Home / Güncel / İnsanlar, Dualar, Şeytanlar

İnsanlar, Dualar, Şeytanlar

insanlar-dualar-seytanlarAkşamı zor ediyoruz. Tarihin hiçbir döneminde bu denli çalışıp bu denli uykusuz kalmamıştık. Buna karşın açız ve yokluk içindeyiz. Piyasa hepimizi iliklerimize kadar etkisi altına almış. Bu kasırgada savrulmadan kalanlarsa raflarımızda duran bir kaç eski kitap hepsi bu. “Artık iyi yaşamak mülkiyetle ölçülüyor”. Ve fakat yaşanan bütün bu sorunların nedeni olarak “dine hapsedilmiş” bir ahlakın eksikliği gösteriliyor.

Bu ahlakın peşinde koştuğunu zanneden bir ilahiyat profesörü de “Çağımızın Ahlak Bunalımı ve Çözüm Arayışları” isimli bir kitap derlemişti: Prof. Dr. Hüseyin Sarıoğlu. 2009’da derlediği bu kitapla çağın ahlak bunalımına çare ararken aslında bizlerin gözünden kaçıyordu, haberimiz olmadı. Asıl ahlaki sorunun kendisini sıfır atıflı makaleyle Türkiye Bilimler Akademisi’ne (TUBA) atayan sistemde olduğunu gördü ama görmemezlikten geldi. Eğer o kendi durumuyla yüzleşseydi belki de dünyada böyle kitaplara daha az ihtiyaç duyulacaktı. Ama o ahlakı hep başka yerlerde, başka kişilerde arıyordu. Sarıoğlu 2012’de atandığı TUBA’nın asli üyesidir ve ataması yapıldıktan üç sene sonra FBI’ın verdiği istihbaratla evine yapılan operasyonda bilgisayarında yapılan incelemede çok sayıda çocuk pornosu videosuna ulaşılmıştır. Peki 2009’da, “ahlak mahlak kalmadı, ne olacak halimiz” diye hazırladıkları bu kitabı kim mi basmıştır? Söyleyelim:  Halen iki çocuğa cinsel istismardan tutuklu bulunan Rize İl Özel İdare Genel Sekreter Yardımcısı ve Kızılay Şube Başkanı’nın da 2001-2003 yılları arasında Rize’de başkanlığını yaptığı Ensar Vakfı. Söyleyelim: Çorum Şube Başkanı’nın 2008 yılında cinsel tacizden tutuklandığı ve ceza aldığı Ensar Vakfı. Ya da şöyle söyleyelim: Karaman’da kendilerine emanet edilmiş 45 çocuğa tecavüz edilen Ensar Vakfı.

Yeni Türkiye’nin kutsallıkla bezenmiş, ahlakla yaldızlanmış din anlayışı çökmüştür. Ve bugün bu çöküşün nedenini kendi dışında arayacak kadar da körleşerek çökmüştür. Aslında ortada bozulan bir ahlak olmadığını, bozulduğu söylenen şeyin kendi öz-ahlakları olduğunu bilemeden çökmüştür. Bırakın İslam’ı temsil etmeyi, kendini bile temsil edemeyecek bir durumda yolsuzluklara, hırsızlıklara, çocuk pornosuna ve tecavüzlere bulaşan bu anlayış bozulan bir ahlak değil aksine çağın özbeöz kendi ahlakı olarak ülkenin tarihine kazınmıştır.

Yeni Türkiye’nin yeni ahlakı budur. Tam da bu nedenle bu ahlak bir yandan açık verirken diğer yandan da savunulmak zorunda kalınacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği”ne aykırı olarak açılan yurtlarda yapılan tecavüzlere karşın devletin kendi koyduğu kuralı ilk önce kendisinin çiğneyerek kutsadığı bu vakıf çağın ahlakının özetidir. Ve bu söz konusu ahlak patlak verdikçe, o yurtlarda, o ıslahevlerinde çocuklara neler yaşatıldığı açığa çıktıkça dinin geleneğine ve köküne daha fazla ineceklerine de şüphe yoktur. İktidarı sıkışınca dini yardıma çağıranların ne ilk örneği ne de son örnekleriyle doludur bu çağ. Şimdi de İslam dininin iki temel kaynağı olan Kuran ve hadis hiç tereddüt edilmeksizin yeniden yardıma çağırılacaktır. Tecavüzün yaşandığı Ensar Vakfı’nda cumhurbaşkanlığı külliyesinin imamı tarafından okunacak olan Kuran da işte bu nedenledir.

Ali Şeriati zamanında çağın ahlakını ne de güzel özetlemişti: “Bir Müslüman görürüz; sesini çıkarmaz, olup biteni dinlemez, hiçbir şey umurunda değildir; ama kendi düzeni ve tezgahı en küçük bir darbeye uğrasa feryadı arşa yükselir. Her gün yaşanmakta olan facialar onda, bir gazete haberi kadar bile merak uyandırmaz. ‘Allah’ım kereminle bizi…’ diye dua etmesinin ne etkisi olur? “Bizi” ne demektir?”.

Çağımızın bir ahlak bunalımı var mı? Hayır ahlak bunalımda falan değil. Bu çağın ahlakı hep buydu. Ahlakın kendisi budur ve bu çağın ruhudur! Ve bu ahlak anlayışı, Necm Suresine sızmaya çalışan şeytan gibi, dua eden milyonlarca insanın dualarına sızan çağımız şeytanının ta kendisidir. Ve her şeytan gibi, kendisini en olmayacağını düşündüğünüz yerde var etmektedir.

Ali Murat İrat

www.dunyalilar.org

Rastgele Haber

referandum

‘HAYIR’IN DA BİR DİLİ OLMALI

‘HAYIR’IN DA BİR DİLİ OLMALI Evet ve Hayır ideolojisinin ‘dilsel’ alandaki savaşımı dikkat edilmesi gereken …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir