Home / Güncel / İnternet kullanıcısının can simidi: VPN

İnternet kullanıcısının can simidi: VPN

Türkiye’de internete yönelik düzenleme çalışmaları malum. Youtube’a erişimin engellenmesiyle ayyuka çıkan mesele şimdi duruldu gibi geliyor çoğumuza ama yazıyı yazdığım şu an bile 29 bin 366 site erişime engelliydi. Elbette bu resmi rakam değil; bu konu hakkında zabıt tutmaya gönüllü grubun tespit edebildiği (yoksa rakamın 1 milyonu geçtiğiniiddia edenler bile var). Devletimizin ilgili kurumu vatandaşın bu konuya yönelik bilgi edinme taleplerini kabul etmiyor. Çünkü bunlar devletlerin sansür ligindeki küresel sıralamasını da etkiliyor (kol kırılsın, yen içinde kalsın).

 

Devlet sansürü işin bir boyutu. Popülerliği yüzünden de revaçta. Ama tek boyut bu değil. Siteler de pekala sansür uygulayabiliyor. Örneğin Facebook’un hoşuna gitmeyen bir konuya dair linkleri Facebook’ta paylaşmanız mümkün değil. Tarihe geçen pek çok örnek var. İnsanları, fikirleri birleştiren dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook’taki varlığımız, sesimiz, soluğumuz iki dudak cenderesinde. Sosyal medya halkın sesini duyuruyordu, herkese söz hakkı vermişti falan…

Devlet engeli, sitenin kendi engeli derken bir de kanuni engeller var. Yani telif haklarına bağlı kısıtlar. İnternet öncesi medya mecralarının kontrol edilebilir yapısından kalma düzenlemeler yani. Hatırlarsanız DVD’lerde bölge kodu diye bir şey vardı. Türkiye olarak 2 numaralı bölgede yer aldığımız bu denklem aynı zamanda film stüdyolarının dünyaya bakışını yansıtıyor:

Siyasi, coğrafi harita olur da ticari harita olmaz mı? Buyrun.

Siyasi, coğrafi harita olur da ticari harita olmaz mı? Buyrun.

Bu haritanın anlatmak istediği şu: biz yaptığımız filmleri dağıtıp pazarlarken bir öncelik sırasına sahibiz. Bu yüzden her bölgedeki filmseverlerin bizim istediğimiz zaman ve sırada yapımlarımızı izlemesi gerekir (çünkü biz fiyatları da bölgelere göre değiştiririz!). Dolayısıyla bir filmin sinemalara girmesi ve sonradan DVD raflarında yerini alma sırasında önce (Kuzey Amerika olarak bilinen) ABD ve Kanada, sonra Avrupa, Ortadoğu ve Japonya, ardından Uzak Asya, falan filan…

(Benim istediğim gibi yaparsan) tamamen özgürsün

DVD oynatıcılar satın alınırken bölge koduna sahipti. Yani 1. bölgeye ait bir ülkeden aldığınız oynatıcıyla 3. bölgeye ait DVD’leri izleyemezdiniz. Bazılarında sadece 2 ya da 3 kere bölge kodu değiştirme hakkı vardı. Sonra sonuncu seçime kitleniyordu. DVD’nin popüler döneminde bu garip düzenlemeye kullanıcılar “yürü git lan” diyerek basit tuş kombinasyonlarıyla kilitleri aştı.

Ama hak sahipleri DVD döneminden hiç ders almadığını internet çağında da gösterdi. Örneğin Digiturk ya da Tivibu’nun web hizmetine üyeyseniz yurtdışına çıktığınızda hiçbir şey izleyemiyorsunuz. Çünkü bu iki taşıyıcı kurumun içeriğini Türkiye sınırları dışından izletmesi yasak. Yoksa emin olun ne TTNET ne de Digiturk yurtdışında yaşayan Türk pazarını kaçırmak istemezdi (Digiturk bunun için başka bir pakete sahip. Ama seyahat eden Türkiyeli Türk’ün derdini çözmüyor yine de).

Video içeriğinin o kadar karışık ve çağdışı bir telif yönetim mekanizma ve mantığı var ki burada anlatmaya kalksam komaya girersiniz. Doğan TV Holding’deki yöneticiliğim döneminde en çok şaşırdığım şey bu olmuştu. Aklınızda tek şey bulunsun: korsan TV, video içeriği varsa boşuna değil. Çünkü bu işi yasal yapmak neredeyse mümkün değil. Neyse ki korsan izleme yöntemi var da bir şeyler izleyebiliyoruz. Yoksa hiçbir şeye ulaşamayacağız.

Bu yüzden ABD’nin meşhur televizyon ağı Hulu‘ya, dünyanın en büyük müzik hizmetlerindenPandora‘ya, Spotify‘a ya da böyle uzayıp giden nice siteye Türkiye’den erişemiyoruz. Peki zamanı, mekanı, coğrafyası, dini, yaşı, dili olmayan internette bizim Türkiye’de olduğumuz ne malum? Madden (fiziken) Türkiye’de, manen (ruhen) İngiltere’de olamaz mıyız?

VPN’in devreye girdiği an

İşte bu noktada devreye VPN (Virtual Private Network) giriyor. Derdi astral seyahat değilse de bu konuda da işimize yarıyor.

vappooo

VPN kabaca (ve epey eksik bir tanımla) şifreli (kriptolu) başka bir bilgisayar üstünden internete erişemeyi temsil ediyor. Bu yöntemde bilgisayarınız bağlanmak istediğiniz sitelere doğrudan değil, VPN sunucusu üstünden erişir. Böylece bütün veri akışınız şifrelenir (dışarıdan teknik takibi fayda etmez) ve internet ile aranızda bir perde, koruma kalkanı yer almış olur.

Bunu bir örnekle ve en Türkçe haliyle şöyle anlatabilirim herhalde.

– Eskişehir’de yaşıyorsunuz ve Paris’te bir VPN hizmetiniz var . Kullanıcı adı ve şifrenizi girip Paris VPN’e bağlanıyorsunuz.

– O andan itibaren internet ile bütün iletişiminiz Eskişehir’den değil; bağlı olduğunuz Paris’teki sunucu üzerinden gerçekleşir.

– Youtube’a erişmek istiyorsunuz diyelim. Bu durumda Paris’teki bilgisayara Youtube’a girmek istediğinizi iletirsiniz, gider bağlanır. Youtube’dan gelenleri şifreleyerek size; yani Eskişehir’e iletir.

– Youtube sizi Parisli bir kullanıcı zanneder. Teknik takip yapan devlet ya da şirketiniz ise sizi Paris’te bir bilgisayarla bağlantı kuruyor sanar.

– Böylece sadece Paris’teki (Fransa’da bulunan) kullanıcılara açık her hizmete de erişebilirsiniz.

– Eskişehir’den sizin internet bağlantınızı takip eden şirketiniz, devletiniz ya da başka bir kurum hattınızı dinlerken sadece Paris’te bir bilgisayarla kriptolu (anlaşılmaz) veri yığınları görür. Ne yaptığınızı, nereye bağlandığınızı bilemez, takip edemez, fişleyemez. Aynı sebeple sizi engelleyemez. Yani devletinizin ya da şirketinzin sansür duvarını da aşmış olursunuz.

– Ziyaret ettiğiniz site ve hizmetler de (VPN şirketiniz kimlik bilgilerinizi vermediği sürece) gerçek kimliğinize ulaşamaz.

– Farklı VPN sunucuları / hizmetleri kullanarak saniyeler içinde dünyanın dört bir yanına kendinizi taşıyabilirsiniz.

Her türlü engelin kesin çözümü

Esas kullanım amacı kurumsal güvenlik olsa da VPN bugün sansür, erişim engelleme ve takipten kurtulmak isteyenlerin kurtarıcısı haline geldi. Senelerdir VPN kullanan biri olarak bulduğum en iyi, uygun fiyatlı ve cazip şartlar içeren hizmet AceVPN oldu. Aylık 6 dolardan başlayan Premium ve yine aylık 15 dolardan başlayan Ultimate adlı iki seçeneğe sahip.

Her iki hizmetin ortak noktaları şöyle:

– Amerika, Kanada ve Avrupa’da farklı VPN sunucularından internete erişebiliyorsunuz. Böylece neredeyse internetin bütün coğrafi engellerini aşmak mümkün hale geliyor.

– Amerika’da şehirler bazında farklı bağlantılar var: Atlanta, Fremont, Illinois, Los Angeles, Las Vegas, Miami, New Jersey, Pennsylvania, Phoenix, Portland ve San Diego üstünden erişebiliyorsunuz. Kanada’da 1 sunucu var. Avrupa’daysa Fransa, Almanya İrlanda İtalya, Lüksemburg, Moldova, Hollanda, romanya, İspanya, İsveç, İsviçre ya da İngiltere üstünden bağlanabilirsiniz (maç linki peşinde koşan futbolseverler için nimet anlayacağınız).

– Her iki hesapla da yukarıda bahsi geçen bütün ülkelerin video akıtma hizmetlerini hiçbir engelle karşılaşmadan izleyebiliyorsunuz. Üstelik Türkiye’den kullanamadığınız Netflix, Pandora, Hulu gibi hizmetleri UnblockTV adlı sistem sayesinde sadece DNS değiştirerek VPN kullanmadan (dolayısıyla VPN kotanızdan yemeden) seyredebiliyorsunuz (gerekli bütün ayar ve yönlendirmeler yardım sayfasında bulunuyor).

– Her iki planda da aynı (tek) VPN hesabınızı (bilgisayarlar, tablet, cep telefonlarınız gibi) bütün diğer cihazlarınızda kullanabiliyorsunuz.

– Premium paketin aylık 50GB kotası var (sürekli kullanmayacağınızı düşünürseniz bu hiç az sayılmaz). Ultimate paket ise gerçek anlamıyla kotasız / sınırsız.

– Ultimate pakette bittorrent desteği de var. Premium’da bittorrent desteği yok. Çekmeye çalıştığınızda önce bir uyarı geliyor, sonra engelleniyor.

Kaynak : M.Serdar Kuzuloğlu 23.4.2013

Dünyalılar

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir