Home / Tarih / Gerçek Eşitlikçiler

Gerçek Eşitlikçiler

gerçek_eşitlikçiler_2

“…Ve dünyayı hep beraber ve gönüllü bir şekilde işlemek üzere yaratıldık; hepimiz kendi yarattıklarımızdan yararlanmada yani anaları olan dünyadan yiyecek ve giyecek edinmede özgür kılındık; ve kimse düşüncelerinin, söylediklerinin ve eylemlerinin hesabını, tek hak sahibi yargıç olan ve şu anda dünya üzerindeki her canlıyı yönetmek için yükselmekte olan barış prensi, yaşayan Doğruluk ruhu dışında kimseye vermek zorunda değildir. Madem ki her insana yaradılışında verilen birbirine eşit olma ayrıcalığını engelleme hakkınız yok, o halde masumları köleleştiren ve kanlarını döken baskı ve tiranlık yasaları dışında üzerimizde hak iddia edecek ne gibi bir yasa yapabilirsiniz? Ve sizler, yargıçlarınız, avukatlarınız ve adaletiniz, insanoğlu içindeki en büyük günahkarlar olarak kabul edileceksiniz.”

gerçek_eşitlikçiler_1

Kendilerini ‘Gerçek Eşitlikçiler’ (True Levellers) diye isimlendiren Kazıcılar (Diggers) İngiltere’de iç savaştan sonra ortaya çıkan mezheplerin en radikaliydi. Diğer gruplar politik reform ya da din özgürlüğü arayışındayken, Kazıcılar toprak mülkiyetinde temel bir yeniden yapılanma çağrısında bulundular. 1649 yılında monarşinin devrilmesi ve Özgür İngiliz Uluslar Topluluğu’nun ilan edilmesi özel mülkiyet haklarının kaldırılması için ilk adım olarak görüldü. Kazıcılar tüm insanlara ait bir hazine olan yeryüzünün ortak kullanımı için harekete geçtiler. 1648-49 döneminde iç savaşın neden olduğu yokluğun, kötü giden hasatlarla şiddetlenmesi ile işsizlik ve açlık yaygınlaşmıştı. Bu durum Kazıcılar hareketinin halk tarafından kolayca benimsenip desteklenmesini sağladı. Toprakları gasp eden kral ve soylulardan geri alıp gerçek sahipleri olan sıradan insanlara -halka- verebilmek umuduyla, Orta ve Güney İngiltere’de sahipsiz ve kamuya ait topraklar işgal edilerek ekilip biçilmeye başlandı. Kazıcılar 1649 yılında yayınladıkları bildiride şöyle diyorlardı;

“Aşağıda imzaları bulunan bizler, İngiltere’nin yoksul ve ezilen halkının tamamı adına, siz kendilerini malikanelerin efendileri, toprağın efendileri olarak adlandıranlara, bugüne kadar kalplerimizi aydınlatmış olan, yaratıcımız, Doğruluğun Kralı adına, dünyanın özellikle sizin için, siz onun efendileri olasınız ve bizler sizin köleleriniz, hizmetçileriniz ve dilencileriniz olalım diye değil, kişilere bakılmaksızın hepimiz için ortak bir yaşam alanı olarak yaratıldığını görmeye davet ediyoruz: Ayrıca toprağı ve üzerindeki ürünleri birinden alıp diğerine satmanız, lanetli bir şeydir; geçmişte ve bugün İnsanoğlunun bazı kesimlerinin ellerinde diğerlerine yönelik cinayetlere ve hırsızlıklara neden olmuş olan, yeryüzünün taşımak zorunda bırakıldığı en ağır dışsal yük ve en günahkar güce, savaşlara yol açmıştır: toprakları ele geçirmek ve mülk sahibi olmak, atalarınız tarafından kılıçla yaratılan bir durumdur; o atalarınız ki önce kendi hemcinslerini, insanları öldürüp sonra da onların topraklarını çaldılar ve bu toprakları sonrasında size, yani çocuklarına bıraktılar. Bu nedenle, her ne kadar öldürmemiş veya çalmamış olsanız da, kılıç gücüyle o lanetli şeyi ellerinizde tutuyorsunuz; ve böylece babalarınızın günahkar marifetlerini haklı çıkarıyorsunuz; ve babalarınızın bu günahı, sizin, çocuklarınızın, üçüncü ve dördüncü kuşaklarınızın ve çok daha sonrasının başına çöreklenecek, ta ki kana ve hırsızlığa dayalı iktidarınız bu topraklardan sökülüp atılana kadar.”

gerçek_eşitlikçiler

İlk olarak 1649 Mart’ında Surrey’deki Aziz George Tepesi işgal edilip ekilmeye başlandı. Kazıcılar azizlere inanmayı reddettikleri için burayı sadece George Tepesi olarak andılar. Toprak zayıftı fakat Kazıcılar Doğruluğun Kralı ve pratik tarım teknikleri ile toprağın verim kazanacağına inanıyorlardı. Yerel toprak sahiplerinin herkese parasız yiyecek, içecek, giyecek ve barınma vaadeden Kazıcılar hareketinden şikayetçi olmaları çok uzun sürmedi. Yeni Ordu’ya yaptıkları çağrıdan olumlu bir sonuç alamayınca Kazıcılar’a karşı sistematik ve örgütlü saldırılara başladılar ve kundaklamalarla durum kontrolden çıktı. Kazıcılar 1649 Ağustos’unda Cobham Fundalığına taşınmak zorunda kaldılar. 1650 yılında açılan davalarda herhangi bir konuşma ve savunma hakları olmaksızın yargılanarak suçlu bulundular ve işgal ettikleri toprakları tamamen terketmeye zorlandılar. Tüm insanlar için güzel bir dünya umudu bir kez daha yasalar yoluyla darmadağın edildi.

“Ve adil itirazlarınızı önlemek için şunu bilmelisiniz; alıp satmamalıyız. Para, artık (dünya üzerindeki topluluğumuz geliştikten sonra) bazılarını sınırlarken bazılarının önünü açan büyük tanrı olmamalı; çünkü para dünyasal bir şeydir. Ve elbette ki kralımız, adil yaratıcı, insanlardan bazıları, kendi türlerinden diğerlerine ellerinde o madenle (gümüş ve altın) gitmedikçe onlara ne yemek ne de giyecek verilmemesini asla emretmedi. Şüphesiz bu, paranın üzerine resmini koyduran, (toprak sahiplerinin de onun dalları olduğu) ete kemiğe bürünmüş tiranın projesidir. Ve onun resmini ellerindeki altın veya gümüşün üzerine bastırmadıkça kimsenin alıp satamaması, bir şey yiyememesi, bir şey giyememesi veya insanlar arasında rahat bir yaşam sürememesine neden olan bu günahkar kanunu yapıyorlar.

Kalplerimizdeki amacı açıkça, dalkavukluk yapmadan beyan etmedeki sevgimize karşılık sizden de homurdanmadan veya tartışmadan sevgi ve aynı içtenliği bekliyoruz; sizinle aynı suretten ve kalıptan yaratıklar olarak burada başka hiçbir amacımız yoktur. Tek gayemiz, tüm savaşların, kan dökmenin, hırsızlığın ve insanları sefalet içerisinde tutan köleleştirici yasaların nedeni olan özel mülkiyet adlı lanetli şeyi engellemek amacıyla adaletli eylem yasasını izlemektir.”

Kazıcılar, bugün modern anarşizmin ve tarım sosyalizminin öncüleri olarak anılmaktadırlar. Toprak hiç kimsenin ancak hepimizin olsun diyen cesur İngiliz köylüleri için yazılmış Kazıcılar şiirini Gezi direnişi için besteleyen Işığın Yansıması 17.yy’dan bugüne ormanımıza, suyumuza, dağımıza, taşımıza, emeğimize, hakkımıza, yaşamlarımıza sahip çıkmak için bize de bir mesaj veriyor; Ayağa kalkın şimdi…

Siz soylu kazıcılar hepiniz
Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi

İşlemek için çorak toprağı
Bakışları altında soylu atların
Kazmanızı küçümsüyorlar
Ve namusunu insanların

Siz soylu kazıcılar hepiniz
Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi
Evlerinizi yıkıyorlar
Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi
Evlerinizi yakıyorlar
Korkutmak için kentlerdeki yoksul insanları

Siz soylu kazıcılar hepiniz
Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi

Sopadır tek yasaları
Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi
Sopadır tek yasaları
Yoksul insanları dehşete düşürmek için

Siz soylu kazıcılar hepiniz
Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi.

 

 

Meltem Bilir

Kaynaklar:

http://bcw-project.org/church-and-state/sects-and-factions/diggers

https://tr.wikipedia.org/wiki/Diggerlar

http://www.teorivepolitika.net/index.php/arsiv/item/287-kaziciliar-bildirisi-toprak-ve-ozgurluk

Dünyalılar (www.dunyalilar.org)

Rastgele Haber

Bir kenti hayata döndüren müzik

Bir kenti hayata döndüren müzik: Leningrad Senfonisi II. Dünya Savaşı’nın en ağır kuşatmalarından Leningrad Kuşatması, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir