Home / Arka Bahçemiz / Öte Kıyıda Yaşayanlar
Öteki, biziz...

Öte Kıyıda Yaşayanlar

erttytyty

 

Öteki kimdir?

Öteki, bizden olmayandır.

Öteki, ben, sen ve onun dışındakidir.

Öteki, dışarıda olan, marjinal insandır.

Öteki, azınlıkta olandır.

Öteki, daima kimliksizleştirilmeye çalışılandır. Sarayların, konakların görkemli odalarında üretilir, onlar için yeni ihanetler.

Öteki, daima ihanete uğrayandır.

Onlar dünyanın ve Türkiye’nin bizden olmayan, ötekileridir.

Öte kıyıda yaşayanlardır…

 

***

 

Gökyüzündeki yıldızları hep değişir. Acılar, katliamlar düşer hep onların payına. Sürgünler, zorunlu göçler. Bir de egemen kültürün karşısında sessiz kalmak. Çoğunluk denilen şey egemen kültürdür. Ve çoğunluk azınlığı, yani ötekini hiç sevmez.

Katliamlar hiç de gizliden yürütülmez. Başlarına gelecekler daima önceden bellidir. Her yeni yasa onların yok edilmesinin ortamını hazırlar. Fırtına öncesi sessizliği yaşarlar ve beklerler çaresiz geliyorum diyen katliamları.

Yolları hep değişir. Acı, hüzün ve geride kalan ölülerinin ağırlığını taşıyarak zayıf omuzlarında, hep bilinmeze yolculuk ederler. Düşerler bir gece vakti yollara. Her ağacın arkası, her yerleşim bölgesi bir tehlikeyi gizler arkasında…

 

***

 

Beyaz adam ülkesine geldiğinde Kızılderililer, ona öteki olarak davranmadı ve dostça davrandı. Ancak bir süre sonra, güç dengesi değiştiğinde Kızılderililer öteki oldular. Kendi topraklarında ötekileştirildiler.

Öteki, Brezilya’nın yağmur ormanlarında yaşarken, Dünya Bankası tarafından ormanları yok edilen ve daha sonra katliama uğrayan, gözyaşları yağmura karışan genç bir Yanomami erkeğidir.

Öteki, köyü yakılarak sürgün edilen ve sırtında ağır bir hüzünle Mersin varoşlarına göç eden bir Kürt kadını, Halepçe’de üzerine ölüm yağan Kürt kızıdır.

Öteki, Moskova’da Çeçen, Quebec’te Kızılderili, New York’un varoşlarında siyah bir çocuktur.

Öteki Ruanda’da ölümün en acımasız yüzünü tanımış bir Hutu ve Tutsi kadındır.

Öteki, İstanbul’da geçmişin acılarını koynunda taşıyan yaşlı bir Ermeni kadın, İzmir’de karşı kıyıdan dalgaların getirerek kumsala fırlattığı hüzünleri toplayan bir Rum delikanlıdır.

Öteki, Nazi Almanyası’nda el ele tutușarak, ölüme gideceklerini bilmeden gaz odalarına doldurulan Yahudi çocuklardır.

Öteki Meksika’da Zapatista, İskeçe’de Türk, Sivasta Alevi, Mardin’de bir Asuri’dir.

Öteki Bosna’da, oyuncağı kanla yıkanmış bir kız çocuğu, Gazze’de Filistinli bir küçük generaldir.

Öteki, Mardin’de bir Süryani, Irak’ta Bahai ve Ezididir.

Öteki, soykırımların seçilmiş kurbanıdır.

Öteki, sensin!

Öteki, benim!

Öteki, biziz!..

 

Erol Anar

 

 

Not: Yazarın “Öte Kıyıda Yașayanlar (Belge Yayınları, İstanbul)” bașlıklı baskısı tükenmiș kitabından alınmıștır.

 

Dünyalılar

Rastgele Haber

İktidar ve Özgürlük Kavramlarına Dair Düşünceler

Mevcut iktidarları eleştiriyor olmanız, baskılara karşı çıkmanız, düşünceyi ifade özgürlüğünden, demokrasiden bahsediyor olmanız sizi gerçek …

One comment

  1. Erdoğan Şenel

    Merhaba “Öteki” bence kişinin kendine yabancılaştırdıkları değil kişinin kendi kendine; yani içindeki insana yabancılaşmasıdır. Kişi eğer içindeki insana karşı o yabancılaşmayı aşıp dostluğa dönüştürebilirse o kişi için “öteki möteki” diye bir şey kalmaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir