Home / Güncel / Polis Demokrasisi

Polis Demokrasisi

Demokrasinin bir antik Yunan icadı olduğu biliniyor; “demos” ve “cratos”, yani “halk” ve “iktidar” sözcüklerinin bir araya gelmesinden oluşuyor ve “halkın iktidarı” anlamına geliyor. Bu sözcüğün, demokrasinin yani, başka bir sözcükle ise doğrudan bağlantısı bulunuyor: Polis Demokrasi, Atina Polisinde ortaya çıkıyor, Polis ise “kent devleti” anlamına geliyor. Politika sözcüğü de Polisten türüyor ve esas olarak “Polisin işleri”, yani “kentin işleri” anlamına geliyor.

Antik Yunan siyasi düşüncesi Polisin dışında başka bir varoluş düşünemiyor, o yüzden de insanı “politik hayvan” olarak tanımlıyor, Polisin işleriyle uğraşmayan, yani kent yönetimine katılmayan, yani siyasetle uğraşmayan kişi yurttaş ve insan sayılmıyor.

Polis-demokrasi ilişkisi, binlerce yıl sonra ve Türkiye’de bir kez daha kuruluyor, ancak bu kez bambaşka, absürtlük derecesinde saçma bir şekilde kuruluyor.

Çünkü ne polis Antik Yunan kent devletine işaret ediyor bugün ne de demokrasi halkın iktidarına.

Polis, giderek insan hayatının en mahrem alanlarına dahi müdahale etmeyi amaçlayan bir parti-devletinin kolluk kuvveti, demokrasi ise “milli irade” adı altında halkın belirli aralıklarla sandığa gidip bir tür sayım faaliyetine katılması, başka da bir şeye karışmaması anlamına geliyor günümüz Türkiye’sinde.

Bir de bu ikisinin bir araya gelmesinden oluşan, AKP rejiminin Türkiye’ye armağanı olan “polis demokrasisi” var.

Nedir peki polis demokrasisi?

Polis demokrasisi, parti-devletinin başındaki tek adamın, “tencere-tava çalmak” gibi son derece demokratik ve barışçıl bir eylemden bile rahatsız olup, eyleme katılmayanları eylemcileri polise ihbar etmeye, muhbirliğe çağırmasıdır.

Yani polis demokrasisi, bir ülkenin başbakanının, yurttaşlarının bir bölümüne karşı diğerlerini muhbirliğe teşvik etmesi, yurttaşları birbirleriyle karşı karşıya getirmeye, kendi siyasal çıkarları uğruna kutuplaştırmaya çalışmasıdır.

Polis demokrasisi, “suçla daha etkin mücadele” gerekçesiyle “sırdaş polis ihbar noktası projesi” adı altında mahallelere, sokaklara ihbar kutuları yerleştirilmesi, insanların aynı binada, sokakta, mahallede yaşadıkları insanları ihbar etmeye zorlanmalarıdır.

Yani polis demokrasisinde yurttaşlık, belli aralıklarla sandığa gidip sayım vermek ama bununla da yetinmeyerek bir de muhbir sıfatını edinmek, parti-devletinin makbul göreceği şekilde muhbir yurttaş olarak yaşamını devam ettirmektir.

Polis demokrasisi, akademik özerkliği ayaklar altına alacak, muhalif öğrenciler ve akademisyenlerin tepesinde Demokles’in Kılıcı misali sallanacak, üniversitede büyük provokasyonlara yol açacak bir uygulamanın, polisin üniversiteye girmesinin önünü açmaktır.

Polis demokrasisi, tribünlerden yükselecek muhalif sesi ve tribünlerin direnişe vereceği desteği engellemek adına polisin devreye sokulması ve yapılacak tezahüratların, açılacak pankartların polis tarafından belirlenmeye çalışılmasıdır.

Polis demokrasisi, tıpkı George Orwell’ın bütün kavramların tersine çevrildiği 1984 romanındaki gibi, kavramların altüst edilmesi ve Erdoğan’ın şu cümleleri kurabilmesidir:

“Her an polisine hakaret eden, her an güvenlik güçlerine hakaret eden bir anlayış, bu ülkede demokrasinin, hukukun temsilcisi olamaz. Buyurun, devlet üniversitelerinde, kamu kurumlarında, stadyumlarda, artık devletin güvenlik güçlerini yeniden devreye sokacağız diyoruz.”

Polis demokrasisi, AKP rejiminin ete kemiğe bürünmüş halidir; bu rejime muhalefet etmek ise her şeyden önce polis demokrasisine muhalefet etmek demektir.

 Fatih Yaşlı

(Bu yazı Yurt gazetesinde yayınlanmıştır.)

www.dunyalilar.org

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Gönder

 

Üye Girişi yapın ya da Üye Olun

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

 

FacebookTwitterfriendfeedRSSSitene EkleKünyeReklamİletişim

© 2013 – Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

Yazılım: Haber Yazılımı

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir