Home / Videolar / Marihuana Sağlığa Faydalı mıdır?

Marihuana Sağlığa Faydalı mıdır?

Marihuana içilmesi serbest olsun mu olmasın mı? Hint kenevirinin tütün hali olan marihuana, ABD’de ‘weed’ ya da ‘pot’ adıyla da anılıyor.

Marihuana ABD’de çok da marjinal bir şey değil. ABD’nin son 3 başkanı da dahil her 3 Amerikalıdan biri hayatında en az bir kez marihuana içtiğini kabul ediyor. Her gün içen marihuanakoliklerin sayısı ise 5 milyonu geçiyor. Ancak bütün bu yaygınlığına rağmen marihuana, hala gizemini koruyor. Uzmanlar, bu bitkinin tıbbi olarak yarar ve zararları hakkında çok az şey bildiklerini itiraf ediyor. İşte marihuana tartışması hakkında kısa bir brifing:

Marihuana, içeni nasıl ‘high’ yapıyor?

Amerikan literatüründe marihuana içiminde meydana gelen psikolojik ve biyolojik hal, ‘high’ kelimesiyle ifade ediliyor.  Marihuana bitkisini içen ya da çiğneyen kişinin kanına tetrahidrokanabinol ya da kısaca THC denilen madde karışıyor. Kullanıcının beyninde ve iliğinde proteinleri aktif hale getiriyor ve bu da keyif, yüksek duyarlılık, ve keskin acıkma gibi kısa süreli psikoaktif etkiler gösteriyor.  Bu etki, yaygın kullanımının en önemli sebebi. Halen ABD’de 18 eyalette tıbbi gerekçeyle marihauana içimi yasal. Colorado ve Washington eyaletlerinin keyif amaçlı içimini de yasalaştırmasıyla ana akımda daha rahat konuşulup tartışılmaya başlandı. Ve, kısa etkilerinin yanı sıra uzun vadeli etkileri merak konusu. Carnegie Mellon Üniversitesi’nden Jonathan P. Caulkins, ‘’Bu kadar yaygın tüketilmesine rağmen uzun vadeli etkileri konusunda şaşırtıcı oranda az bilgiye sahibiz’’ diyor.

Marihuana, eskiden beri zararlı mı görülüyordu?

Hayır. Hint kenevirinin kurutulmuş hali olan marihuana Çin, Ortadoğu ve Hindistan’da uzun yüzyıllar boyunca ilaç olarak kullanıldı. İngiliz kolonisi döneminde 1830’lu yıllarda East India Tea Company’nin doktoru William O’Shaughnessy tarafından ilk kez Batı’ya getirildi. Romatizma, tetanos ve kuduz vakalarında kullanıyordu. ABD’de de 1930’lu yıllara kadar ağrı kesici olarak doktorlarca hastalara reçetelerde yazılıyordu. Ancak toplumda çok yaygın olarak kullanılınca o dönemde yeni kurulan ABD Federal Narkotik Bürosu tarafından ‘narkotik’ listesine alındı. Büro, marihuananın, deliliğe yol açtığını, intihara sevk ettiğini ve kontrolsüz şehvete yol açtığını iddia ediyordu karşı kampanyasında. Büro’nun tarifiyle, marihuana içeni ‘mağara adamına’ çeviriyordu.

Bu iddiaların bilimsel dayanağı var mıydı?

Hayır. Aksine aynı dönemde American Medical Association, karşı kampanya olarak marihuananın tedavi amaçlı kullanılabilir bir ürün olduğunu savundu. Ancak Narkotik Büro’nun kampanyası baskın çıktı ve 1937 yılında ilk kez ABD’de marihuanaya federal yasak geldi. 1970’lerde marihuananın medikal amaçlı kullanımı yeniden yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Ve 1996 yılında California eyaleti, medikal amaçlı marihuana kullanımını yasalaştıran ilk eyalet oldu. Medikal Marihuana hareketinin kurucu babası psikiyatrist Tod Mikuriya, marihuananın uyuşturucuların olumsuz etkilerine sahip olmadığını savundu. Aksine, uyuşturucudan farklı olarak yaşam kalitesini yükselttiğini ileri sürdü.

Peki bu iddiaların bilimsel dayanağı var mı?

Onun da yok. Sadece bir takım sosyal gözlemlere dayanıyor. Ulusal Uyuşturucu Enstitüsü uzmanı Susan Weiss, ‘’Alkoldeki kadar net veriler yok elimizde’’ diyor ama ekliyor: ‘’Marihuana insan sağlığına yararlı bir içecek değil’’ Bazı bilimsel araştırmalar, özellikle ergenlik çağı gençlerinde sık marihuana kullanımı ile depresyon, psikoz, huzursuzluk gibi ruh sağlığı rahatsızlıkları arasında ilişki tespit etti. Yeni Zelanda’da 10 yılı aşkın sürede gerçekleşen bir araştırma, haftada en az dört kez marihuana içen ergenlerin 18 – 38 yaşları arasında en az 8 IQ puanı kaybettiklerini belirledi. Araştırmalar, marihuana kullananların en az yüzde 9’unun bağımlı hale geldiğini ve marihuana kullananların işyeri kazaları, okula devamsızlık durumlarının kullanmayanlara oranla oldukça yüksek olduğunu da tespit ediyor. İsveç’te 46 bin asker üzerinde yapılan araştırmada ise, seyrek kullanıcılarde bile hiç kullanmayanlara oranla iki kat daha fazla şizofreni geliştiğini belirledi. Sürekli marihuana kullananların şizofreniye yakalanma oranı ise hiç kullanmayanlara göre 6 kat daha fazla. Californialı marihuana hareketi temsilcisi Fred Gardner ise, Ulusal Uyuşturucu Enstitüsü’nün marihuana ile ilgili sadece olumsuz araştırmaları derlediğini, yararlarını görmezden geldiğini savunuyor. Gardner, marihuana ile sinir hastalıkları arasında bugüne kadar somut bilimsel tek bir delil bile bulunamadığını ileri sürüyor.

Pozitif etkileri olarak ne dile getiriliyor? 

1999 tarihli Institute of Medicine araştırmasına göre marihuana, sinir ağrılarını orta seviyede kesiyor. AIDS hastaların iştahını açıyor. Kemoterapi hastalarının bulantı ve kusmalarını azaltıyor. Ancak, marihuana’nun diğer tedavilerden daha faydalı olduğunu gösterir bir delil de yok. Marihuana karşıtları, adı medikal olsa da marihuana içicilerinin nerdeyse tamamına yakınının hasta kişiler olmadığını vurguluyor. Örneğin Colorado’da medikal marihuana izni bulunan 104 bin kişinin sadece yüzde 3’ü kanser hastası. Yüzde 94’ü ağrılarını kesmesi için kullandığını belirtiyor. Uzmanlar, bunların çoğunun, hastalıklarını uyduran ya da abartan marihuana bağımlıları olduğu görüşünde.

Peki neden marihuana’nın etkileri hakkında kesin bir görüş yok

Çünkü, tartışmanın başladığı 1930’lu yıllardan beri savunucuları da karşıtları da, bilimsel olmaktan çok politik bir saikle hareket ediyor. Yasağın başladığı yıllarda marihuananın zararlarının çok abartılması, savunucularının, en masum bilimsel zarar ihtimali uyarılarına bile mesafeli durmasına neden oluyor. Marihuananın etkileri hakkında bilimsel araştırmaların karşılaşacağı zorluklar da var. En önemlisi de, Narkotik Mücadele Dairesi’nin (DEA), ilaç firmaları ve üniversitelerin sonuçlarını araştırmak üzere marihuana kullanma izinlerini düzenli olarak reddediyor. Colorado ve Washington’daki yeni yasalar, ilk defa bilimadamlarına bu konuda sağlıklı bazı araştırmalar yapma imkanı sunabilir.

Nerede o eski marihuanalar?

Bir kuşak öncesinin marihuana kullanıcıları, bugün sadece bir tane yaktıklarında kendilerini 1968’in Aşkın Yazı yıllarında bulabilir. Bunun en önemli sebebi ise geleneksel marihuana’da THC maddesinin oranının yüzde 1 olmasına karşın, bugünkü marihuanaların ortalama yüzde 10 THC oranına sahip olması.

Kaynak : Amerika Bülteni

Dünyalılar

 

Rastgele Haber

Hayat Sonsuz Bir Gezidir, Bu Yolculukta Aldığımız Mesafe Kadar Özgürüz

“İnsanların yürekleriyle oynamak yapacağın en son şeydir. İnsan yüreği bir yay gibidir, aşağıya doğru bastırırsan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir