Home / Güncel / Savaş, petrol, ekoloji ve tarım

Savaş, petrol, ekoloji ve tarım

Dünyanın tarımsal üretimi önemli ölçüde yağış rejimine bağlı. Yağış, kararında ve zamanında olursa ürünler bereketli olur. Kurak olursa verim düşer. Sel veya zamansız yağan yağmur alın teri sonucu üretilen ürünleri heba eder.

Yağış rejimini bozan birçok neden var. Tarımda uygulanan üretim tarzı da bunlardan biri. Bilindiği gibi tarımda uygulanan endüstriyel üretim tarzı üretimi fosil yakıta bağımlı kılmış durumda. Fosil yakıt da, iklim değişikliğinin tetikçisi. İklim değişikliği nedeniyle hava kurak olursa kıtlık, sel olursa felaket yaşanır.

Yani üretim, iklimin yazgısına bağlı. Rüzgarın önündeki gazel misali.

Tarımda en çok kullanılan enerji, petrol. Tarımın mazota bağımlı kılınması ekoloji ve iklim değişikliğine yaptığı olumsuz etki nedeniyle hem yanlış hem maliyetli. Tarımsal üretimde maliyeti en fazla arttıran kalem; mazot.

Bütün olumsuzluğunu bir kenara bırakacak olursak mazot aslında pahalı olmaması gereken bir girdi. Bir varil petrolü yeryüzüne çıkarma maliyeti 4 dolar. Bugün bir varil petrolün fiyatı 110 dolar. Kazanan petrolcüler ve devletler. Türkiye misalinde olduğu gibi.

Türkiye’de hükümet, tarımda kullanılan mazotun litre fiyatının üzerine yüzde 70 civarında KDV+ÖTV ekleyerek belirliyor. Bu fiyat belirleme politikası/tercihi çiftçinin maliyetini artırıyor. Kısacası, petrol şirketlerinin çıkarı devletleri, hükümetlerin politik tercihiyle de, devlet çiftçileri sömürüyor. Düzenek böyle.

Savaş, petrol, ekoloji ve tarım

Suudi Arabistan bugün dünya üzerinde bilinen petrol rezervlerinin yüzde 20’sine, İran yüzde 13, Irak yüzde 12’sine sahip. Kısacası Orta Doğu dünya petrol rezervlerinin yüzde 50’sine sahip. Bu da bölgeyi stratejik kılıyor; çatışma ve savaş arenasına çeviriyor.

Ankara’dan bakınca bu bölgenin çeperi Kürt halklarıyla çevrili. Üzerinde yaşanılan coğrafya itibarıyla Kürt halkları en az Orta Doğu kadar stratejik bir konumda.

Kimilerince enerjide devrim diye yaldızlanmaya çalışılan bütün bir ekolojiyi altüst edebilecek kaya gazının Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Trakya’nın tamamında olma olasılığı var. Aramalar aralıksız sürdürülüyor. Şu kadarını söyleyeyim: kaya gazı, ekolojik toplumu topyekûn dinamitleyebilecek bir etkiye sahip. Üzerinde bir durup bin düşünmek gerekir.

Orta Doğu konusuna dönecek olursak, bu coğrafya başta ABD olmak üzere kapitalist ülkeler için daha çok şey ifade ediyor. Bakın savaş sonrası ABD 10 yılda 43 milyar dolar, Körfez ülkelerine 16 milyar dolar silah satmış. ABD, Maliki hükümeti ile 14 milyar dolarlık silah anlaşması yaptı…

Niye savaş değil, barış?

Bir yandan fosil yakıt, diğer yandan savaş ve kullanılan silahlar sadece can almıyor. Yaşadığımız gezegeni yaşanılmaz kılıyor; yaşanacak, barınacak, üretecek dünyayı tahrip ediyor.

Savaşın bu kirli yönüne yüzümüzü döner, yüzleşirsek, bize barışa ve özgürlüğe giden yolu öğretebilir.

Abdullah Aysu

Dünyalılar

 

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir