Home / Gündem / Flamenko ateşi İstanbul’a düştü…

Flamenko ateşi İstanbul’a düştü…

İspanyol Flamenko yıldızı Rafael Amargo, ‘Suite Flamenca’ isimli gösterisiyle İstanbul’lu hayranlarıyla buluştu. Ankara’lı hayranlari ile buluşmak üzere…

İspanya’nın en saygın gösteri sanatları ödüllerinden olan Max’ı üç kez, ‘En İyi Dansçı’ ödülünü ise dört kez alan Amargo; İtalya’nın en prestijli dans ödülü ‘Positano Leonide Massine’e de layık görülmüştü. Rafeal Amargo, ‘Suite Flamenca’ isimli gösterisini şöyle tanımlıyor: “Zamanın tutsağı, ritim ve vuruş arasındaki arayış… İşte bu ‘Suite Flamenca’! İz bırakan bir ışık… Dansa eşlik eden müzik…”

 

Flamenko, Güney İspanya’nın Endülüs bölgesine özgü ama bu bölgeyle  sınırlı kalmamış bir müzik ve dans türüdür. 14.yy. sonrasında  Çingenelerin, Arapların, Yahudilerin ve toplumdışı bırakılmış  Hristiyanların toplumun dış çevresinde kaynaşması sonucu meydana  gelmiştir.

Her ne kadar flamenko Endülüs bölgesine özgü olsa da sadece  bu bölgeye veya İspanya’ya ait değildir. Flamenko flamenkocularındır.  Dünyanın her yerinden gönül verenlere, flamenko için içten olarak bir  şey yapanlara aittir.

Halkların problemleri vardır. Kendilerini bir şekilde ifade etmek  isterler. Bunu da müzik ve dans yoluyla yaparlar. Yıllarca zulüm gören,  yoksulluk çeken, ezilen, toplumsal sorun ve güvenilmez olarak  nitelendirilen, bütün tarihleri boyunca mal mülk edinemeyen, adi  işlerde, tarım yada maden ocaklarında çalıştırılan çingeneler hırs,  şefkat, özgürlük ruhu, isyan, sosyal kalıplaşmanın olmaması gibi  etkenlerle flamenko’yu oluşturdu. Acılarını, mutsuzluklarını flamenko  ile ifade ettiler. Flamenko’daki sert duruşlar, ifadeler hep bunların  sonucudur.

Bizler belki de, asırlardır süregelen bu gizemli müzik ve dansın içinde  barındırdığı hüznün güzelliğine, içinde bulunduğu hüznü terk etmek  istemeyen insanların halini anlatan ve flamenko sanatına ilham veren bu  ruhani güç’e (İspanyolca’daki karşılığı duende’dir) kapılıyoruz ve  flamenko sanatından bu kadar çok etkileniyoruzdur.

Flamenko’nun özü şarkıdır. Çoğunlukla gitar ve doğaçlama dans şarkıya eşlik eder.
3 sınıf flamenko vardır. En ağır başlısı “cante grande” (büyük şarkı)  adıyla anılan ve ölüm, keder ve din konularını işleyen “cante jondo” dur  (derin şarkı)
Ara sınıfta “cante intermedio” (orta şarkı) bulunmaktadır. Gene  dokunaklı ama daha az ağırbaşlı ve çoğunlukla Doğu müziğinden esintiler  taşıyan flamenko’lar yer alır.
En hafif tarz olan “cante chico” (küçük şarkı) konuları ise aşk, kırsal  yaşam ve eğlencedir. Her tarzın kendine özgü bir ritmi ve akor yapısı  bulunmaktadır. Vurgu ve duygusal içerik farklarıyla da birbirlerinden  ayrılmaktadır.

Flamenko Terimi, tam olarak nereden çıktığı tesbit edilememiştir, elde edilen teoriler ise şunlardır;
İspanyol Yahudiler dini şarkılarını, rahatsız edilmeden  söyleyebilecekleri yerlere göç etmişler ve bu şarkılar İspanya’da kalan  Yahudilerce “Flamenko” olarak adlandırılmıştır.
Flamenko kelimesi, “fellah minküm” diye okunan “sizden olan çiftçi” anlamına gelen Arapça kelimelerden edinilmiştir.
19. yy. başlarında kibirli, küstah insan anlamına gelen bir argo kelime olarak kullanılmıştır.

Derleyen: Muaazzez AKAR

Dünyalılar

 

Rastgele Haber

The Others: Korkutanı Sevmek

Neden korku filmi izleriz? İzlediğimiz bir filmde gerilmeyi, kaygılanmayı niye tercih ederiz? Bu sorunun yanıtı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir