Home / Güncel / Gezi Partileşirse Ne Kadar Oy Alır?

Gezi Partileşirse Ne Kadar Oy Alır?

Ankara_Kızılay_Meydanı'nda_Gezi_protestosu

 

Şimdi herkes şu soruyu soruyor? Gezi hareketinin siyaset olarak anlamı nedir? CHP tabanını mı temsil ediyor? Ve en önemlisi bazı çevrelerde şimdiden fısıldanmaya başlandı:

Acaba bir Gezi Partisi kurulur mu? Kurulursa ne kadar oy alır? Bu sorular yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Eski bir araştırmacı olarak bu soruların peşine düştüm.

Gezi’yi başlatanların siyasi profili neydi? 

Aslında Gezi, hiç hesaba katılmayan bir kesim tarafından başlatıldı. Bu profil, kentli, apolitik, düzenden umudunu kestiği için sandığa gitmeyen, küçük partilere oy vererek farklı oluşumlar denemiş, ama baraja takılmış, ya da bağımsız adaylara oy vermiş insanlardan oluşuyor.. Bunu son seçim sonuçlarıyla açıklayalım.

Gezi muhalif cephe oluşturdu


AKP 2011’de geçerli seçmen oyunun yüzde 42.6’sını aldı. Sandığa gitmeyenlerin oranı yüzde 12.8, oyları geçersiz sayılanların oranı yüzde 1.8.  Barajı geçemeyen partilere oy verenlerin toplamı 3,8, bağımsız adaylara oy verenlerin oy oranı da yüzde 5.6. Üstelik bağımsızları çatısına alan BDP de hareketi destekliyor. Bunların toplamı da yüzde 24 ediyor.  CHP’nin 2011 seçimlerinde geçerli oylar içindeki oranı yüzde 22’dir. CHP’yi de içine alırsanız ortaya Gezi’nin arkasına düşen yüzde 46’lık, araştırma sonuçlarıyla da rakamsallaştırılan, “otoriterliğe karşı” bir muhalif blok ortaya çıkıyor .

MetroPOLL araştırma şirketinin Today’s Zaman için Haziran ayında yaptığı son araştırmaya göre, halkın yarısının otoriterliğe tepki duyması bu cepheyi açıkça doğruluyor. MHP seçmenlerinin Erdoğan’ın otoriterleşmesine tepki duyduğu açık olsa da MHP’yi bu bloğa almadım. BDP oylarını çıkarırsak yüzde 24’den geriye yüzde 18.4’lük bir kitle kalır. Oyları sandığa yansımayan 18.4’lük kitleden, yüzde 3.8’lik “diğer”in çoğu küçük muhafazakar partilere eğilimli yüzde 3’ü çıkarırsak, geriye kalan 15.4’ün tamamına yakınının direkt Gezi’nin destekçisi olduğunu söyleyebiliriz.

Tabii bu rakamlar, 2001’i temsil ediyor. Şu an toplam seçmen sayısının 52 milyona ulaştığı ve otoriterliğe tepkinin ilk defa oy verecek genç seçmenler arasında daha yoğun olduğu düşünülürse, Gezi oy oranına iki üç puan daha eklemek mümkün.

MetroPOLL’un araştırmasına göre “ bugün seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz” sorusunu yanıtsız bırakanların ve protesto oyu kullanacakların oy oranı ise yüzde 16.3. Bu yüzde 16.3’lük kesime diğer partilerin temsil ettiği yüzde 5’i ve BDP’nin oyunu eklerseniz de yukarda gösterdiğim muhalefet cephesinin oy oranı yüzde 27 çıkıyor. Bu kitlenin 24’ten 27’ye gelişi ise 2011’den 2013’e seçmen sayısının artışı ile açıklanabilir.

Yüzde 15’4’lük kesim, 50.369 milyonluk toplam seçmen tabanında, yaklaşık 7,8 milyonluk çekirdek bir kitle anlamına geliyor. İşte bir avuç çapulcunun bugün siyaset sahnesinde varolan boşlukta ciddi bir siyasi aktör haline gelmesinin arkasındaki matematik bu.

Tabii, Gezi’nin bir partisi yok henüz. Ama gençler arasında böyle bir oluşumun hazırlıklarının sürdüğü haberini alıyoruz. Online platformlarda, son derece demokratik bir şekilde katılımcılar  parti felsefesini, tartışıyor, fikir belirtiyor, görüşlerini ekliyorlar.  Ancak Gezi’nin diğer ilginç yönü, hareketin hem CHP hem AKP seçmenlerinin bir bölümünün boşlukta yüzmesi sürecine denk gelmiş olmasıdır.  Gezi’den önce de, hem CHP yönetiminin “yeni CHP” olmaktan vazgeçip tekrar ulusalcı çizginin egemenliğine geçmesi ve sosyal demokratların mutsuzlaşması, AKP’nin de sekuler, demokrat kesimleri dışlamasıyla, aslında birbirine benzer profildeki iki kanalın dip akıntısından söz etmek mümkündü. İşte olası Gezi Partisi’nin asıl gücü bu iki kanalı kendisinde toplama potansiyelinde yatıyor.

CHP iki çekirdekten oluşuyor

Aslında laik tutumla özdeşleştirilen CHP kitlesinde, Konda’nın yaptığı CHP araştırmasına göre, bugün ulusalcılarla sosyal demokrat olarak nitelenen daha liberal grup tabanı yarı yarıya paylaşıyor. Parti yönetiminde ise ulusalcı kanadın sesi daha yüksek çıkıyor. Bu da partinin tamamıyla katı laik/ulusalcı algısına oturmasına yol açıyor ve tüm yorumlar bu düzlemden yapılıyor. Aslında partinin diğer yüzde 50’sinin partiyle bir siyaset ilişkisi yok; partinin performansını hiç beğenmese de, AKP’nin yaşam tarzı tehdidinden ve partiyle kuşaklar boyu  süregelen ilişkisinden ötürü her seçimde, “”kerhen” gidip oyunu atıyor.

AKP’den kopan liberal/demokratlar


Diğer yandan 2011 seçimlerinden sonra AKP’nin seçmen profiline baktığımızda karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor: AKP’ye oy veren seçmen 21 milyon 466 bin seçmen içinde kendini seküler, liberal, olarak tanımlayan yüzde 30’luk bir merkez grup var.

MetroPOLL araştırmasına göre de AK Parti’li seçmenin yüzde 27’si hükümetin otoriterleştikleri yönündeki algıya katılıyorlar ve yine AK Partililerin yüzde 33’ü yaşam biçimlerine ve tercihlerine devletin müdahalesinin arttığını düşünüyorlar. Bir anlamda bu sekuler kitlenin rahatsızlığı araştırmayla doğrulanmış oluyor. Diğer yandan yine 2011 seçiminden sonra Erdoğan tarafından Anar’a yaptırılan araştırmada, bu yüzde 30’luk kesimin yüzde 43’ü veya toplam AKP seçmenin yüzde 13’ü kendini sosyal demokrat ve liberal/demokrat olarak tanımlayanlardan oluşuyor.

2 milyon790 bin kişilik bu kesimle, gözünü MHP oylarına diken Erdoğan bağlarını çoktan kopardı. MetroPOLL araştırmasındaki parti oranları, son seçimlerdeki oyu yüzde 49,9 olan AKP içindeki sosyal demokratların kaymasını net bir şekilde doğruluyor.

Araştırmaya göre bugün seçim yapılacak olsa partilerin oy oranları şöyle çıkıyor:

AKP’nin oyu yüzde 35.3, CHP’nin 27; MHP 14.5, BDP ise 6.2. Diğer partiler ise yüzde 5. Öyle gözüküyor ki, AKP bu kaybını milliyetçi bir söyleme yönelip, tamamıyla MHP kitlesine oynayarak kapatmaya çalışacak.

Gezi’ye katılırlarsa


Gezi Hareketi, demokrasi talebini bir partide somutlaştırırsa, 7.8 milyonluk kitleye, AKP ile ortaklığını sona erdiren, CHP dışında kendine kanal arayan 2 milyon 790 bin kişiyi eklediğimizde rakam 11 milyona çıkıyor. Böyle bir oluşumun CHP’nin mutsuz sosyal demokratlarından ciddi bir kesimi çekeceği de güçlü bir ihtimal. 11,2 milyonluk  oy tabanından, sayısı 5.6 milyon olan bu kitledeki yüzde 50’lik bir kayma bile,  Gezi’nin oy tabanını 14 milyon kişiye getirir. Bu da yüzde 28’lik bir oy anlamına gelir. Gezi Partisi’nin kadrolaşması, örgütlenmesi, seçimlere katılması gibi varsayımlara bağlı bu rakam ilk seçimlerde abartılı bulunabilir. Ancak neresinden bakarsanız bakın böyle bir oluşumun minumum 10 milyonluk bir seçmen kitlesi olduğu görülebilir. Bu da Gezi Partisi’nin bir anda ana muhalefet partisi olması anlamına gelir.

Önümüzdeki seçimde olmasa bile, demokrasi talebine uygun, güçlü ve tüm Türkiye’yi kucaklayan bir zihniyetin hakim olduğu kadrolaşmayı başarması halinde partinin 15 milyonluk bir kitleye rahatlıkla ulaşacağı öngörülebilir.

Böyle bir oy tabanı olsa da parti girişiminin hayata geçip geçmeyeceğini zaman gösterecek. Partileşemese bile Gezi Hareketi, sivil bir oluşum olarak ve arkasındaki kitleye dayanarak, CHP’den daha güçlü bir etki alanı yaratacak. Evet, Gezi, statikleştiği varsayılan siyaset alanınında bir deprem yaratarak, “Yeni Türkiye” talebini, boşlukta umarsızca gezinen kitlelerin desteğini arkasına alarak Türk demokrasi tarihinde bir kırılma anını temsil eden bir ses haline geldi. Gezi Partisi bugün kurulsa da kurulmasa da, ortaya çıkan bu enerji Türk demokrasisinin, değişimin yönü olarak okunacak.

Şu anda, zaten CHP’nin yarısı ve AKP’nin demokratları boşlukta. Yüzde 13-15’lik, laik ama, düzenden umudunu kesmiş sandığa gitmeyen kitle var. Kararlılıkla, ciddiyetle Gezi Partisi oluşursa bu oyları alır. 2002 seçimleri öncesi kurulan, üç günlük AKP’ye kimse şans tanımıyordu, Yüzde 34 aldılar. Önemli olan konjonktürün ve toplumsal akıntının d

Ahmet Buğdaycı (ahmetbug@gmail.com)

New York’ta yayınlanan Posta212 adlı gazetede köşe yazarı olan Ahmet Buğdaycı, sosyal, ekonomik araştırmalar ve trend analizleri üzerinde uzmanlaşmıştır.

Yazarın diğer yazıları

http://dunyalilar.org/ey-gezici-arkadas-iktidara-nasil-gelirsin.html

http://dunyalilar.org/ey-gezici-arkadas-iktidara-nasil-gelirsin-2.html

http://dunyalilar.org/islam-demokrasi-misir-turkiye-abd.html

http://dunyalilar.org/gezi-kamuoyu-aktorlerini-nasil-teshir-ediyor.html

http://dunyalilar.org/gezi-direnisini-laik-chp-analiziyle-aciklamanin-tarihsel-yanlisligi.html

http://dunyalilar.org/amerikan-dusunce-kuruluslari-gelismeler-icin-ne-diyor.html

http://dunyalilar.org/dunyadan-turkiye-nasil-gorunuyor.html

http://dunyalilar.org/big-brother-degil-big-data-internet-kayit-altinda.html

 

 

 

 

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir