerim, duygularım
2- Zihinsel ve fiziksel olan arasında bir bağ olması gerekli değildir.
3- Kişinin deneyimi kişiye özeldir.

Oneida Cemaati
311

1848 yılında amerikalı sosyolog John Humphrey Noyes tarafından New York’ta oluşturulan bu topluluk, hristiyanlık temeline dayanan bambaşka bir bakış açısı idi. Noyes’e göre İsa M.S. 70 yılında tekrar dünyaya gelmiş ve hristiyanlıkla ilgili güncellemeler yapmıştı ve Oneida da tam olarak bu düşünceler üzerine kuruluydu. Bazı kavramlar yeniden tanımlanıyordu. Örneğin insanların evlenip birbirini sahiplenmesi, Oneida’ya göre saçmaydı. Oneida Cemaati’ndeki insanların hepsi birbirleriyle evlilerdi ve herkes birbiri ile ilişki içerisindeydi. Topluluğun yaşlı üyeleri genç olanlara yardım edip, hayatı daha çabuk deneyimlemelerini sağlıyorlardı. Mesela onlarla ilişkiye girip, onlara cinselliği öğretiyorlardı. Ayrıca bu ritüeller hariç, üyelerin çocuk yapmak amacı dışında ilişkiye girmesi yasaktı. Topluluğun üzerinde durduğu bir diğer konu da eleştirilmekti. Genel toplantılarda bir kişi hakkında çok ağır eleştiriler getirilip, o kişinin sükunetle bu eleştirileri karşılaması bekleniyordu. Aksi takdirde topluluktan çıkartılıyordu. Oneida Cemaati’nin başına Noyes’in agnostik oğlu Theodore Noyes geçince, topluluk dağıldı ve Oneida Ltd. adlı bir şirkete dönüştü.

Ötenazi Kilisesi
211

Boston da dadaist görüşü savunan Rev. Chris Korda tarafından kurulan kilisenin amacı, insanlık ve kainatın diğer türleri arasındaki dengeyi sağlamak üzerine kurulmuştur. Bu inanış öncelikli olarak dünyadaki nüfus artışını eleştiriyor. Ötenazi Kilisesi’nin belirlediği dört ana dayanak: intihar, kürtaj, yamyamlık ve eşcinsellik. İnanışa göre cinayet ve tecavüz kesinlikle yasak. “Kainatı koru, kendini öldür!” sloganına sahip bu din, insan nüfusunu azaltmaya yönelik girişimler üzerine kurulmuş. Kilise 11 Eylül saldırısı sonrasında web sitesinde dört dakikalık bir video yayınladı. Pornografik bir görünütünün altına Dünya Ticaret Merkezi yıkıldı alt yazısı eklendi. Web sitesinde ayrıca kendinizi helyum gazıyla nasıl öldürürsünüz? diye de bir sayfa bulunuyor.

Cennetin Kapısı
112

Cennetin Kapısı, Do olarak bilinen Marshall Applewhite tarafından Amerika’da kuruldu. Marshall Applewhite müzik öğretmeniydi ve öğretmenlik yaptığı okuldan bir öğrencisiyle eşcinsel ilişkiye girdiği iddiasıyla okulla ilişkisi kesildi. Bu olaydan sonra eşinden boşanarak ruhsal sorunlar yaşayan Marshall Applewhite 2 yıl Texas’ta akıl hastanesinde tedavi gördü. Burada kendisiyle aynı inançları paylaşan bir hemşireyle evlendi ve eşiyle beraber kurduğu Cennetin Kapısı dini birçok eyalete yayıldı. Kendisinin İsa’nın dünyaya dönmüş hali olduğunu ileri süren Do (Marshall Applewhite) taraftarlarından, aileleri dahil dünya ile ilgili her şeylerini terkedip insanüstü bir yolculuğa hazırlanmasını istiyordu. 1998 yılında Hale Bopp Kuyruklu Yıldızı’nın gerisine saklandığına inandıkları bir UFO’yla buluşacakları inancıyla; hepsi de bilgisayar programcısı olan 39 müridi, tarikat merkezi olarak kullanılan San Diego şehri yakınlarındaki bir villada toplu olarak intihar ettiler.

Dünyalılar

Rastgele Haber

Bir kenti hayata döndüren müzik

Bir kenti hayata döndüren müzik: Leningrad Senfonisi II. Dünya Savaşı’nın en ağır kuşatmalarından Leningrad Kuşatması, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir