Home / Güncel / İşkenceci Kime Denir?

İşkenceci Kime Denir?

Bundan 16 yıl önce 21-22 Şubat 1997’de,  Arif Çelebi, Asiye Zeybek Güzel, Süleyman Yeter, Ayşe Yılmaz, Sultan Seçik, Sedat Şenoğlu ve 10 kişi MLKP davası altında gözaltına alındılar.

 

İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğüne götürülen bu kişilere, Tim şefi Bayram Kartal, yardımcısı Sedat Selim Ay, Yusuf Öz, Erdoğan Oğuz ve diğer polislerin tecavüz, taciz ve dayak içeren ağır işkenceler yaptıkları iddia edildi.

Daha sonra işkence gören kişiler Bayram Kartal, Sedat Selim Ay ve diğer polisler hakkında dava açtılar. İşkence davaları takipsizlik kararı ile düşürüldü fakat AİHM bundan dolayı Türk Devleti’ni cezalandırdı. Türk Devleti bu davalarda takipsizlik kararı verdiği için bu kişilere ağır cezalar ödemek durumunda kaldı. Fakat işkence yapan polisler, işkence suçundan dolayı yargılanmadı.

 Sultan Seçik ve Süleyman Yeter, filistin askısında işkence gördüklerinden dolayı 3 ay felçli kaldı. Hatta Sultan Seçik’in kolunun bir bölümünde doku kaybı oluştu. Asiye Zeybek Güzel gözaltındayken tecavüze uğradı. Bunun psikolojik raporları olmasına rağmen dava görülmedi.

Gönül Karagöz, 16 gün boyunca kaldığı gözaltında filistin askısına alınma, ağır dayak ve boğma girişimleri yaşadı. Çıktığında vücudu mosmordu. Sedat Şenoğlu, kaba dayağın yanı sıra askıya alındı ve o sırada testislerine işkence uygulandı.

 

Yukarıda anlattıklarım, hakkında 158 işkence davası açılmış Sedat Selim Ay’ın mağdurlarından yalnızca 5 tanesi. İşkence, tecavüz ve taciz gören bu insanlar gözaltından çıktıktan sonra bir kısmı yurtdışına yerleşti, bir kısmı psikolojik rahatsızlıklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor.

Peki, bu işkencecilere ne oldu? Bayram Kartal’a en son Taraf gazetesinin ulaştığını ve bir şirkette güvenlik görevlisi olarak çalıştığını biliyoruz. Yardımcısı Sedat Selim Ay ise 2012 yılında bu yaptıklarından dolayı ödüllendirilerek, Terörle Mücadeleden Sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcı’lığına atandı. Atanmasının ardından işkence gören kişiler, gazeteler ve vekiller bu atamaya karşı çıkarak, isyan etti

Başbakan Erdoğan ise Sedat Selim Ay için ‘Bazı medya grupları, bazı köşe yazarları yazdı diye bu arkadaşımızı yedirtmeyiz’ derken; atamayı gerçekleştiren İstanbul Valisi Mutlu, ‘Ben atadım, bu göreve layıktır’ demişti. MHP, BDP ve  bazı AKP’liler bu duruma karşı çıkmış hatta Bülent Arınç bu atamayı ‘özensizlik’ olarak nitelendirmişti.

Sedat Selim Ay ise bu durumu yazan ve tanıkların hikayelerini yapan gazetelere kendisine ‘işkenceci’ dedikleri gerekçesiyle dava açtı.

Bugün T24 haber sitesi, Marksist. org ile Evrensel Gazetesi’nde Terörle Mücadeleden Sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Sedat Selim Ay’a haberlerinde “işkenceci” dedikleri gerekçesiyle “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ettiği” suçlamasıyla açtıkları davanın ilk duruşması bugün İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmada gazeteciler T24’ün yazıişleri müdürü Metin Kıvanç Yener, T24’ün genel yayın yönetmeni Ahmet Doğan Akın, Marksist. org’un yayın yönetmeni olan Ozan Tekin suçlamaları reddetti.

Yener savunmasında iddianamede yer alan haberlerin özel haber olmadığını ve başka basın organlarında yer aldığını, haberlerde hiçbir yorumun yer almadığını, ayrıca Sedat Selim Ay’ın kendilerinden haberlerin kaldırılması için bir talebi olmadığını söyledi.

Doğan ise bu haberlerin çoğunlukla Taraf gazetesinden alındığını söyledi. Akın ayrıca yapılan haberlerin maddi gerçeklere dayandığını, ve bu konuda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın açıklamaları, Türkiye aleyhine açılan ve mahkumiyetle sonuçlanan davalar olduğunu dile getirdi. Tekin suçlamaları reddederek iddianamede yer alan derleme haberler olduğunu, gerçekleşmiş olaylara dair olduğunu ve haber değeri taşıdığını ifade etti.

Sedat Selim Ay daha önce de bianet, Taraf, OdaTV, Aydınlık Gazetesi ve Etkin Haber Ajansı’ndan (ETHA) çok sayıda gazeteci hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılık bianet, Taraf, OdaTV ve Aydınlık için takipsizlik kararı verirken ETHA hakkında “hakaret” ve “iftira” gerekçesiyle dava açılmıştı.

Hakkında onlarca ‘işkence’ davası açılmış bir kişinin haberini yazdığını ve yayınladığı için bu gazeteler cezalandırılmaya çalışılırken, hakkında onlarca dava açılan birinin ödüllendirilerek terfi ettirilmesi maalesef bir Türkiye gerçeğidir.

Bu kadar da olamaz dediğimiz herşeyin gerçekleştiği bu ülkede Sedat Şenoğlu’nun dediği gibi ‘işkence bir devlet politikasıdır’.

Rabia Çelik / Vagus Tv

Rastgele Haber

Başkaya: Büyük insanlık elini çabuk tutmalı

1930 ve 1980’den farlı olarak ‘nihai bir kriz’ yaşandığını belirten Doç. Dr. Fikret Başkaya “Kapitalist …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir