Home / Güncel / Hırsız yargıyı çalıyor…

Hırsız yargıyı çalıyor…

Hırsızlık suçtur. Hırsız yakalanır ve yargılanır. Eğer hırsızı yakalayan adam da suçluysa, bu hırsızın suçunu yok etmez, yargılanması gereken iki suçlu olur.

Gece yarısı evinize çalmak için giren bir hırsızı suçüstü yakalasanız, hırsız da “beni hırsızlık yaparken yakalamaları bana komplodur” diye bağırmaya başlasa, acaba durum tartışmaya açılır mı?

Örneğin, polis hırsızı almaya gelmekten vazgeçer mi?

Hırsızın hırsızlığı bırakılır da yakalayanın “niyeti” sorgulanır mı?

“Canım o zaten hırsız elbette hırsızlık yapacak, zaten hep yapıyordu neden bugün yakalıyorsunuz, kötü niyetli olmasanız bugün yakalamazdınız” denir mi?

Hırsızlık suçtur. Hırsız yakalanır ve yargılanır.

Eğer hırsızı yakalayan adam da suçluysa, bu hırsızın suçunu yok etmez, yargılanması gereken iki suçlu olur.

Bizim ülkemizde hırsızı bırakıp, yakalayanı tartışıyorlar, sanki yakalayan suçluysa hırsızlık suç olmaktan çıkacakmış gibi garip bir tartışma sürüyor.

Tartışma o hale geldi ki yakalayan “kötü niyetli” olduğu için hırsızlığın serbest bırakılması, soruşturulmaması hatta karakolun da hırsıza bağlanması gerektiği iddia edilmeye başlandı.

Bir siyasi iktidarı hırsızlık yaparken yakalamanın “darbe” olduğunu söyleyenler bile çıkıyor.

Eğer bu toplumda haysiyet, dürüstlük, onur gibi kavramlar yerleşmiş ve içselleştirilmiş olsaydı, hırsızlık yaparken yakalanan iktidar zaten istifa ederdi, ne kendisi ne de yandaşları yüzsüzce “bizi devirmek istiyorlar” diye bağıramazdı.

Kabinesinin neredeyse dörtte birinin adı yolsuzluk soruşturmalarına karışmış kaç siyasi iktidar var yeryüzünde? Kaç ülkede böyle bir hükümet iktidarını sürdürebilir?

Kaç ülkede böyle bir iktidarın içindeki hırsızların yakalanmaması için polisler, savcılar işinden edilir, yargı sistemi değiştirilmeye kalkışılır?

Bizde böyle yapılıyor.

Şimdi öyle bir sistem kuruyorlar ki kimse iktidarın yolsuzluklarını soruşturamayacak, iktidarın içindeki hırsızları yakalayamayacak.

Biz de dürüstlükten açıkça vazgeçen bir iktidara güveneceğiz.

Niye hırsızlara güvenelim?

Bunun mantıklı bir cevabı var mı, aslında hırsız değiller de iftiraya mı uğradılar, o ses kasetleri, ayakkabı kutusundaki paralar, yatak odalarındaki kasalar, uçak dolusu altınlar ne?

“Hırsız değiliz” demiyorlar zaten, sadece “bizi yakalayanlar çok kötü niyetli” diyorlar, o kötü niyetlerin kanıtlarını ortaya koyun, mahkeme ikinizi de yargılasın.

Hayır, öyle yapmıyorlar, ortaya kanıt koymuyorlar, bir laf kalabalığıyla hırsıza güzellemeler düzüyorlar, yetmiyor bir de hırsızın neden yakalanmaması gerektiğine dair “tezler” uyduruyorlar.

Hırsızların böyle alkışlandığı, ahlaken çökmüş, değerlerini yitirmiş, utanma duygusunu kaybetmiş kaç toplum vardır yeryüzünde acaba?

***

“Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu” ertesinde siyasal iktidar, AB uyum sürecinde yapılan her düzenlemeden fazlasıyla bunalır oldu.

17 Aralık öncesi en çok bunaldığı 2002 yılında Avrupa Birliği kriterlerine uygun olarak çıkarılan “kamu ihale yasası” idi, son zamanlara doğru ise Sayıştay bunaltmaya başladı.

Şimdilerde ise 2004 yılında AB kurallarına uygun olarak çıkarılan Adli Kolluk Yönetmeliği, 2010 yılında kabul edilen ve hem AB hem de Venedik Kriterlerine uygun olarak düzenlenen Hakim Ve Savcılar Yüksek Kurulu yasası siyasal iktidarın canını çok sıkıyor.

AB kriterleri siyasal iktidarı dürüstlüğe zorladığı için fazlaca rahatsız edici bulunuyor.

Siyasal iktidarı kapsayan bir “yolsuzluk ve rüşvet” iddialarının üzerini tamamıyla kapatmak ve bundan böyle siyasal iktidara yönelik yolsuzluk iddialarının asla ve kat’a dillendirilemeyeceği bir ülke inşa edilmek isteniyor.

Yargının öldüğü “Yeni Türkiye.”

En fazla oyu alanın en fazla hırsızlık yapmasının serbest olduğu bir Türkiye.

İspanya’da “kralın” kızı yargılanıyor, başbakanın yakınlarının yargılanamadığı Türkiye.

Mehmet Altan – Gazete360

Dünyalılar

Editörün Notu: Mehmet Altan’ın yıllarca AKP hükümetinin en sadık gazetesi Star’da yıllarca yüksek maaşlar karşılığında AKP lehinde yazılar yazdığını hatırlatmak isteriz.

Rastgele Haber

Flört şiddeti nedir?

Kadınlar için korkutucu bir deneyim! Korkmayın… Ama flört şiddetinin şiddete açılan kapılarından biri olduğunu da …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir