Home / Güncel / Mektup

Mektup

Türkçe çevirisi : mektup (word dosyayı indirmek için tıklayınız)

Geçen hafta aralarında Susan Sarandon, David Lynch, Sean Penn, Ben Kingsley gibi bildik isimlerin de bulunduğu bir grup aydın, İngiliz The Times gazetesine tam sayfa ilan vererek Gezi Parkı’ndaki aşırı polis şiddeti nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi.

Mektupta açıklayıcı bir metinle olaylar anlatılmış ve destek istenmiş. Hal böyle olunca da sanatçı, aydın duyarlılığı gösteren bu isimler hemen mektuba imzayı atıvermiş.

Mektubu okuduğunuzda, bir Türkün kaleminden çıktığını hemen anlıyorsunuz. Mektupta yer alan “Oysa gerçekte, bu göstericiler sadece Türkiye’nin kurucusu Kemal Atatürk’ün öngördüğü şekilde laik bir cumhuriyet olarak kalmasını isteyen gençlerdi” ifadesi bunun bir veya birden fazla Kemalist’in kaleminden çıktığını göstermenin dışında bir anlam ifade etmiyor.

Mektup, Gezi Parkı’nda yaşananları sadece Kemalistlerin tekeline sokarak, olaylara katılan ve dertleri daha demokratik, adil ve özgürlükçü bir Türkiye olan başka aktivistleri atlıyor, çok sesli Gezi’yi tek sese indirgiyor.

Ancak Gezi Parkı’nda yaşananlar “Türkiye’nin laik cumhuriyet olarak kalmasını istemek” gibi tek bir derdin merkezine oturtulamaz. Oradaki talepler daha evrensel ve özgürlükçü, eşitlikçi taleplerdi.

Kuruluşundan beri çok ciddi insan hakları ihlallerinin ve adaletsizlik sorunlarının yaşandığı bir ülkede insanların üzerlerinden atmaya çalıştıkları ölü toprağı yalnızca on yılın değil, yüz yılın birikimidir. Tepkilerin çok önemli bir bölümü AK Parti politikaları nedeniyle olsa da, tartışmalarda 10 yılın ötesine geçmemek, bu tarihi fırsatı ıskalamak olur.

Laiklik, özgürlükçü ve demokratik bir ülkenin olmazsa olmazıdır, bunu tartışmıyoruz.  Ancak laiklik, Atatürk öyle öngördüğü için değil, dindar veya değil, her kesimden insanın özgürlüğünün garantisi olduğu için olmazsa olmazımız olmalı.

Çoğulcu ve katılımcı bir yönetimi arzuluyorsak, içimize işlemiş ve sorgulamadan kabul ettiğimiz bazı fikir ve kavramların anlamını, Gezi’de tepkilerini belli eden bazı kesimlerin yaşamındaki yansımalarını da sorgulamalıyız.

Gezi’den artık eskinin o hiç görmediğimiz güzel günlerini özleyen ve geçmişe dönmeye çalışan değil, yeni bir Türkiye çıkmalı ve çıkıyor da.

Ama ne yazık ki, ülkenin yalnızca siyasetçilerinin değil, kanaat önderlerinin vizyonu, zaman zaman halkın vizyonunun gerisinde kalıyor.

 

Barboros Sayılgan / Posta212

www.dunyalilar.org

Rastgele Haber

Başkaya: Büyük insanlık elini çabuk tutmalı

1930 ve 1980’den farlı olarak ‘nihai bir kriz’ yaşandığını belirten Doç. Dr. Fikret Başkaya “Kapitalist …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir