Home / Güncel / Kent Yaşamının Ruhsal Etkileri

Kent Yaşamının Ruhsal Etkileri

Kırsal yaşamla karşılaştırıldığında kent yaşamının pek çok avantajı olduğu bir gerçek; daha iyi iş olanakları, eğlence mekanları ve sağlık hizmetlerine ulaşım kolaylığı bu avantajlar arasında sayılabilir. Bununla birlikte kent yaşamı insanlarda büyük oranda stres de yaratabilmektedir ve bazı araştırmalar şizofreni, depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi hastalıkların kentlerde yaşayanlarda daha sık görüldüğünü göstermektedir. Bu bulgudan yola çıkan araştırmacılar, kentte yaşayanlarla kırsal kesimde yaşayanların beyinlerinin belirli stres koşullarına tepkilerini inceleyen bir çalışma yapmışlardır.

Heidelberg Tıp Fakültesi’nden ve Merkezi Ruh Sağlığı Enstitüsü’nden araştırmacılarla birlikte çalışan bir psikiyatr olan Andreas Meyer-Lindenberg’in geçmişte, psikiyatrik hastalıklara yönelik genetik risk taşıyan genç erişkinlerin beyinlerindeki anormallikleri araştırdığı bir beyin görüntüleme çalışması bulunmaktadır. Yeni çalışmada Meyer-Lindenberg, benzer yaklaşımı çevresel faktörlere uygulamak istediklerini söylemektedir. ‘Kent yaşamının risk ilişkisi herhangi bir genin katkısından çok daha fazladır. Çalışmamızın fikri, bu risk faktörüne sahip insanları ele almak ve beyinlerinde bir farklılık olup olmadığına bakmak’ diye açıklamaktadır.
BAŞLANGIÇ ÇALIŞMASI
Bir başlangıç çalışması olarak araştırmacılar yerel bir gazeteye ilan vererek kentlerden, kasabalardan ve köylerden toplam 32 sağlıklı Alman aradıklarını duyurmuşlardır. Çalışmada yer alan kişilerin beyinlerinin işlevsel manyetik rezonans görüntüleme ile kayıtları alınırken, eşzamanlı olarak aritmetik problemleri sorulmuş ve bilgisayardan diğer insanların gösterdikleri başarı arasında kendilerinin sıralaması hakkında bilgi verilmiştir (gerçekte böyle bir sıralama yokken, katılımcılarda performanslarına dair stres yaratılmak üzere bu yöntem uygulanmıştır). Ardından araştırmacılar katılımcıların stres düzeylerini daha da artırmak için performansları arasında onlara şu sözleri sarf etmişlerdir: ‘Bu problemleri çözmenin sizin düzeyiniz için çok zor olduğunun farkındayız fakat lütfen bizi anlayın, bu çalışma çok pahalı bir çalışma. O yüzden en azından katılımcıların en başarısız dörtte birinin üzerinde bir başarı elde etmeye çalışın!’. Kalp atım oranı, kan basıncı ve stres hormonu düzeyi gibi ölçümlerle bu cümlelerin kişilerin stres düzeyini artırdığı belirlenmiştir.

 

AMİGDALA BÖLGESİNDE AKTİVASYON ARTIŞI
Görüntüleme çalışmaları, kentte yaşayan insanlarda kırsal kesimden gelenlere göre sosyal stresle karşılaşma durumunda beynin amigdala bölgesinde daha yüksek oranda bir aktivasyon artışı olduğunu göstermiştir. Geçmiş araştırmalar amigdalanın diğer bazı görevlerinden başka, sosyal tehditleri belirleme rolünün olduğunu ve anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerde daha fazla aktivite gösterdiğini açığa çıkarmıştır. Kentte yetişen insanlarda ise o sırada nerede yaşadıkları fark etmeksizin değişik bir sonuç elde edilmiştir: Perigenual anterior singulat korteks (pACC) adı verilen, bazı araştırmalarda şizofreni ile bağlantısı gösterilen ve emosyon ve sosyal süreçlerde görev alan bölgede aktivite artışı gerçekleşmektedir. Meyer-Lindenberg’e göre bulgular, pACC’in erken yaşamdaki çevresel etkilere maruziyetin sonuçlarına daha fazla işaret ederken, amigdalanın kişinin şimdiki zamanda içinde bulunduğu koşullara karşı daha fazla hassasiyet gösterdiği şeklinde yorumlanabilir.
Yeni gönüllülerle yapılan yeni deneyler bulguları güçlendirmektedir, öyle ki halihazırda yaşanılan şehrin büyüklüğü arttıkça, sosyal stres sırasında amigdalada görülen aktivite artışı da artmaktadır. Bununla birlikte çocukluk döneminde şehirde geçirilmiş olan zaman uzadıkça ise pACC aktivite artışı belirginleşmektedir. Çalışma sonuçları Nature dergisinde internetten yayımlanmıştır.

Meyer-Lindenberg beyindeki bu değişikliklere kent yaşamının kendisinin yol açtığını düşünmektedir ve ekibinin, beyin aktivitesindeki bu değişikliklerle eğitim, gelir gibi demografik veriler ya da duygudurum ve kişilik ölçümleri arasında bir ilişki bulamadığını da eklemektedir.
Chicago Üniversitesi’nden sosyal nörobilimci John Cacioppo, kent yaşamının beynin sosyal streslere olan duyarlılığını arttırarak psikiyatrik hastalık riskini arttıracağı yönündeki görüşün, üzerinde durulmaya değer bir görüş olduğunu söylemektedir.

www.dunyalilar.org

Rastgele Haber

Bir Yanılsamanın Geleceği-Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları – Sigmund Freud

Sigmund Freud İnsanlık doğa üzerindeki denetimini devamlı olarak ilerletmişken ve daha da büyük ilerlemeler yapabilmeyi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir