Home / Eğitim / Suriyelilere Sınavsız Üniversite Kumarı

Suriyelilere Sınavsız Üniversite Kumarı

Bazen bunca haberin ve sürekli değişen gündemin içinde düşünüyorum da bizler aslında “Zannedenler Kulübü”nün birer üyesiyiz. Her şeyin daha iyiye gideceğini zannedenler…

Eskiden “Ağaya beleş!” diye bir deyim vardı… Ne zaman ağa oldular bilinmez ancak görünen o ki artık Suriyeli gençlere Türkiye’de üniversite eğitimi almak serbestleşecek, üstelik sınava falan da girmelerine gerek olmadan…

Bu yüzden en son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim:

Bir ülke eğitim, sağlık, güvenlik gibi konularda, başka ülkelerin vatandaşlarından önce kendi vatandaşını düşünmek zorundadır.

Hayır! Kimseyi kapımızdan çevirelim demiyorum. Kimseyi barınaksız, aç ve hasta şekilde bırakmayalım. Tabii ki kimseyi eğitimsiz de bırakmayalım. Ancak durumu abartıp; kendi vatandaşımıza kök söktürdüğümüz üniversiteye giriş sınavı gerçeğinden diğer ülke vatandaşlarını da soyutlamayalım!..

Bir süreden beri gündemi meşgul eden, Suriyeli öğrencilere üniversiteye serbest giriş hakkı konusu geçenlerde Twitter’da #suriyelilersınavsızüniversitede hashtag’i ile gündem yarattı.

Çoğunuzun muhtemelen ilk defa duyacağı, Başbakanlığa bağlı bir müsteşarlık olarak faaliyet gösteren Yurt dışı Türkler ve Akrabalar Topluluğu Başkanlığı vasıtasıyla yürütülen çalışmayla belirli kriterleri sağlayan Suriyeli öğrencilere üniversiteye serbest giriş hakkı, devlet yurtlarında barınma ve aylık burs ödemesi hakkı verilecek. İşin komik tarafı, faaliyeti yürüten müsteşarlığın isminin aksine, kişilerin öncelikle Suriye vatandaşı olması gerekiyor. Başvurular arasında çifte vatandaşlıklarından birisi Türk vatandaşlığı olanlar reddediliyor!..

Tüm bunlar karşısında kendi gençlerimizin ne hissedeceğini anlamak için uzağa gitmeye gerek yok, herkesin bildiği bazı istatistiki verilerden yola çıkıp Türkiye’de bir insanın dört yıllık bir üniversitede istediği bölüme girip, mezun olup sonra da kendi alanında bir iş sahibi olmasının olasılığına bir bakalım:

• Ülkemizde artık her yıl iki milyonun üstünde insan üniversite sınavına girmekte.
• Dört yıllık kontenjan ise yaklaşık olarak 425 bin kadar.
• Yani aslında iki milyon kişi full çekse ancak beşte biri dört yıllık lisans eğitimi görebilir…
• Bu insanların istediği bir bölüme girmesinin kriterini de ilk beş tercihten birine yerleştirilmek olarak nitelendirirsek 30 tercih hakkı arasından, adayların istediği bir bölüme girme olasılığı da altıda bir olarak ortaya çıkar.
• Dört yıllık lisans eğitimine istediği bir üniversitede başlayabilmiş olan mutlu adayın (!) bir şekilde mezun olma olasılığını OECD verilerine göre yüzde 23 olarak görmekteyiz.

Gelelim asıl konuya, kişi bunca çabayla üniversiteye girmiş, istediği bir bölüme yerleşmiş ve mezun olmuştur. “Olmuştur da ne olmuştur ?” sorusunun cevabını 20-24 yaş arasındaki üniversite mezunları arasındaki açıkta kalma oranının yüzde 40 olmasıyla açıklayabiliriz. Aslında İŞKUR kendisine başvuran üniversite mezunlarının sadece yüzde 12’sini istihdam edebilmiş ancak ben 20-24 yaş arası yeni mezunlarla ilgileniyorum.

Şimdi sorumuzu tam olarak cevaplayabiliriz. Yukarıdaki verilere göre ülkemizde bir gencin üniversitede istediği bir bölüme girip, mezun olduktan sonra kendi alanıyla ilgili bir iş yapma olasılığı en iyi ihtimalle 0,003 olarak çıkmaktadır.

Binde üç kişi ! Üniversite sınavına giren iki milyon kişide altı bin kişi!

Bu oran ne kadar mı vahim?

 

Pokerde bu aralar çok popüler olan Texas Holdem adı verilen oyundaki en kötü başlangıç eli 7-2; en iyisi de iki as olarak görülebilir… Bu iki el, en baştan restleşirse en kötü el olmasına rağmen 7-2’nin halen %13 kadar bir kazanma olasılığı vardır…

Bu da demek oluyor ki pokerdeki en kötü el ile en iyi el üç defa restleşse, en kötü elin üçünü de kazanma olasılığı, ülkemizde bir bireyin gençlik yıllarını çalışarak geçirip, lise sonrasında sınavlara girip, başarılı olup, istediği şekilde okuyup, istediği işi bulmasının olasılığı ile aynıdır.

Yani bir anlamda Türkiye’de eğitim çarkının içerisine girmek, pokerdeki en vahim vaziyetle defalarca karşılaşmakla aynıdır.

İnsanın aklından “Kumarın yasak olduğu ülkemizde aslında her şeyden önce yaşamın kendisi yasaklanmalı belki de!” gibi düşünceler geçiyor.

Durumun böyle olduğu bir ortamda binlerce Suriyeliye, üniversiteye serbest giriş hakkı verilmesi kendi vatandaşlarımıza yaptığımız bir eşitsizlik olması yanında Suriye vatandaşlarını da daha en baştan başarısız olacakları bir senaryonun içine yerleştirmektir.

Sizce bu, insanların gelecekleriyle kumar oynamak anlamına gelmez mi ?!

Can Gürses

Dünyalılar

Rastgele Haber

Finlandiya eğitim

Finlandiya Eğitimde Yeni Reformlar Peşinde

Dünya ölçeğinde zaten başarılı olarak kabul edilen Finlandiya Eğitim Sistemi, yeni bir dönüşümün peşinde. Bizde …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir