Home / Güncel / Sahneye Geç Giren Parti: AKP

Sahneye Geç Giren Parti: AKP

Aziz Nesin yıllar önce yaptığı bir konuşması vasıtası ile bizi uyarıyor, dindar kesimin nasıl alttan alta kadrolaşmak sureti ile ülkeyi sessizce ele geçirdiklerinden dem vurarak Türkiye’yi uyarıyordu. Bu günlerde yaşanabilecekleri henüz o günlerde görebilecek zeka ve öngörü Aziz Nesin’de vardıysa da entelektüel yazarın da öngörüsünün bir sınırı vardı.

Aziz Nesin İnternet’in ne vaziyete geleceğini ön görememişti. Kaldı ki, malum konuşmasını yaptığında henüz ortalıkta bu teknoloji yoktu. AKP’nin hayatımıza girişi ile İnternet’in yaygınlaşmaya başlaması aynı dönemlere denk geliyor. Ekşi Sözlük’ün kurulduğu 1999 yılında ADSL ve Kablo Net gibi sistemlerin dahi hayatımıza henüz girmediğini anımsatmak isterim.

2000-2002 yıllarında çalıştığım stüdyonun en sıkıcı yanı patronun kontrolünde bulunan Dial-Up bağlantıydı diye anımsıyorum. Ne zaman internet’e girebileceğimiz kendisinin insafına kalmıştı. 2002’den sonra internet kullanımında gözle görülür bir artış gözlense de asıl patlama 2004-2007 yılları arasında yaşandı. İnternet hızının arttığı bu yılların hemen ardından hayatımıza Facebook ve Twitter dahil oldu.

Düşününce, dünya genelinde kabul görmüş ve sevilen internet teknolojilerinin büyük bir kesimi AKP’nin iktidarda olduğu son 10 yıl içerisinde hayatımıza girdiler. Dolayısı ile, muhafazakar kimliği ile öne çıkan bir siyasi parti dünya tarihinin en kuvvetli ve hızlı iletişim çağında iktidar oldu ve modern çağın teknolojileri ile ciddi bir sınav vermeleri gerekti.

Tansu Çiller’in iktidar yılları için ”karanlık yıllar” tanımının kullanıldığına belki tanık olmuşsunuzdur. O yılların karanlık olmasının yegane sebebi ortada dönen dolaplar değil, tüm yaşananlara manipulasyon altındaki kısıtlı bir medyanın penceresinden bakabiliyor oluşumuz da 90’lı yılları bizler için karanlık hale getiriyor. Olayların iç yüzünün ne kadarını biliyorduk? Tansu Çiller’in o dönem dönen tüm o karanlık dolaplara rağmen yargılanmamış olması da dönemin şartlarının ”dolapçı” bir siyasetçi için ne denli uygun olduğunu anlayabiliriz.

Bu gün ise durum çok farklı. Sözlükler, sosyal medyanın sayısız çeşidi, cep telefonu kameraları, hızlanmış bir iletişim ve görsel materyalde yaşanan devrimsel bir patlama insanları çevrelerinde dönen dünyaya karşı daha hassas ve gözü açık bir duyarlılığa yöneltmiş görünüyor. 80 ve 90’lar gibi iletişimin kısıtlı imkanlar ile hayat bulduğu bir dönem yerine AKP’nin yeni milenyumun teknoloji ve iletişim devrimi ile hayatımıza girmeleri, fakat bir yandan da bu teknolojinin faydasından çok zararını görmesi AKP’liler için ne denli kötüyse bizim için de o denli iyi oldu.

AKP siyaset sahnesine çok geç girebildi. Teknolojinin, iletişimin tavan yaptığı bir dönemde daha önce hiç bir siyasi partinin maruz kalmadığı baskıları da bu sayede yaşadılar. Şimdiye kadar hiç bir siyasi partinin üzerinde AKP’nin üzerine dikilen kadar dikkatle izleyen göz bu denli büyük bir odaklanma ile hata arayışına girmemişti.

Partinin en tepesindeki isim olan başbakan bu yazı yazılmadan bir kaç gün önce facebook, twitter gibi teknolojilerin kötü olduklarını, yandaşlarının kullanmamalarını mitinglerinde dile getiriyordu.

Anlayamadıkları ve barışamadıkları bu yeni çağın teknolojileri sayesinde çevremizde dönen dünyayı daha hızlı bir şekilde takip edebiliyor ve bilgi edinebiliyoruz. Bu teknoloji ve sosyal medya sayesinde siyaset sahnesine çıkmak isteyenlerin bundan böyle bilakis dikkatli olması, attığı adımı, ağzından çıkacak sözü düşünerek hareket etmeye özen göstermeliler.

Aksi halde, içinde yaşadığı çağı ve çağın enstrümanlarını anlayamamış bir lider portresi çizmekten öteye gidemeyerek miting alanlarında ”pis kaka şeyler bunlar, kullanmayın” diyerek tüm sosyal medyaya yayılmış kirli defterlerini gizlemeye gayret ederek gülünç vaziyetlere düşmek durumunda kalmaları an meselesi.

100 yıl önce yaşamış bir lider halkın önüne çıkıp ”telefon, telgraf, radyo… bunlar kötü teknolojiler, kullanmayın bunları” demesi durumunda bu gün nasıl bir alaycı üslup ile anılacağını tahmin edebiliyor musunuz?

Recep Tayyip’in yarın benzer şekilde, nasıl bir alaycı üslup ile anılacağını tahmin etmek için kahin olmak gerekir mi?

Arzach Mills

Dünyalılar

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir