Home / Güncel / New York’tan Türkiye’ye el Kaide Uyarısı

New York’tan Türkiye’ye el Kaide Uyarısı

New York bazlı HRW, El Kaidecilerin Suriye’de yaptığı katliamlarından Türkiye’yi sorumlu tutuyor. HRW’nin hazırladığı raporda Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na açık bir mektup da yer alıyor

Suriye’de El Kaide yanlısı grupların yaptıkları katliamlar New York’da faaliyet gösteren Human Rights Watch tarafından hazırlanan bir raporla tüm dünyaya duyuruldu. El Kaideci grupların Suriye’nin Batı kıyısında yer alan Latkia kentinin kırsal bölgelerinde 190 silahsız sivili öldürmesi, New York’ta faaliyet gösteren kuruluş tarafından tanıklarla ve kurbanların aileleri ile tek tek görüşerek yaptıkları çalışma 190 sayfalık bir rapor halinde BM dahil tüm ülkelere gönderildi. Rapor özellikle, Suriye’deki muhalif grupların ağırlıklı olarak yurtdışından gelen cihat yanlısı aşırı fanatiklerden oluştuğunu net olarak belgeliyor.

KATLİAM BELGELENDİ
El Nusra ve Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD)’den oluşan fanatik El Kaideci grupların öncülüğünü yaptığı 4 Ağustos tarihli saldırıda, öldürülenlerin büyük çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturdu. Amerikalı İnsan Hakları örgütünün yaptığı incelemelerde, saldırıların planlı bir şekilde gerçekleştiği ve bölgede hükümet askerlerinin bulunmadığı belgelenirken, Alevi köylülerin infaz edilme şeklinin “savaş suçu” ve “insanlığa karşı işlenmiş suç” seviyelerinde olduğu somut verilerle ortaya konuluyor.

TÜRKİYE’YE GİRİYORLAR
Bire bir görüşme yöntemiyle yapılan, videolarla kanıtların sergilendiği araştırmanın en ilgi çekici yönü, fanatik cihad yanlılarının Türkiye üzerinden Suriye’ye geçtiklerinin çok net bir şekilde vurgulanması. Türkiye sınırından Suriye’ye girip çıkabilen El Kaideci’lerin Türkiye’de silah, para temin ettiği ve sağlık hizmetlerinden yararlandığı belirtilen rapor, sistematik insan hakları çiğnenmesinin ancak Türkiye’nin bu gruplar üzerinde denetiminin sağlanmasıyla mümkün olacağının altını çizmesiyle özellikle dikkat çekiyor.

SİLAH AKIŞINI DURDURUN
Türkiye’nin sınırlarında bu faaliyetleri kontrol altına almasının yanı sıra uluslararası ve Türk yasaları nezdinde bu insanlık suçlarının araştırılması ve mahkum edilmesi gerektiğinin üzerinde geniş bir şekilde duruluyor.
Human Rights Watch, BM Güvenlik Konseyi ve Türkiye’yle ittifak halinde olan ülkelere, özellikle bu gruplara silah akışının durdurulması konusunda Türkiye’yi daha fazla aktif olmaya davet etmelerine yönelik bir çağrıda bulunuyor.

RAPORA İLGİ BÜYÜK OLDU
Bu arada, Human Rights Watch’ın hazırladığı rapor Amerikan medyasında büyük ilgi uyandırdı. New York Times, söz konusu raporu geniş bir şekilde haber yaptı. Gazete, kuruluşun Lübnan sorumlusu Lama Fakih’in sözlerine şu şekilde yer verdi: “İlk defa muhalefet güçlerinin gerçekte sistematik olarak sivillere yönelik saldırılarını belgelemiş olduk. Bu çalışma için beş köy gezdik, 19 tanıkla, pek çok doktorla, askeri personel ile ve muhalefet temsilcileriyle yüz yüze konuştuk. Şu ana kadar muhalefet güçlerinin bu ölçekte bir şiddet uyguladığı hiç belgelenmemişti.

İNSANLIK SUÇU
Öldürülenlerin sayısı ve planlı katliamlar, bu şiddeti çok açık bir şekilde ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kapsamına yerleştiriyor. New York Times, Human Right Watch’ın Suriye’de daha önce de muhalefetin işlediği suçlara yönelik belgelerini hatırlattığı yazısında, aynı kuruluşun, hükümet güçlerinin geçtiğimiz mayısta Banias ve Bayda gibi Sunni ağırlıklı kentlerde gerçekleştirdikleri saldırıları da belgelediğini not olarak düşüyor. NYT, raporun ortaya koyduğu bulguların, yabancı kökenli Cihadçıların ve diğer radikal İslamcıları Suriye’de etkisiz kılmada Batı’nın gösterdiği çabaların etkinliğini şüphede bıraktığını ekliyor. Gazete yorumunda insanlık suçu işleyen beş temel grubun Kuveyt ve diğer Körfez ülkelerinden finansal yardım aldığını ama raporun asıl olarak, cihadçıların sınırlarını kullanmasına izin veren Türkiye’yi suçladığını belirtiyor ve Human Right Watch’ın bu gruplara silah ambargosu uygulanmasına yönelik uluslararası camiaya yaptığı çağrıya yer veriyor. New York Times’a konuşan Fakih, bu suçların acil olarak Uluslararası Suç Mahkemesi’nde ele alınması gerekliliğini vurguluyor.

Davutoğlu’na Açık Mektup
Human Rights Watch’un hazırladığı raporda Dışışleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na yazılmış bir mektup yer alıyor. Davutoğlu’na yazılan mektup, özetle şöyle:

“Sayın Dişişleri Bakanı Davutoğlu,
Suriye’deki savaşın başlangıcından bu yana gerek Suriye hükümeti gerek muhalefet tarafından insanlığa karşı işlenen suçları Human Rights Watch olarak bir dizi raporla dünya kamuoyuna sunduk. Bu mektubu, birkaç hafta içinde yayınlayacağımız son raporumuzun ilk verilerini sizinle paylaşmak ve ilişkili bulgularımızdan ortaya çıkan ciddiyet konusunda hükümetinize kaygılarımızı gündeme getirmek amacıyla yazıyoruz. Araştırmamız muhalif silahlı güçlerin Suriye’nin Latkia kenti sınırları içinde yer alan 10 Alevi köyünde 190 sivilin yasa dışı bir şekilde öldürüldüğünü belgeliyor. Bu saldırıyı yapan içinde Suriyeli ve yabancı savaşçıların olduğu 20 farklı grubun organize faaliyeti sonucu gerçekleşmiştir. Ancak bu grupların liderliğini El Nusra, IŞİD, Muhajareen, Suqour al-Izz, Sham al-İslam, Ahrar al- Sham, Hassan al-Azhari Battalion ve Şeyh Quahtan Battalion gibi fraksiyonlar üstlenmiştir. Ağırlığını silahsız kadınlar ve çocukların olduğu kurbanların yanı sıra 200 sivil de tutsak alınmıştır. Radikal gazetesinin 25 Temmuz tarihli sayısında yayınlanan bir röportajınızda bu grupların taşıdığı tehlikelere işaret ediyorsunuz. Ayrıca Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Sayın Gül de aynı riskleri ve kaygıları dile getirmişti.

Herkese açık kaynakların yanı sıra kendi araştırmalarımız, bu tip operasyonlara katılan Suriyeli olmayan yabancı savaşçılarından bir kısmının, Suriye’ye Türkiye üzerinden geçtiğini ve ve Türkiye’yi tedarik merkezi olarak kullanabildiklerini belgeliyoruz.

Human Right Watch, Suriye’de bu insanlık suçunu işleyen unsurlarla ilgili Türkiye’nin ne tür önlemler aldığını, Türk otoritelerinin topraklarınızı tedarik merkezi olarak kullanan bu insanlığa karşı suç işleyen savaşçıları izlemek ve yargılamak için hangi adımları attığını daha iyi anlamak istiyor.

Bundan sonra yayınlacağımız raporda, eğer mümkünse, hükümetinizin bu konudaki görüşünü ve insanlığa ciddi suçlar işleyen bu grupların kendi topraklarınızdaki akvitelerine karşı gerekli bütün önlemleri aldığınıza dair kararlı mücaledenizi bir referans olarak eklemek isteriz..

Suriye meselesi üzerinde çalışan Dışişleri Bakanlığı ekibinizle bir araya gelmek ve raporumuzun bulgularını tartışma fırsatını bulmaktan büyük memnuniyet duyacağız. Şimdiden ilgili bölümlerinize bu konuda isteğimizi yazılı olarak gönderiyoruz.”

Saygılarımızla
Joe Stork
Human Right WatchYürütme Komitesi Başkanı

AHMET BUĞDAYCI – NEW YORK

Dünyalılar

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir