Arka Bahçemiz

Pembe giyen sert kadınlar, Gulabi Gang (Pembe Çetesi)

Hindistan’ın Gulabi Gang – Pembe Çetesi’ ile tanışın – Değişim için Kadın Aktivistlergulabi_gang_pembe_çete

 

Her ne kadar günlük bazda adaletsizlikle karşılaşsanız da en son ne zaman bir yabancının durumuna müdahale edip değiştirme kararı verdiniz? Gerek sosyal kınanma korkusu gerekse nasıl bir değişim yaratabileceğine dair kafa karışıklığı nedeniyle, çoğu kişi bu baskılayıcı durumları (evsizlik, açlık, savaş suçları gibi) görmezden gelmeyi seçiyor ve ‘güvenlik’ zannettikleri rahatlığın içinde yaşıyorlar. Ancak hiç kimse, hiçbir şey yapmazsa, bir başkasının adım atmasını beklerse, asla hiçbir şey elde edilemez ve değiştirilemez.

Bu yüzdendir ki, Hindistan’daki bir grup taşralı kadın bütün dünyaya ilham kaynağı olmuştur. Kadınların kocaları tarafından istismar edilmelerini, çocukların evlilik için satıldıklarını veya şirketlerin fakir nüfusların hayatlarını mahvetmelerini görmekten bıkıp, bir değişim amacı yaratmak odağıyla bir araya geldiler. Şiddet içeren yöntemlere karşı olmadıklarından, onlara ‘Gulabi Gang’ (Pembe Çetesi) denilmiştir.

Çoğunlukla kadınlardan oluşan, bu yasadışı kanun uygulayan kadınlar, ilk olarak Hindistan’ın kuzeyinde yer alan Uttar Pradesh, Bundelkhand’da ortaya çıkmıştır ancak şimdilerde Kuzey Hindistan boyunca etkindirler. Kendilerine yardım edemeyecek olanlara yardım etmek için devreye giren bu kadınlar yüksek oranda saygı kazanmışlardır ve hatta medya tarafından da olumlu resmedilirler.

Parlak, pembe giysileri içindeki bu kadınlar sıklıkla ataerkil kültürü, katı kast bölünmelerini, aile içi şiddeti, çocuk işçiliğini ve başlık parasını protesto ederken görülürler.

Gulabi Çetesi, 2006 yılında Sampat Pal Devi (Phulan Devi) tarafından kurulmuştur. O zamandan beri 20,000’den fazla üyeye ve Paris’te bir bölgesel derneğe sahip olacak şekilde büyümüşlerdir. Kendini 5 çocuğuna adamış bir anne, eski devlet sağlık çalışanı ve eski çocuk gelin olan Sampat, bu grubu yaygın aile içi istismar ve kadına karşı şiddet içeren diğer davranışlara karşı kurmuştur. Bir adaletsizlik görmüş ve bununla ilgili bir şey yapmaya karar vermiştir.

Çetenin mütevazi kökenleri sizi aldatmasın; bu kadınlar geri adım atmıyor ve kadın haklarını şiddetle koruyorlar. Gulabi Çetesinin istismarcı kocaları ziyaret edip, bu tacizi durdurmamaları halinde onları bambu çubuklarla dövmeleri sık rastlanan bir durum. 2008’de çete, bir elektrik idaresine girip, rüşvet almak için kestikleri elektriği zorla açtırdılar.

Kadınlar kendilerini tipik bir çete gibi düşünmüyorlar. İnternet sitelerinde belirtildiği gibi ‘Bizler kelime manasıyla bir çete değiliz, biz adalet için çeteyiz.’

Onların korkusuzluğu pek çoğunun hayatını etkilemiş ve hatta medyadakilere bile ilham vermiştir. Gulabi çetesi 2010 yılında Kim Longinotto’nun Pink Saris filmine konu olmuş, aynı zamanda 2012 yılında Nişhta Jainin Gulabi Gang belgeselinin de odağı olmuştur.

Grup halen, fakirlik sınırı altındakilere tahıl dağılımının düzgün yapılmasını sağlamaya, nüfus kağıdı olmadığı için yaşını ispatlayamayan yaşlı dullara maaş ödemesi yapılmasını ve kadın ve çocukların tacizden korunmasını sağlamaya devam etmektedirler.

Hem kadınların hem de erkeklerin koruyucusu olduklarından, modern dünyaya çok iyi örnek teşkil ederler. Eğer kişi bir fark yaratmak isterse, bütün yapması gereken bir fikre kendini adamak ve görmek istediği fark olmaktır.

Eğer bugün sen inandığın bir şey için taraf olsaydın, ayağa kalksaydın ne olurdu? Onların yapamadığı yerde onlar için devreye girseydin kimlerin hayatında olumlu etkilerin olurdu?

Kaynaklar : gulabigang.in/ en.wikipedia.org/wiki/Gulabi_Gang

Web sitemizdeki Efsanevi Haydutlar Kraliçesi Phoolan Devi başlıklı yazıya buradan ulaşabilirisiniz.

Dünyalılar

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu