Home / Arka Bahçemiz / Hani “Çocuk” Hepimizindi?

Hani “Çocuk” Hepimizindi?

Savaşın ve barışın sözlük anlamı dışında sık sık kullanıldığı son günlerde, adaletin yahut daha ileri gidip eşitliğin filan sözünü edebilmenin ancak “belirli günler ve haftalar”a tekabül ettiği, alnı terli süreçleri teneffüs ediyoruz.

Böyle günleri, altını çizmek için çaba sarf ettiğimiz dertleri hatırlamaya harcamaktan başka türlüsü nasip olmayınca, yazıyoruz, okuyoruz, izliyoruz, dinliyoruz. İşte, sıra salıyoruz…

Bu memlekette çocuk, kamuya açık bir varlıktır. Hamilelik ile başlar herkesin fikri. Anne olacak kadın, sadece kendinden değil karnındakinden de sorumludur. Vatana yeni bir fert kazandıracaktır çünkü. Bunun bir usulü erkanı vardır. Öyle kolay değildir çocuk büyütmek. Sokakta yürürken dahi, hiç tanımadığı biri “İnce giydirmişsin çocuğu” diye azarlayabilir anne babayı. Çünkü çocuk, aileden önce milletindir bu ülkede. Her bir çocuk üzerinde söz hakkı vardır milletin. Ve hiç de sakınmaz sözünü!

Ne var ki, millet dediğimiz aygıt iki yüzlüdür.

Parkta çocuğu ince giydirdiği için anne-babasına fırça çeker ama televizyonda, aynı yaştaki çocukların üstüne bomba yağdığını görünce “E bir şey yapmışlar ki, askerimiz bunları öldürmüş?” der. Hiç durmaz ha, “Ama…” demez. “Katili kim?” diye sormaz. “Onun da bir anası babası var, yüreği yanmış mıdır?” diye dertlenmez. Vicdanı en fazla TV kanalını zaplamaya yarar.

O kanalı zapladıkça, Türk bayrağına sarılı çocuğu konur tabutlara, arasında hiçbir bağlantı kurmaz. Kurmasına izin verilmez!

 

2012 yılı daha dün. Hatırlatmakta fayda var;

– Mayın ve sahipsiz bomba patlaması sonucu 7 çocuk öldü, 16 çocuk yaralandı.

– Faili meçhul saldırılar sonucu 5 çocuk öldü.

– Resmi ihmal sonucu 10 çocuk öldü.

– 2 çocuğun ise ölümü kuşkulu, sebebi bilinmiyor.

– Güvenlik güçlerince şiddete uğrayan 45 çocuğun 2’si öldü, 43’ü yaralandı.

– Toplumsal alanda ise, şiddete uğrayan 9 çocuk öldü, 9 çocuk yaralandı, 9 çocuk tecavüze uğradı ve 4 çocuk da tacize uğradı.

– Sadece 2012 yılında, tam 239 çocuk gözaltına alındı, 71’i tutuklandı.

Katili yargılanmamış çocuklarımızı gömdükleri toprağın üstünde, sözlük anlamı gibi ‘gerçek bir barış’ı cümle içinde kurmayı hayal dahi etmeden evvel, bir dakikalığına utanmış olmaya davet ediyorum, hepimizi.

Devlet eliyle çocuk cinayetleri, tecavüzleri, gözaltıları, tutuklamaları; o yılın günlerinden fazla ediyor. Ancak coşkuyla kutlamak gerekiyor 23 Nisan’ları. İlan etmek gerekiyor ulusal bayramı. Daha gürültüyle kutlamak, daha sesli okumak gerekiyor vatan millet şiirlerini. Daha gürültüyle ki, duyulmasın annelerinin, babalarının, kardeşlerinin, “evlat” çığlıkları.

Onlar gibi olmayan öteki çocuklar da, kendi kimlikleriyle en azından ‘eşit’ olsun.

Kaynak :

Ülkühan Zekioğlu – BİA

* İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Raporu verileri.

www.dunyalilar.org

Rastgele Haber

Uçsuz Bucaksız Bir Evren…

Bana sorarsanız uzayı zamanı düşünmek, güneş sistemlerinin fotoğraflarını görmek bile içimi genişletiyor. Bir zerre olmak …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir