Home / Arka Bahçemiz / Pornografi Üzerine

Pornografi Üzerine

Adını koyamadığımız bir şey, tüm hücrelerimizde yankılanan bir ses gibi kafamızın içinden fısıldayıp durur bize: “Git ve çiftleş” diye. Ama insandan başkaları için bu denli büyük bir problem olmadı cinsellik.cinsellik-tarihi

Kupkuru bir gazete kağıdının üzerine düşen kıvılcımın, kağıdı nasıl tutuşturduğunu, ateşin doymak bilmeyen açlığı ile bütün gazete kağıdını nasıl tükettiğini bilirsiniz. Ateşle barut yan yana durmaz. Onların hukuku tabiatın kanunlarıdır.

Aslına bakarsanız yeryüzünde yaşamı var eden, evrilmesini sağlayan da aynı kanunlardır. Enerjinin ve maddenin entropik flörtüdür karbona, hidrojene, oksijene hayat veren. Ateşin açlığı gibi bir açlıktır mikroorganizmaları tabiata hükmeden kocaman hayvanlara evrilten. Canlılığın serüveni boyunca kalıtım materyalleri üzerinde bir yara izi gibi birikip, her defasında daha yüksek bir organizasyon mertebesine, daha geniş çaplı enerji döngülerine itmiştir canlıyı. Yani varoluş mücadelesinden bahsediyorum. Öyle ki felsefeciler “hayatın anlamı” için ne söylerlerse söylesin, aslında hayatın anlamı hayatı devam ettirebilmektir. DNA’larımızda bize miras kalan bir gerçekliktir üreme iç güdüsü. Adını koyamadığımız bir şey, tüm hücrelerimizde yankılanan bir ses gibi kafamızın içinden fısıldayıp durur bize: “Git ve çiftleş” diye. Ama insandan başkaları için bu denli büyük bir problem olmadı cinsellik. Cinselliği kilit altında tutma çabası, Adem’in elmayı ısırdığına dair söylentilerden öncesine dayanır aslında…  

Meyvelerin en lezzetlisi neden yasaklandı? 

Hepimizin belgesel kanallarından bildiği bir şeydir erkek aslanın, kontrolü ele aldığı kabiledeki tüm yavruları katlederek, güçlü olmanın ona tabiat tarafından verdiği bir hakla kendi döllerini kabileye egemen kılma çabası. Güçlü kabile için güçlü yavrular gerekir. Vahşi doğada hayatta kalmanın yoludur bir bakıma. Çünkü onlar adını koyamasa da doğadaki bir üretim-tüketim ilişkileri bütününün parçasıdır. Ekosistemde üzerlerine düşen rolü oynarlar. İnsanlarda da durum çok farklı değil. Kadının toplum içerisindeki pozisyonunu bulundukları coğrafyaya, iklim koşullarına ya da geleneklere bağlamak mümkündür. Ama temelde yatan en önemli parametre, o kadının içinde yaşadığı toplumun üretim ilişkileridir. Kimi pagan kültürlerinde anaerkil kabilelere rastlansa da, tüketim toplumunda kadın her zaman ikinci plandadır ve erkeğin mülkü pozisyonundadır. Erkek tohumlarını taşıyacak olan kadını ya da kadınları kendi tekelinde tutmak, vahşi aslanlar gibi döllerini populasyona hakim kılmak ister. Özellikle feodal üretim ilişkilerinin süregeldiği bölgelerde bu durum oldukça barizdir. Öyle derinlemesine işlemiştir ki sosyal yapının, töre ve geleneklerle koruma altına alınmış, dini inançların da yardımıyla başına ilahi muhafızlar dikilmiş, peygamberlerin sözleriyle mühürlenmiştir o kafes. Cinsellik demir parmaklıklar ardındadır artık. Ayıptır, suçtur, günahtır…  

Ama insan bu tabiatın bir parçası. Bir insanın beyni, kendisinden başka karar mercii tanımaz. İnsan kendi duygularına söz geçiremez. Geçirdiğini zanneder sadece. Bedeninde hormonlardan oluşan bir sel akıp giderken, karşısında fazla duramaz. Ne kadar güçlü barajlar inşa ederse, yıkım ve felaket o kadar büyük olur. Cinselliğin yasak, ayıp ve günah olduğu toplumlar bugün tam bir cinsel kriz içerisindedir. Töre cinayetleri, kadın hakları, cinsel sapkınlıklar ve birey-toplum merkezli daha pek çok sorun kronikleşmiş biçimde vuku bulur. Mesela gelin toplumların cinsel krizlerini doğrulayacak bazı yoklamalar yapalım. Burada Google Trends’den faydalanacağız. Bazı pornografik kelimeler aratıp, hangi ülkeler tarafından daha çok aratıldığına bakacağız. Fakat bir not düşmekte fayda var; islam coğrafyalarında sosyo-ekonomik nedenlerle internet erişiminin az olması ve totailter rejmin uygulamaları yüzünden yoğun sansüre maruz kalınması nedeniyle çıkan sonuçlar birebir gerçeği yansıtmayacak, yalnızca genel bir fikir sahibi olmamıza yardım edecektir:porngrafi

kelime: porn 

Hindistan (kast sisteminin yaşadığı ülke) 5. sıra.

Türkiye 8. sıra.

kelime: anal sex 

Türkiye 2. sıra

Hindistan 8. sıra

kelime: hard sex 

1. Cezayir

2. Tunus

3. Fas

4. Mısır

5. Hindistan

9. Türkiye

10. Malezya

kelime: fuck 

1. Hindistan

2. Mısır

3. Malezya

kelime: fuck boy 

1. Pakistan

2. Mısır

3. Hindistan

4. Kuveyt

5. Malezya

6. Endonezya

kelime: fuck mother 

1. Pakistan

2. Mısır

3. Malezya

4. Hindistan

6. Endonezya

kelime: mom son 

1. Pakistan

2. Hindistan

3. Mısır

4. Endonezya

5. Malezya

kelime: child porn 

1. Güney Afrika

2. Filipinler

3. Hindistan

4. Endonezya

8. Türkiye

Görüldüğü üzere üretim ilişkilerinin çağdaşlaşamadığı, geri kalmış, dini baskının egemen olduğu ve cinselliğin kilit altında tutulmaya çalışıldığı toplumlarda cinsel kriz yüzünden, anormal cinsel eğilimler de artış gösteriyor. Tecavüz, cinsel istismar gibi suçların oranları yükseliyor.

Cinselliğin sürekli ayıp ve suç sayıldığı bir toplumda, cinselliğini baskılamış bireyler kendilerine kaçış noktaları ararlar. Kendi doğallığında gelişen dosdoğru bir cinselliği yaşamak varken bunun etrafından dolaşmak, sapkın arayışlara neden olur. Ve bireyin cinsel gerilimi bilinç altında birikip de sosyal yapının sınırlarını çizdiği üst bilincin duvarlarına dayandığında, kişi içten içe yaşadığı ve ayıp saydığı şeyleri örtmek için kendi özünü baskı altına alır ve toplumun onun için tanımladığı kimliğe fanatikçe sarılır. Adımını attığı her yerde ahlak ve namus bekçiliği yapmaya soyunur. Çevresinin de onunla aynı cinsel baskıya maruz kaldığını görmek içten içe onu rahatlatır. Acısını paylaştığı hissine kapılır. Bu refleksif psikoloji ve yarattığı yanılsama içerisinde duvarları yıkılıncaya kadar etrafına şiddet saçar. Peki duvarlar yıkılırsa ne olur? Kafesinde tutulan tüm vahşi ve sapıkça duygular kendi benliğinden taşarak bir çığ olup en yakın kaçış noktalarındakilerin üzerine yığılır. İstismar edebileceği kişi herhangi bir kadın olabilecği gibi, küçük yaşta bir çocuk ya da bir hayvan dahi olabilir. Bu, insanın doğasının ve hormonların tanrılara karşı kazandığı trajik bir zaferdir.

Porno 

Cinselliğin keşfi her insanın kendi öznelliğinde yaşadığı zorlu bir dönemdir. Özellikle de cinselliğin kilit altına alındığı toplumlarda bir gencin hiç bir yol göstericisi yoktur. Hiç tanımadığı topraklara adım atmıştır ve ağaçların arasında onu hangi tehlikelerin beklediğinden habersiz, ürkek adımlarla ilerlemeye çalışır. İçinde bulunduğu panik hali bu keşif sırasında ömrü boyunca izlerini taşıyacağı travmalara yol açar. Zarar görür, zarar verir… O yüzden 10-15 yaş arasında hem kız hem erkek çocuklarındaki cinsel gelişim evresinin kontrol altına alınması gerekir. Yasaklarla değil, doğru bir pedagojik rehberlikle. Evvela karşı cinsin bedenini tanıması, belirli ölçüleriyle kanıksaması lazım gelir.

Pornografi bu anlamda yardımcı bir rol üstlenebilir. Pornografik görseller yardımıyla bir cinsel birleşmeyi gözlemlemek, kadınların pipisi olmadığı için poposuyla çişini yaptığını zanneden bir çocuk için şüphesiz ufuk açıcıdır.(!)

Lakin pornografinin varoluş nedeni tam olarak bu değildir. Toplumdaki cinsel gerilimin neden olduğu arz-talep ilişkisi üzerine imar edilmiş bir endüstridir. Ve esas amaçlanan şey cinsellik konusunda yol gösterici olmak -hadi biraz daha esnetirsek, hayalgücünü teşvik ederek bir motivasyon aracı olmak- değildir. Tam tersine endüstriyelleşmiş pornografi bilinç altında ıslah edilmeye çalışılan tüm sapkın eğilimlerin de bir tür talep meselesi olduğunun farkındadır ve zaten metalaştırılarak  değersizleşmiş, doğal güzelliğini yitirmiş bir cinsel münasebetin, sapkınlığın getirdiği beklentilerle iyiden iyiye kirletilmesine neden olur.

Cinsel devrim için toplumsal devrim şarttır. Tüm dünyada kadınlar toplumdaki yerlerini yataklarında değil, fabrikalarında kazandılar. Taviz vererek değil, mücadele ederek başardılar. Cinsel sorun, kadın sorunu aşılmadan çözülemez. Feodalizmin ilkelliği, kapitalizmin açmazları görülmeden toplumun; toplum özgürleşmeden bireyin özgürleşmesi imkansızdır.

İnsanlığımızı ve -cinsellik de dahil- insanlığımıza dair her şeyi kilit altında tutan mekanizmalara, yasalara ve yasaklara inat, YAŞASIN DEVRİM!

Can K.

Bu yazı “sosyoloji” facebook sayfasından kısaltılarak eklenmiştir.

Dünyalılar

 

Rastgele Haber

İktidar ve Özgürlük Kavramlarına Dair Düşünceler

Mevcut iktidarları eleştiriyor olmanız, baskılara karşı çıkmanız, düşünceyi ifade özgürlüğünden, demokrasiden bahsediyor olmanız sizi gerçek …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir