Home / Güncel / OccupyChp Değişimi Nasıl Yaratır?

OccupyChp Değişimi Nasıl Yaratır?

ahmet_buğdaycı30 Mart’tan sonra genellikle yavan, kendini tekrarlayan aynı eksendeki eleştiriler köşeleri kaplamaya devam ediyor. Oysa seçim, mevcut eleştirilerin bizim çaldığımız, bizim söylediğimiz kadar bir hükmü olduğunu, asıl ihtiyacın seküler kitlenin sınırlarının dışına çıkmak olduğunu tartışmasız bir şekilde ortaya koydu. Yine de herkes topu CHP’ye atıp, bir kenara çekilerek, kendi kimliklerinin altında benzer eleştirilerine devam etmeyi tercih ediyor. Neyi nasıl yapmalı konusundaki adımlar, vizyonlar ise çok “cool” bulunmuyor.

Eğer CHP bir değişim hareketi başlatamazsa gelecek seçimlerde bu oyu da bulamayacak, böylece muhalefet daha da marijinal hale gelerek otoriterliğin tek realite olduğu bir döneme teslim olunacak.

Kitlesinin sınırlarının dışına çıkmak ve diğer Türkiye ile “konuşmak için” için ise Blair’in yaptığı gibi, CHP’nin dilini, ekibini yenileyip yeni bir parti olarak ortaya çıkmasından başka çare yok.

Ama önce, seküler kesimin 30’ların katı laikçi anlayışıyla, AKP’ye oy veren yoksul muhafazakar kitleleri aşağılamakla, Kürtlerin eşitlikçi istekleriyle, kısacası 1. Cumhuriyetin tam anlamıyla bittiğini, “yeni bir Türkiye” kurmak gerekliliğiyle yüzleşmesi lazım.

Yoksa Erdoğan, “kendini soylu sanan” sınıfı ırkçılıkla ve faşistlikle suçlayarak, AKP kitlesinin kapıcı, hizmetçi damgasıyla aşağılanmasını çok net dile getirerek, kitlesinin damarına basmaya, kutuplaştırmaya hep devam edecek. Bu kısır döngüyü kırabilecek tek sosyal aktör ise  özgürlükçü, kapsayıcı, değişimci bir Atatürk ve laiklik yorumuna yönelen Gezi gençlerinin önyargısız dili ve zihniyet dünyası.

Diğer taraftan AKP’nin içi de statik huzurlu bir kitle değil, Gezi sonrasında olduğu gibi, zaman zaman oyları yüzde 35’e bile düşüyor, kitleden bir bölüm kopup kararsıza yerleşiyor. Kararsız seçmen kafasını kaldırıp  itiraz, tepki kültürüne bakıyor ve gerisin geri dönüp istikrar adına, kendine en yakın bulduğu AKP’ye oy veriyor. Ayrıca sistemden umudunu keserek sandığa gitmeyen yüzde 13’lük bir kitle de siyasi pazarda kendisine bir ürün bekliyor.

Bu gel-gitlerle dolu siyasi tablo, sanıldığı gibi seçmen tabanlarının değişmez olmadığını, sadece güven veren, vizyonu olan yeni bir muhalif aktörün eksikliğini anlatıyor.

İSİM Mİ VİZYON MU?

Cemaat bağlantılı Sarıgüller gibi, kimsenin içine sinmeyenlerle “yeni”ye dair bir inanç oluşturmak, tam tersine bir çaresizliği yansıtırken, CHP’yi her yenileme çabası önce bir isim, lider arayışıyla başlıyor. Herkes sanki beyaz atının üstüne atlayarak, Kuva-i Milliye ruhunu canlandıracak, kitleleri arkasına takacak bir kahraman bekliyor. Ancak kitleler nezdinde  her ismin siyasi bir kodu, belli bir imajı, hafızası var.

O yüzden laik hatiplerin ismi duyulur duyulmaz bu hareketler CHP’nin aynen devamı olarak algılanıyor. İşte bu nedenle, 90’ların, vesayetçi sisteminin figürlerinin temsil ettiği “algı”lardan uzak durmak gerekiyor.

Yeni yüzlerin yanı sıra vizyona, dilin değiştirilmesine, somut öteki Türkiye’ye erişecek, eğitim, gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun azaltılması gibi 21.yy projelerine ihtiyaç var. OccupyChp, bu dönüşümü başlatmak için araştırmadan, ekonomiye çeşitli alanlarda sivil düşünce ve eylem ağları kurarak ilerleyebilir.

OCCUPYCHP, CHP’Yİ NASIL DÖNÜŞTÜRÜR

Her yeni siyasi oluşum hedef kitle analiziyle başlar. Tony Blair kitle analizini gayet pragmatik olarak belirlemiş: “Benim iktidara gelmem için oy alamadığım şu şu bölgeleri ele geçirmem lazım” demiş. Sonra bu bölgelerde sürekli araştırmalar yaptırmış, halkın durumunu, taleplerini öğrenmiş, bu yerleşim merkezlerine odaklı mikro stratejiler yürütmüş ve o yöreleri elde ederek (kendi kemik kitlesine ilaveten) seçimi kazanmış.

Bu ihtiyaç da ancak teknokrat kafalı, çok iyi eğitimli Gezicilerin, seçim sonuçlarını analiz eden, yeni araştırmalar yaptırarak hedef kitle özelliklerini ve taleplerini belirleyen bir yan oluşumuyla aşılabilir.

Öncelik bu partiyi bir ağ gibi, en temel teorik ve uygulama alanlarında Gezicilerle sarmaya verilmeli. Bir diğer deyişle,

OccupyCHP, CHP ile içiçe geçmekten çok, CHP’nin yanında yürüyen, ona  vizyon, proje sunan ve bu mekanizmanın yürütülmesinin sorumluğunu üstlenen bir yapı oluşturabilir. Örneğin “OccupyChp Düşünce Üretim Kuruluşu” , “OccupyChp Eğitim Kuruluşu”, “OccupyChp Gelir Eşitsizliğini Azaltma ve Yoksullara Yönelik Politikalar Komisyonu”, “OccupyChp Kent Komisyonu”, “OccupyChp İletişim Komisyonu”, “OccupyChp Kent Politikaları”, “OccupyChp İşdünyası”, “OccupyChp Küresel İletişim” gibi… Partide, yönetime kabul ettirilerek, sadece Genel Başkana bağlı bir OccupyChp Sekreterliği kurulur; ki işler havada kalmasın. Ayrıca bu sekreterlik CHP’nin delege, parti teşkilatını yenileme üzerine analizler yapar, yani parti siyaset mekanizması üzerine odaklanır.

Elbette muhalefetin dönüşümü çok karmaşık , çok zor bir sorun. Ama sekülerler, AKP_Cemaat yapay kavgasının seyircisi olmaktan çıkıp, kendi beynini ve emeğini katarak kendi sivil iradelerini ellerine alabileceklerini 30 Mart’tan sonra öğreniyorlar. İktidara gelemese bile varlığıyla tüm Türkiye’yi rahatlatacak, herkesin kazanacağı bir muhalefet için bir yerden başlamak lazım. Yeter ki çözümleri tartışabilecek, uzlaşmacı, diyaloga açık bir  dili üretelim.

occupyCHP

Dünyalılar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Rastgele Haber

Flört şiddeti nedir?

Kadınlar için korkutucu bir deneyim! Korkmayın… Ama flört şiddetinin şiddete açılan kapılarından biri olduğunu da …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir