Home / Güncel / Hiç Kimse Ya da Herkes

Hiç Kimse Ya da Herkes

“Başlangıçta her şey yumurtaydı… Caniler yumurtaydı önce, kurbanlar yumurta…Dünyadaki yaşam, yumurtadan çıkan canlıların birbirlerini yemesi üzerine kurulmuştur.” (S: 7) İşte, “Milletül vatan, Ümmetül İslam, bekaı devlet; kısacası DAVA için çalışanların kadim hukuku”nda ( s: 9) yumurtaların günü geldiğinde kırılması kaçınılmazdı.

Hiç Kimse- Mine G. Kırıkkanat- Bayram Sarı- Dünyalılar

“Sinek Sarayı”, “Bir Gün Gece” ve “Destina” nın yazarı Mine G. Kırıkkanat, “Kırmızı Kedi Yayınları”ndan çıkan son romanı Hiç Kimse’de, Paris’in Lafayette sokağındaki bir apartman katında öldürülen 3 PKK’lı kadın militanın ve cinayetlerinin ardındaki gizi anlatırken; şimdi Fransa’da tutuklu olanı zanlının piyon olduğunu ve buharlaşan gerçek tetikçinin- azmettiricinin de faillerini deşifre etmekte, okuru tehlikeli/ gerçeküstü çıkarımlara götürmektedir. Özellikle milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırıldığı bu zamanda okunması gereken önemli bir kitap “Hiç Kimse!”  Mine G. Kırıkanat, “Son romanım Hiç Kimse’de, gerek Türk, gerekse Fransız medyasında yer alan ifadeler ve zaten herkesin bilip kimsenin dillendirmediği savlardan bir kurgu ördüm. Gerçeğe çok yaklaşmış olacağım ki AKP’li dinciler, PKK’ci Kürtçüler el ele verip saldırdı. Twitter hesabım hack’lendi, başıma gelmedik kalmadı” sözlerinden yola çıkarak, yazarın hangi akrep deliğindeki çıkar ilişkilerine çomak soktuğunu tahmin edebiliriz.

9 Ocak 2013’te Paris’te öldürülen kadın militanların arasındaki asıl hedef Sakine Cansız ve Moksova’da  suikaste uğrayan Kürt asıllı mafya lideri arasında nasıl bir bağlantı olabilirdi? PKK’ye silah sağlayan en önemli isimlerden biriyle, örgütün Avrupa’daki bilgi bankası/ irtibat bürosu elemanı Kürt/ Türk siyasetinde nasıl bir tehlike oluşturdu? Cinayetler, uyuşturucu ve silah ticaretinin bilgilerinin ortaya dökülmesinden, istihbarat birimleri ve terör örgütü arasındaki ilişkilerin ortaya çıkmasından korkulduğundan mı gerçekleştirildi? İşlenen bu cinayetlerin CIA’den onay alınmadan işlendiğini kim söyleyebilir? CIA bu suikastlar karşılığında ne gibi bir çıkar elde etti? Bu soruların yanıtları, Barselona, Paris ve Moskova’daki ilişkiler, kumpaslar; Ankara-İmralı hattındaki buluşmalar, istihbarat dünyası, tetikçilerin psikolojisi, ülkelerin dış politikaları, istihbarat kurumlarının terör örgütleriyle ilişkisinin hiç düşmeyen temposundaki kitabın satır aralarında gözden kaçmamaktadır.

Kitapta, İmralı’da devlet yetkililerinin, istihbaratın ve Abdullah Öcalan’ın yaptığı kirli bir pazarlığa tanıklık ediyoruz. “Sürprize hazır mısın? Öneriyi sana bizzat Sayın Öcalan yapacak! Bize önceden açıldı, düşündük, taşındık, mantıklı bulduk, kabul ettik.” Ellerini başından yukarı kaldırıp katladı, kendisinden uzun boylu birini tarif ederken, “Bir numara onayladı!” diye sürdürdü. “Sayın Öcalan, az önce buradaydı. Detayları konuştuk, anlaştık. Ama ben, senin böyle bir öneri benden gelse bile tereddüt geçireceğini, ancak Sayın Öcalan’ın ağzından duyarsan kabul edebileceğini düşündüm. Böyle işlerde, vatan yararına inanmak önemlidir, bilirim…” ( s: 28) “Demek Barış Süreci sayesinde terörist başı APO’dan vatana hizmet için yanıp tutuşan, bu yolda önerilerde bulunan ‘Bir Bilen’ dönemine, Sayın Öcalan’a geçilmişti. (s:29) Militanlara terörist denilmiyor. Abdullah Öcalan ise ‘terörist başı, bebek katili’ ünvanından ‘Sayın’lığa yükseldi. Akil adam, sağduyulu falan diye iltifatlara gark ediliyor.” ( S:109)

Yukarıda, romandan alıntıladığımız bölümlerde Abdullah Öcal’ın, Türk istihbarat elemanlarını kendi tetikçisi gibi kullandığını okuyoruz. Lafayette sokağındaki infazların ardında yatan gerçeğin dışında burada, yazarın asıl üzerinde durmamızı istediği saptamanın; devletin yıllarca terörist dediği bir oluşumla nasıl böyle bir pazarlığa tutuştuğudur. Dokunulmazlık görüşmelerinde Meclis’te söz alan HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, “Erdoğan çözüm sürecinde bizi aradı, Kandil’e gittiniz ne oldu” diye sordu. Mahkemelerde bizi kimlerin oraya gönderdiğini açıklarız.” Roman ile paralellik taşıyan bu söyleminin altından, kitapta da sözü edilen İmralı/ istihbarat görüşmelerinin detayı mı çıkacak? Bu ülkenin yurttaşları olarak, varsa yapılan tüm kirli siyasi anlaşmaların ortaya çıkmasını  istemek, günümüz için hayalci ve tehlikeli bir yaklaşımdır.  İktidarın  savaş yanlısı söylemlerinde Abdullah Öcalan ismi artık yer almıyor, ağır hakaretler edilip suçlanmıyorsa, halkın oyları ile seçilen  HDP milletvekilleri terörün tek nedeni olarak halka dayatılıp, dokunulmazlıkları yargılanmaları için kaldırılıyorsa; yoğun bir sisin ardında kalan gerçekleri öğrenebilmemiz için, iklimi güneşli güzel günlere doğru değişime zorlamak gerekiyor sanırım.

Bayram Sarı

www.dunyalilar.org

Rastgele Haber

referandum

‘HAYIR’IN DA BİR DİLİ OLMALI

‘HAYIR’IN DA BİR DİLİ OLMALI Evet ve Hayır ideolojisinin ‘dilsel’ alandaki savaşımı dikkat edilmesi gereken …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir