Home / Güncel / Küçük Yaşta Evlilik Büyük Geliyor…

Küçük Yaşta Evlilik Büyük Geliyor…

“Küçük yaşta evlenen mağdurlardan biriyim” diye başlıyor söze… Van’da bir toplantı salonunda herkes pür dikkat onu dinliyor. O ise belki de ilk kez birilerinin kendisini dinlediği bir ortamda iç sıkıntısıyla konuşmaya devam ediyor: “13 yaşımda, herkes okula giderken ben 30 yaşında bir adamla evlendirildim. Hiç tanımadığım, hiç görmediğim, sadece babamın arkadaşının oğlu olduğunu bildiğim biriydi. Sırf bunun için beni evlendirdiler. O şahsı gördüğüm zaman, sanki karşımda babamı görüyordum. Hiçbir gün yanına yaklaşamadım, evde olduğu zaman çok korkuyordum. Odasına bile giremiyordum. Her zaman baba gözüyle baktım ona. O yüzden babaları şiddetle kınıyorum. Halen de o psikolojiyi içimden atamıyorum.”

Şimdi 37 yaşında. Çocuk Gelinler projesinde yaptığımız saha çalışmasında, onun yaşadığı acılı sürece sadece birkaç dakika dinleyerek tanıklık ettik. Ama bu satırlara sığdırdığım cümleler bir kadının bütün yaşamıydı, her anıyla bu acıyı yaşadığı ve büyük olasılıkla değiştiremeyeceği…

Küçük yaşta zorla evlilikler, her yıl binlerce kadının yaşamını elinden alıyor. Eşitsiz cinsiyet ilişkileri, ev içi rollerin çizdiği katı sınırlar, sağlık sorunları, yoksulluğun kadınlaşması, aile içi şiddet gibi mağduriyetler kadınların boğazında birer demir leblebi gibi; ne yeniyor ne yutuluyor.

Kuşaklar öncesinden devralınan mirasın sorgulanmaksızın kabul edilip uygulanması, ilk önce ve en çok kadınlarla çocukları mağdur ediyor. Daha adını söyleyebilecek kadar bile büyümeden, sandıklar dolusu çeyize sahip çıkması beklenen kız çocuklar, çocukken gelin, gençken yaşlı oluvermekten kurtulamıyor. Sokakta oynarken birden bire kendini bir adamın koynunda buluyor, bedenini tanımadan başka bir bedene bağışlıyor, ruhunu özgürleştirmek şöyle dursun tutsaklığı kader diye belleyip onu bile sevmeye zorlanıyorlar ve bunun acısı hiç geçmiyor.

Kadın alanındaki çalışmalarıyla bilinen akademisyen,  aktivist Gülnur Elçik, “Bu topraklarda; bencilce bir hezeyanla mürüvvet görelim diye, ne olduğunu bilmeden nesillerdir koruyageldiğimiz ve onun için insan kesmeyi onurlu bir şey sandığımız ‘namus’ yerinde dursun diye, soframızdan bir tabak eksilsin de eksik eteği kocası doyursun diye evlendiririz çocuklarımızı” diyor.

Çocuk evlilikleri, istatistikleri birçok açıdan altüst ediyor. Zira kayıtlara geçen vakaların yanında hiçbir biçimde belgelere yansımayan evlilikler de söz konusu. Örneğin, dinsel ritüellerle yapılanlar. Türkiye’de, kendini dini kanaat önderi olarak gören ancak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmen görevlendirmediği bazı kişiler ‘imam nikâhı’ adı altında, çiftleri, yaşlarına bakmaksızın evlendirebiliyor. Yaşı küçük bireylerin evlenmesi törensiz de gerçekleşebiliyor; aileler aralarında anlaşarak kız ve oğlan çocukları, yasal evlilik yaşına ulaşana dek birlikte yaşamaya zorlayabiliyor. Bu birliktelikler resmi bağ olmaksızın yıllarca sürebiliyor. Ancak kendi çocukları ilköğretime başlama yaşı geldiğinde, kimlik belgeleri olmadığı tespit edilirse nikâh zorunluluk halini alıyor.

“Babalarımıza anlatın,” diyor Düzce’den bir lise öğrencisi kız çocuk; “Çocuklarını evlendirmenin suç olduğunu bilsinler. Kanuna karşı gelmesinler. Biz koca değil eğitim istiyoruz, okuyup meslek sahibi olmak istiyoruz. Bunu yaparsak kimi seçeceğimize de kendimiz karar veririz.” Medeni Kanun’a göre, kadın ve erkeklerin evlenebilmesi için “17 yaşını doldurmuş olması” gerek ve yasaya göre reşit olmayanların evliliği suç kapsamında…

Kaynak : National Geographic Türkiye Dergisi.

www.dunyalilar.org

Rastgele Haber

Flört şiddeti nedir?

Kadınlar için korkutucu bir deneyim! Korkmayın… Ama flört şiddetinin şiddete açılan kapılarından biri olduğunu da …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir