Home / Güncel / GDO’lu Pirincin Bedelini Kim Ödeyecek?

GDO’lu Pirincin Bedelini Kim Ödeyecek?

Nisan ayı başında, basında yer alan “Mersin’de GDO’lu pirinç yakalandı” haberleri ülkemizdeki GDO tartışmalarını yeniden başlattı. Bu pirinçlerin GDO’lu olduğu, ülkemize giren tarım ürünlerinin GDO’lu olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü olan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın rutin kontrolünde değil de emniyet güçlerinin inisiyatifinde saptandı. Bu durum, kurumlar arasındaki rekabeti de gündeme getirdi. Bakan Mehdi Eker, konuya ve krize hiç de hakim olmadığını gösteren beyanlarda bulundu.

Tutarsız Beyanlar

Önce bunun aynı gemi ya da konteyner ile taşınan GDO’lu soya ya da mısırdan bulaşmış olabileceğini öne süren yetkililer daha sonra yaptıkları açıklamalarda dünyada GDO’lu pirinç üretimi olmadığını söylediler. Daha sonra da GDO’nun çeltik havuzunda olduğunu ve içindeki pirinçte GDO bulunmadığını iddia ettiler. Yani bu süreçte bakanlık, emniyet güçlerinin laboratuvarlarda yaptırdıkları ve GDO’lu olduklarını söyledikleri pirincin GDO’lu olduğunu itiraf etmekten her nedense hep kaçındı. Hatta Bakan Eker bu pirinci gönül rahatlığı ile tüketin bunda GDO yoktur beyanında bulundu. Halbuki sorumlu bir bakanın gönül rahatlığı ile tüketmeyi önerdiği pirinç, bu ülke topraklarında yetişen pirinç olmalıydı, ithal edilen ve GDO’lu olduğu saptanan pirinç değil.

GDO’nun Gerçekleri

Öncelikle dünyada ticari olarak tescil edilmiş GDO’lu pirinç üretimi olmadığını belirtmek gerekiyor. Ancak bu, dünyada GDO’lu pirinç üretilmediği anlamına gelmiyor. Bunun somut örnekleri şunlar:

  • Bayer CropScience tarafından geliştirilen yabancı ot ilacına toleranslı GDO’lu iki pirinç çeşidine 1999 yılında, GDO’lu bir pirinç çeşidine de 2006 yılında ABD’de tarımsal amaçlı üretim izni verildi.
  • İran’da Tarımsal Biyoteknoloji Araştırma Enstitüsü’nün geliştirdiği haşerelere dirençli GDO’lu pirinç çeşidi için 2004 yılında tarımsal üretim izni alınmış ve İran sadece 2005 ve 2006 yıllarında 20.000 hektarlık arazide ticari amaçlı GDO’lu pirinç üretti.
  • Japonya’da Ulusal Agrobiyoloji Bilimleri Enstitüsü’nün geliştirdiği besin içeriğini zenginleştirmeyi amaçlayan GDO’lu pirinç çeşidine 2007 yılında tarımsal üretim izni verildi.
  • Çin’de Huazhong Tarım Üniversitesi’nin geliştirdiği haşerelere dirençli GDO’lu iki pirinç çeşidine 2009 yılında tarımsal üretim izni verilmiştir.

Bu izinler verilmiş olsa da, bu ülkelerin günümüzde ticari amaçlı GDO’lu pirinç ürettiklerine dair resmi bir bilgi yok.

GDO’lu pirinç skandalları dünyanın birçok ülkesinde yaşanmıştır ve yaşanmaya da devam ediyor. Örneğin:

  • 2006 yılında Almanya, Fransa ve İngiltere’de market raflarında GDO’lu pirince rastlandı. Aynı dönemde ABD’de pirinç üreticilerinin tarlalarında GDO’lu pirinç bulaşıklıkları tespit edildi ve AB, ABD’den aldığı pirinçlerde GDO olmadığına dair belge istedi.
  • 2006 da Bayer’in henüz ticari olarak yasallaşmamış sadece deneme üretimleri yaptığı LL601 isimli GDO’lu pirincin normal pirinçlere karışması nedeniyle pirinç borsalarını allak bullak ettiği skandalın faturası 1,2 milyar dolar olarak hesaplandı.

Geçtiğimiz yıl AB ülkelerinde GDO’lu pirinç ve pirinç ürünleriyle ilgili aşağıdaki vakalar tespit edildi:

  • Belçika: 8 Mart , 15 Mart 2012, Çin orijinli GDO’lu pirinç eriştesi tespit edildi ve ülkeye sokulmadı.
  • Çek Cumhuriyeti: 6 Haziran 2012, Çin’den gelen GDO’lu pirinç eriştesi ülke sınırında yakalandı.
  • Fransa: 20 Nisan, 14 mayıs, 27 Haziran 2012, Çin’den gelen GDO’lu pirinç erişteleri sınırdan geri çevrildi.
  • Almanya: 22 Ağustos, 5 Eylül 2012, Filipin orijinli GDO’lu pirinç eriştesi tespit edildi ve raflardan toplatıldı.
  • Norveç: 10 Mayıs 2012, Çin’den gelen GDO’lu pirinç eriştesi tespit edildi ve sınırdan geri çevrildi, 30 Ağustos 2012, Çin orijinli GDO’lu pirinç sınırda yakalandı.
  • İtalya: 26 Mart, 10 Ekim, 19 Ekim 2012 Çin orijinli GDO’lu pirinç ve pirinç ürünlerine sınırda el kondu.
  • Portekiz: 23 Mart, 16 Mayıs, 8 Kasım 2012 Çin orijinli GDO’lu pirinç ve pirinç ürünleri tespit edildi ve sınırdan geri çevrildi.
  • Hollanda: 13 Eylül, 2 Ekim, 7 Kasım 2012, Çin orijinli GDO’lu pirinç ürünleri tespit edildi ve sınırdan geri çevrildi.

GDO’lu pirincin bedelini kim ödeyecek?

Hiç Bir Ülkede Yok, Türkiye’de de Olmamalı

Görüldüğü üzere GDO’lu olduğu tespit edilen hiçbir pirinç ve pirinç ürünleri Avrupa ülkelerinin sınırından giremezken, Tarım Bakanı Mehdi Eker yapılması gerekenleri yapmak yerine GDO’lu pirinçleri tüketicilere şirin göstermeye çalışıyor.

Bakanın inandırıcı olmayan ve çelişkili açıklamaları, GDO’lu gıda tüketmek istemeyen halkımızda tedirginlik yaratmakta, halkımızın Tarım Bakanlığı’na olan güvenini sarsıyor. Bu nedenle, halkımız Bakanlık bürokratlarının bu gibi konulardaki açıklamalarını inandırıcı buluyor.

Bakanlık gereğinin yapılacağı ve GDO’lu pirincin ya da çeltiğin derhal imha edileceği yönünde bir açıklama yapmalı. Bu yapılmazsa, yerli pirinç üreticimizi de olumsuz yönde etkileyecek olan bir pirinç protestosunun sorumluluğu bakanlığın üzerinde olacak. Çünkü halkımız pilav yemekten, marketten aldığı pirinci yemeğine koymaktan korkar oldu.

Ülkemizde GDO’lu tohumla üretim yapmak yasak. Bu nedenle diğer tarım ürünlerimiz gibi yerli pirinçte de GDO yok.

Bakan, Duruma El Koymalı!

Tarım Bakanı, duruma derhal el koymalı! GDO’lu pirinç ya da çeltiği derhal piyasadan çekerek imha edilmeli! Halk tedirgin edip korkuya sürüklenmemeli! Çeltik üreticisi çiftçi mağdur edilmemeli! Osmancık 97 ve Gala gibi çeltik çeşitleri geliştirerek pirinç üretimini iki katına çıkaran Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün çalışmalarını yürüttüğü Tarım arazilerinin TOKİ’ye kurban edilmesine engel olunmalı!

Harekete Geç

Sağlıklı besin istiyorsan, bugün sen de GDO’ya hayır de!

*GDO’ya Hayır Platformu, 2004 yılından bu güne seksenden fazla kurumsal üyesiyle çevre, ekoloji, biyoçeşitlilik, insan ve hayvan sağlığını koruma mücadelesini, bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarını yılmadan sürdürmektedir.

Binlerce ton GDO’lu pirinci sofralarımıza taşıyan firmaları tanımak için linkte tıklayınız 

www.dunyalilar.org

Rastgele Haber

Başkaya: Büyük insanlık elini çabuk tutmalı

1930 ve 1980’den farlı olarak ‘nihai bir kriz’ yaşandığını belirten Doç. Dr. Fikret Başkaya “Kapitalist …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir