Home / Güncel / Savaşın Çocukları

Savaşın Çocukları

Onlar savaşın çocukları…Filistinli, Iraklı, Kürt, Arap, Afrikalı, siyah, beyaz…Hangi dinden, ırktan, milletten oldukları hiç önemli değil; onların tek bir dini ve ırkı var: ÇOCUK! Hepsi aynı gökyüzünü paylaşıyorlar, bir avuç toprağı paylaşamayanların dünyasında…Barışa, umuda, güneşe hasret…

1_64639f870

Yangın yerine dönüşmüş şu yeryüzünde savaşların en ağır bedelini çocuklar ödüyor. Çocuklar savaşın en zayıf halkalarıdır, dolayısıyla her savaş çocuklara karşı yapılan bir savaştır. Çocukların düşleri aslında hep aynıdır; dondurma yemek, bisiklete binmek, balon uçurtmak, oyuncaklarla oynamak. Ama kimileri tek bir şeyi düşünürler; hayatta kalmayı!

Childhood and War

Bir çocuk nerede, ne zaman, nasıl dünyaya geleceğini seçemiyor. Tüm çocuklar eşit haklara sahipken eşit yaşayamıyor. Milyonlarca çocuk savaşlarda sadistçe öldürülüyor, açlıktan ve bulaşıcı hastalıklardan ölüyor, sakat bırakılıyor, tecavüze uğruyor, işkence görüyor, ailelerinden koparılıyor ve çocuk askerler olarak alet ediliyor. Onlar ölmemek için öldürmeye sürükleniyor. Elleri oyuncak değil, silah görüyor. Misket yerine mermilerle oynuyorlar ve yaşıtları normal koşullarda topun arkasından koştururken, onlar mayın tarlalarında adım adım ölüme doğru koşuyorlar…

AFP-yilin-fotograflarini-secti-_1354216021

Evleri, okulları, parkları ve en önemlisi hayatları yıkık çocuklar onlar…Ülkelerinde belki nükleer, biyolojik veya kimyasal silah yok, ama petrol var; başlarına bela. Kalpleri paramparça ve gece baskını uykuları bölük pörçük çocuklar onlar…işgal altında…Bugün savaşın çocukları, yarınların canlı bombaları-teröristleri…Onların içindeki nefreti nasıl eritirsin? Gözleri önünde öldürülen anne ve babalarını kaybeden bu çocuklara savaşı nasıl açıklarsın?

çocuk kalbi

Biz savaşları televizyondan izlerken,”Uluslararası Silah Pazarı” uğruna o savaşların ortasında bulunan o masum çocuklara baktığımızda, o gözlerdeki acıyı, minnacık yüreklerindeki korkuyu hissedebiliyoruz ve eminim hep aynı soruyu soruyoruz:

NEDEN?

tn_warbaby

Roberto Benigni’nin Oscar Ödüllü “La vita e bella”, yani “Hayat Güzeldir” filmini hatırlıyorsunuzdur. 2. Dünya Savaşında Naziler İtalya’yı işgal ediyor ve tüm Yahudileri öldürmek üzere toplama kampına götürüyor. Baba rolüne üstlenen Roberto Benigni bu durumu çocuğununa yansıtmamak için, her şeyin oyun olduğunu ve oyunu kazanırsa bir tankın ona ödül olarak verileceğini inandırıyor. Filmin sonunda dolapta saklanan çocuk, tank ile kampa giren Amerikan askerleri tarafından kurtarılıyor ve ödülüne kavuştuğunu zannediyor. Babası ise Alman askerleri tarafından vuruluyor. Sonuna kadar çocuğunu bu vahşetten uzak tutmak için bir hikaye uydurup, çocuğunun hayatını kurtaran bu fedakâr babayı bağrına basmamak mümkün değil.

roberto-benigni-e-giorgio-cantarini-nel-film-la-vita-e-bella-269386_jpg_351x0_crop_q85

Sizi bilmiyorum ama ben bu filmi izledikten sonra o günlere geri dönerek, 2. Dünya Savaşı’nda 13 milyon çocuk öldürüldüğünü ve milyonlarcasının yetim kaldığını düşündükçe, kanım donuyor. Almanya’nın Bavyera eyaletinde doğup büyümüş ve 13 yaşında ilk defa okulla Almanya’nın en büyük Nazi Toplama Kampı Dachau’a gitmiş ve o vahşeti yakından görmüş biri olarak, bende nasıl bir etki bıraktığını hayal bile edemezsiniz.

stara_gradiska

Bugüne kadar dünyada yaklaşık 14 bin 500 savaş oldu ve bu savaşlarda  tahminen toplam 3,5 milyar insan hayatını kaybetti. Bunlardan 4’te biri çocuk olduğu tahmin ediliyor. Yani Türkiye’nin şu anki resmi nüfusunun (75 milyon) neredeyse 12 katı!

Savaşlar çocuklardan çocukluğunu götürüyor, geleceğe dair umutlarını götürüyor, oyuncaklarını götürüyor, hayallerini götürüyor, sıcacık bir yatağı ve anne kucağını götürüyor, doğacak güneşi götüyor, uyurken okunacak masalları götürüyor, yüreklerine dolması gereken sevgi tohumlarını götürüyor…
  10836383-10204507918111919-1381615270-n-74D5-1CCB-141F
….VE İNSANLIK ÇOCUKLARI KORUMAKTA ACİZ KALIYOR…!
İnsanlar tarihten ve bunca ölümlerden dersini çıkarmadı ve 2012 yılında toplam 1 trilyon 756 milyar dolar askeri harcamalar yapıldı. Yani küresel milli gelirin %2,5’una denk geliyor! (Stockholm Barış Araştırma Enstitüsü www.sipri.org) Ayrıca bu rapora göre son beş yıla göre silah satışları %17 artış gösterdi ve en büyük silah satıcıları sırasıyla Amerika, Rusya, Almanya, Fransa ve Çin. Bu beş büyükler uluslararası silah ticaretinin %75’ini ellerinde bulunduruyor (Çin son büyük savaştan sonra ilk defa İngiltere’nin yerine geçti). Türkiye’de silah-savaş-savunma harcamalarında dünyada 15. sırada ve iç güvenlik harcamaları ile hatta 2. sırada. RTE’la birlikte son yıllarda ikiye katlandı (İstanbul Bilgi Üniversitesi, Eğitim ve Araştırma Direktörü Prof. Dr. Nurhan Yentürk, Askeri ve İç Güvenlik Harcamalarını İzleme Kılavuzu).
smith-wesson
Bu araştırmalara bakılırsa, harcamalar düşeceği yere artıyor ve bu da apaçık dünyada barışın değil, savaşların tetiklendiğini gösteriyor! Savaşa savaşla cevap vermek ne derece mantıklı siz düşününün…Ama burada maksat insan hayatı kurtarmak değil, silah ticaretinden para kazanmak ve bunun devamını sağlayabilmek için dünyanın dört bir yanında savaş senaryoları üretip, insanları birbirine düşürüp, ardından savaş çıkartarak o ülkelerin maden kaynaklarını elde etmek ve silah ticaretini canlandırmak . Savaş endüstrisi o kadar enteresan bir endüstri ki, kimlerin elinde olduğunu bilseniz, ağzınız açık kalır (bu konuyu ayrıntılı şekilde farklı bir yazımla ele alacağım). Anlayacağınız İNSAN denilen varlık olduğu sürece, bu yeryüzünde savaşlar bitmeyeceği kesin.
65987_775136742508056_5272328409609095032_n

Alman yazarı Martin Kessel’in bir kitabında yazdığı cümlesi var; “Savaşın kolları uzundur. O kadar uzun ki, savaş bittikten sonra bile kurbanlarını alıyor.” Savaştan kurtulmuş çocuk ve hatta yetişkinlerin yaşadıkları travmalar hiçbir zaman atlatılamaz. Bunu ancak yaşayanlar bilir.

Dünya nüfusu giderek artıyor, kaynaklar azalıyor ve bu durumun 3. Dünya Savaşı’na yol açması kaçınılmaz. Bunu bizler görürmüyüz bilmem, ama kesin olan birşey var ise, o da çağımızdaki teknik araçların dünyamızı ve insanlığı yok edebilecek boyutta olduğu gerçeğidir! Doğanın dengesini alt üst ettik ve dolayısıyla bize zaten doğa savaş açmış durumda. Aklımızı kullanmanın vakti çoktan geldi geçti, ama insanların hırsı maalesef tüm tehlikelerden daha büyük olduğu apaçık ortada…

942944_372679902842224_287664311_n

Ülkemizde ne yazık ki bazı kültürel anlayışların benimsediği töre kavramlarından ötürü, çocuklar töre kurbanı olmaktadır. Ailelerin kız-erkek ayırımı yapması, çocuk hakları ihlallerinde verilebilecek örneklerden birisidir. Kız çocukların okutulmaması, başlık parası adı altında satılmaları en çarpıcı örneklerden biridir.

54425b3aa6b2aa326a4e98743ee7e718
Çocuklara ölmek değil, gülmek yakışır….
Saygılarımla, Arzu Şen
İletişim ve resmi website: https://www.facebook.com/arzushen
Dünyalılar

Rastgele Haber

Shaima El Sabbagh_mısır

Göğe Su İçiren Martı

 ”  İç ses, diye söylendim  Ve ah dedim sonra,  Böyle ah demeyi beli bükük bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir