Home / Genel / Sokağa Ama Nasıl?

Sokağa Ama Nasıl?

Açığa çıkan yolsuzluklar karşısında büyük bir öfke olduğu açık. Son günlerde sayısız ilde gerçekleşen eylemler bu öfkenin işareti. Tepedeki kavga geniş kitleleri pasifize etmek yerine sokağa çekiyor. Bu, ancak Gezi direnişinin yarattığı siyasal atmosferle açıklanabilecek ciddi bir kazanım.

Dolayısıyla bu öfkenin sokakta açığa çıkması için uygun kanallar yaratılması, hükümete karşı tepkilerin siyasallaşacağı mecralar icat edilmesi bugün hepimizin karşı karşıya olduğu bir meydan okuma. Bu durum karşısında herkesin, her örgütlü-kurumsal yapının “kendi” küçük eylemini yasak savma kabilinde gerçekleştirmesinde ısrar etmek yanlış olacaktır. Esas itibariyle internet üzerinden duyurulan ve neredeyse anonim denilebilecek, yani öznesi de muhtevası da belirsiz “anlık” eylemlerin de etkisi beklenenden az olacaktır.

“Hükümet istifa” talebini derinleştirmek, ona radikal bir siyasal muhteva vermek bizim için bir lüks değil, gereklilik. Kurumsal siyasetin “derin” labirentlerinde kaybolmak istemiyorsak “hükümet istifa” sloganını, güçler dengesinde ezilenler lehine bir kaymaya sebep olabilecek kimi “geçiş” talepleriyle, yani sistemi zorlayacak kimi taleplerle artiküle ederek örgütlemek gerekiyor. Bu taleplerin “hükümet istifa” sloganına açıklık getirmesi ve bir sonraki adımı da tasarlamaya imkân verecek nitelikte olması (mesela bir kurucu meclis çağrısı), kitle mobilizasyonunu egemenlerin şu ya da bu kanadının yedeklemesi, manipüle etmesi riskini de bir ölçüde olsun bertaraf edecektir. Ek olarak, “hükümet istifa” sloganına sosyal-sınıfsal bir içerik vermek için kentsel dönüşüm projelerinden TOKİ’nin yapılanışına bir dizi acil-geçişsel talebi formüle etmek kritik bir önemde.

Ancak mesele sadece siyasal içerik, yani mazruf meselesi de değil. Zarf da, yani sokak seferberliğinin hangi yöntemle inşa edilmesi gerektiği de tayin edici bir mesele. Bir iki gün önceden ilan edilen ya da spontan gelişen eylem ve yürüyüşler yeterli olmayacaktır. Bu talepleri yaygınlaştırmak, ortadaki öfkeyi siyasallaştırmak ve yerelleştirmek için yaygın ve birleşik bir kampanyanın inşası gerekiyor. Toplumsal muhalefet güçlerinin taşıyıcı gücü olacağı, üç-beş acil-yakıcı talep etrafında birleşmiş, ortak amblemi, ortak sloganı, ortak bildirisi olan bir birleşik ve demokratik bir kampanya. İmza kampanyasıyla, mitingiyle, yerel eylemleriyle, mahalle toplantılarıyla, yürüyüşüyle, konseriyle, işgaliyle, oturma eylemiyle, toplumun çok geniş bir bölümünü seferber etme iddiasıyla ortaya çıkacak, güçlü bir bütünsel siyasal faaliyeti yürütmek bugün her zamankinden daha mümkün. Belli bir zaman vadesini önüne koyan, belli bir program dahilinde hareket eden, çeşitli enstrümanları ve mücadele biçimlerini seferber etmekten yüksünmeyen süreklileşmiş bir sokak siyasetini adım adım inşa etmek pekâlâ mümkün. Yeter ki kolay yolu seçmeyelim, kolayda ısrar etmeyelim. Günübirlik düşünmeyelim.

Gezi isyanının nasıl olsa bir biçimde tekrar edeceği algısı bizi ancak rehavete, tembelliğe sürükler. Oysa bu konjonktürde rehavet de tembellik de en çok kaçınmamız gereken şeyler. Sokakta olmalıyız elbette. Ancak sadece eylem yaparak değil, eylem inşa ederek olmalıyız. Bir metni, talepleri, formel bir duyurusu bile olmayan “anonim” çağrılarla, sosyal medya mecralarına yaslanarak mevcut durumun önümüze koyduğu görevleri karşılayamayız. Bütünlüklü, katılıma açık ve şeffaf, hükümete karşı haklı öfkeyi siyasallaştırmayı hedefleyen, yaygın, birleşik bir siyasal faaliyet, sokakta demokratik ve eşitlikçi bir alternatifi inşa etmeyi önüne koyan bir kampanya, pekâlâ devasa bir toplumsal seferberlik halini alabilir. Dedik ya, yeter ki kolay yolu seçmeyelim…

Kaynak:http://fotibenlisoy.tumblr.com

Dünyalılar

Rastgele Haber

Türkiye’de kadın olmak

9 Mayıs Dünya İstatistik Günü. İstatistikler kadınlar için ne gösteriyor dersiniz? Sadece rakamları paylaşalım yorum …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir