Home / Arka Bahçemiz / Ey Gezici Arkadaş, İktidara Nasıl Gelirsin?

Ey Gezici Arkadaş, İktidara Nasıl Gelirsin?

Ey Gezici Arkadaş, İktidara Nasıl Gelirsin?

68‘lilerin rüyasını bile kuramayacakları bir demokrasi devrimi başlattın…Yaratıcılığınla otoriteyi acze düşürdün, şimdi de muhalif tüm güçleri kendi etrafında kenetledin, peşine taktın. Birden etrafındaki kitle büyümeye başladı, birtakım stratejistler türedi, AKP’yi, Erdoğan’ı nasıl devirirsin diye sana yol göstermeye çalışıyorlar. Aman dikkat! Şimdi gel Çekirge ben sana anlatayım nasıl iktidara geleceğini?

* Söyle, Erdoğan’ı nasıl yeneriz, liderimiz kim olmalı?
* Bak Çekirge, önce sakin ol, sen sana dayatılan baba, lider figürüne başkaldırdın. Başımıza bir lider geçsin de bizi Erdoğan’dan kurtarsın, yok öyle şey. Sen ortak akılla, yaratıcı demokratik çözümlerle ilerlemeye bak.
* Ee, sonra ne olacak ama, Başbakan’ı nasıl değiştireceğiz, görmüyor musun olanları?
* Çekirge, iktidar sandıkta değişir. Sen bir demokrasi mücadelesi veriyorsun. İktidarı sokakta devirmeyi değil.
*Off, iyi de seçimde ne olacak, iktidarı seçimde nasıl deviririz? CHP’nin etrafında toplanın diyor bazı büyüklerimiz.
* Bak Çekirge. gel seninle biraz matematik konuşalım. CHP’nin oyu, son 20 senedir, % 20-25 arasındadır. Hadi biraz daha sıktın, % 27’e gelir. CHP’nin peşine takılmakla bir kez daha, bir kez daha kaybetmeye mahkumsun.
* Peki o zaman çözüm nerde? Seçime zaman azalıyor.
* Çözüm iktidarı değil, zihniyeti değiştirmekte.
* Anlamadım?
* Bak yaşın küçük, hatırlamazsın… Sol, Türkiye’de bir kez çoğunluğu yakaladı. Ecevit, 1977’de % 40’ı aştı. Nasıl mı, tüm toplumu kucaklayıcı bir yöne saparak.
* Nasıl yakalarız o oyu bir daha?
* Tamam, önce biraz tarih dersi çalışalım. Cumhuriyet, çok kimlikli bir toplumu Türkleştirmeye dayanan bir ulus devlet projesidir. Bunu sağlamak için tek adam kültü yaratıldı ve tüm kimlikler acımasızca bastırıldı.
* Neler oldu ki?
* Neler mi oldu… Önce Osmanlı’da özerk olan, Kurtuluş Savaşı’na destek veren Kürtlerin kimliğini yok saydık. Sesleri yükselince de onları katletmeye başladık. Sonra sıra Dersim’de Aleviler’e geldi. Sonra, Cemevlerini, ibadet yerlerini yasakladık. Laikliği din gibi algılayarak, dindar müslümanlara yaşam tarzı empoze ederek zulmetmeye başladık. Kürtlerle, Alevileri ezince, sıra Rum’lardaydık. Varlık Vergisiyle yoksullaştırdık önce, sonra Devletin yönettiği provokasyonlarla mallarını yağmaladık, eserlerini yıktık, sonra da biz Türklerden bile daha önce bu topraklarda yaşayan bu insanları kaçmaya zorladık. Bu arada Süryanilere de aynı muameleyi uyguladık. Cumhuriyet öncesinde aynı şeyi daha büyük boyutta Ermeniler’e yaptık. Sonunda Anadolu’yu tüm sesleri, renkleri, kimlikleri bastırarak, Türkleştirdik.
* Atatürk’ün kurduğu cumhuriyette iyi şeyler olmadı mı?
* Olmaz mı Çekirge, hayatta hiç bir şey akla kara değildir. Ortadoğu ülkesi olmadık her şeye karşın. tüm negatif yanlarına karşın, modernleşen bir ülke yarattık. Zaten Atatürk öldükten sonra, Milli Şef İnönü döneminde, tek adam kültü yaratıldı, yalanlarla dolu bir resmi tarih yazıldı, dağa taşa heykeli dikildi, adeta dinsel bir simge yaratıldı. Okullarda hep bunu okudunuz. Atatürk tarihi bir kişiliktir, her lider gibi artısıyla, eksisiyle değerlendirilir. Bırakalım onu tarihe. Tartışarak enerjimizi tüketmeyelim. Senin artık tapınılacak, arkasından gidilecek bir babaya, ataya ihtiyacın yok.

Ancak Atatürk’ün en büyük katkısı laiklik ilkesini getirmesi ve Türkiye’nin yüzünü Batı’ya çevirmesi olmuştur.

Bak, AKP taraftarları da Erdoğan’ın yolundayız, emret diyorlar. Oysa senin bir diktatöre ihtiyacın yok, kendine güven yeter. AKP’nin kendi dünyasını empoze eden, hoşgörüsüz tavrıyla, bizi ötekileştiren Erdoğan üslubuna terstten bak. Laik devletin çoğunluğu ötekileştirdiği, hoşgörüz davrandığı devlete. Resmin aslında aynı olduğunu anlayacaksın
* Ya diyorum ki, keşke Balyoz’da falan sokağa dökülseydim…
* Bak, geçmişte neler oldu neler genç arkadaşım. Bilmezsin. Cumhuriyet askerler tarafından kuruldu. Askerler, 27 Mayıs’ta, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de kanlı darbeler yaptılar. 27 Şubat’ta sivil darbe yaptılar, 28 Nisan gibi de sayısız darbe girişiminde bulundular. Halkın iradesini hep hiçe saydılar. Seçim, parlemento, falan hep hikayeydi.
Ana dillerini bile konuşmaları suç olan Kürtler 80’lerde ayaklandılar. O zaman da Türkiye, generallerin perde arkasında ülkeyi yönettiği bir ülkeydi. Bu kanlı, kirli savaş, iki taraftan da 50 bin can aldı. 1.5 milyon Kürdün evleri bir gecede boşaltıldı, yurtlarından eşyalarını bile alamadan sürüldüler. JİTEM diye Genelkurmay’a bağlı gizli bir birim vardı. Bunlar binlerce faili meçhul cinayetler işledi. Misyonerlik adına mezhep savaşını körüklediler. Olaylar, bir tek Beyaz Türkler’e dokunmuyordu. Ama çoğunluk karanlık bir Türkiye’de yaşıyordu. Ha bir dakika devlet, kendisine eleştiri getiren muhalif beyaz Türkleri de hiç unutmadı. Solcuların Nazım’dan bu yana çektiklerini hatırla. 12 Eylül’ün sonuna yetişen bizim kuşakların uğradığı akıl almaz işkenceleri de… Devlete her türlü muhaliflik, eleştiri terörist olarak damgalanmana yeterdi. Ocağını söndürürdü devlet. Aynen bu gün yapmaya çalıştıkları gibi. Hiç bir fark yok. Peki neden? Ataerkil zihniyetimiz, bir babaya, bir yol göstericiye ihtiyaç duyduğumuzdan…

* Ya ben bunları bilmiyordum…
* Tabii bilmezsin, bugün senin eylemini göstermeyen medya yine aynı medyaydı. Basın generallerin briflerine göre manşet atardı. Ha, İnönü’nün de, Menderes’in de, Demirel’in polisi de hep aynı polisti. Yalnız onlar gerçek mermi kullanırdı, plastik değil.
* Ergenekon falan varmıydı yani…
* Adı ne olursa olsun derin devlet vardı… 6-7 Eylül’de Rumlara karşı başlatılan şiddet ve yağmalama, 12 Eylül’den önce Çorum’da, Maraş’ta yapılan katliamlar Sivas, Madımak olayı gibi tüm kitlesel olayların arkasında devletin gizli güçlerinin provokasyonu olduğu bugün biliniyor. Yani Ergnekon yeni bir şey değildi ki…Ha, sonradan AKP iktidarı bir sürü suçsuz askeri de aynı potaya koyup, bunlardan topluca kurtulmak istemiş olabilir. Ama bu olayın özünü değiştirmez.
* Hımm, AKP buna tepki olarak mı iktidara geldi.
* Anlamaya başlıyorsun. Çekirge, AKP içinde şeriata inananların oranı sadece % 12. AKP’yi doğuran MSP ve türevleri en fazla % 20’ye erişti. AKP, halkın askeri vesayete, yoksul çoğunluğunun varlığının bile tanınmadığı bir rejime duyduğu tepkilerle, ve de DSP-MHP koalisyonunun Türkiye’yi tam anlamıyla batırmasının yarattığı infial ile, % 34’lerle iktidara geldi. Sonradan Baykal CHP’sinin donmuş, ulusalcı çizgisiyle % 20’lere çakılan muhalefetinin yarattığı boşlukla, merkeze açıldı. Ezilenlere, yoksullara, dindarlara, Kürtlere mesaj verdi ve her seçimde oylarını arttırdı. Onların içinde merkezde duran bir kitle var. Ama bugün sonradan güç zehirlenmesine uğrayan Erdoğan’a o kesim içinde de tepkiler büyük. Sadece bu kitle, hala kendini aşağılayan, hor gören devletin temsilcisi olarak CHP’yi alternatif olarak görmüyor. CHP’nin ulusalcı, Kemalist yorumudur AKP’nin önünü açan.
* Yani bir alternatif çıksa, bu iktidar değişir.
* Elbette. Ama o anlayış, tüm kimlikleri kucaklayacak, dindarlara saygılı olacak, onların dünyasına adım atacak, ve eski değil, mevcut değil, herkesin kardeşçe, çoğulcu, katılımcı olarak yaşadığı “yeni bir Türkiye” mesajını verecek.
* Bu çok ütopik değil mi hocam..
* Ütopik değil de, mücadele istiyor. Yani senin anlayacağın önce bir zihinsel devrim gerekiyor. O zaman kendisini yenileyen CHP de, solcular da, Kürtler de, Aleviler de, demokratlar da, merkezde duran AKP’liler de, bugün Erdoğan tepkisinde birleştikleri gibi, o oluşumun arkasına düşerler. Ama önce yüzleşme lazım.
* Beyaz Türkler için yüzleşme falan gerekli mi, terapi mi yapacağız yani?
* Yüzleşme bireyler için de toplumlar için de iyidir, kendini bulursun. Yüzleşmenin asıl önemi şudur: Öteki, beyaz Türklerin dışındaki öteki Türkiye’ye güçlü bir mesaj vermektir yüzleşme. Yüzleşmeden onun içine giremezsin, seni aralarına almazlar. Samimi bir şekilde yüzleştiğin, demokrasiyi herkes için istediğin anda, iki Türkiye’yi biribinden ayıran fay hatları kapanmaya başlar. Sayısı senden çok fazla olan kitlelerin oyunu almanın da yegane yolu budur.
* Peki, liderimiz kim olmalı?
* Tabii ki siz. Bak, Türkiye’de hiç bir zaman gerçek bir demokrasi mücadelesi olmadı. Sokaklara dökülenler hep askeri çağırdılar yardıma. İlk defa siz, bol bol gaz yiyerek de olsa, gerçek bir demokrasi hareketi başlattınız. Herkes kenetlendi, farklı kimlikler, düşünceler bir potada buluştu. Bu potadan çıkacak yeni Türkiye. Ha duran adam’a da bir söz. Hiç kızmayın. Ata’ya saygımız var, ama yüzünü yeni Türkiye’nin yeşerdiği Gezi’ye dönsün. Lafım Atatürk’e değil, yanlış anlama. O artık bir tarafın simgesi olmuş. Senin simgelerin de yeni olmalı… Eskiye döndükçe yüzde 25’te kilitlenip kaybedersin, unutma. Sonradan bugünleri de mumla ararsın.
* Bazıları diyor ki, genç bir bir işadamı falan liderimiz olsa?
* Öyle birine ihtiyacın yok. Geçmişte Cem Boyner bir parti kurmuştu. Sonuç fiyasko oldu. Lideri kendi içinden çıkar.
* Ee parti falan da olmadan nasıl olacak bunlar..
* Tamam işte. Senin partin de yeni olmalı. Gezi Partisi mesela ama bu parti zihinsel devrim yaptığını söyleyerek, simgeleriyle, yaklaşımıyla yepyeni olmalı. Aydınlıkçılar, ulusalcılar, Kemalistler, senin zihniyetin etrafında dönüşebiliyorlarsa ne ala… Ama zor. Baktın olmuyor, bırak CHP’ye gitsinler.

Etrafımı saran bir sürü kimlik ve oluşum arasından bunların zihniyetlerini nasıl tanıyacağım dersen sana basit bir kod vereyim. Kürt sorununa nasıl bakıyorlar bir sor. Kirli pazarlık falan diyenler mi var. Hemen uzaklaş onlardan. Unutma Kürt sorunu, demokrasinin turnusol kağıdıdır.

Not : Çekirge metaforunu sadece espri olsun diye kullandım. Yaşı çok daha büyük insanlar da var Gezi’de… Ama chat’te bu gençlerin bazı konuşmalarını izlerken demokrasi devrimi yapan bu apolitik, kentli, yaratıcı kitleyle esprili bir diyalog formu olarak düşündüm. Beğenen de var, beğenmeyen de… Önemli olan mesajın iletilmesi.

 

Ahmet Buğdaycı (ahmetbug@gmail.com)

New York’ta yayınlanan Posta212 adlı gazetede köşe yazarı olan Ahmet Buğdaycı, sosyal, ekonomik araştırmalar ve trend analizleri üzerinde uzmanlaşmıştır.

Yazarın diğer yazıları

http://dunyalilar.org/ey-gezici-arkadas-iktidara-nasil-gelirsin-2.html

http://dunyalilar.org/gezi-partilesirse-ne-kadar-oy-alir.html

http://dunyalilar.org/islam-demokrasi-misir-turkiye-abd.html

http://dunyalilar.org/gezi-kamuoyu-aktorlerini-nasil-teshir-ediyor.html

http://dunyalilar.org/gezi-direnisini-laik-chp-analiziyle-aciklamanin-tarihsel-yanlisligi.html

http://dunyalilar.org/amerikan-dusunce-kuruluslari-gelismeler-icin-ne-diyor.html

http://dunyalilar.org/dunyadan-turkiye-nasil-gorunuyor.html

http://dunyalilar.org/big-brother-degil-big-data-internet-kayit-altinda.html

 

Rastgele Haber

Ezidiler, ah o güzel insanlar

Ezidiler’in kutsal mekanı Laleş’e giderken rehberimiz bize çok kolay bir yol tarifi yapmıştı. Bize neresi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir