Home / Güncel / Taraf ve Baransu üzerine notlar…

Taraf ve Baransu üzerine notlar…

Ve Baransu tutuklandı!

Baransu

Başına gelenlere “basın özgürlüğü” zaviyesinden bakacak ve ahlanıp vahlanacak kadar naif olmadığımı peşinen söyleyeyim.
Ancak tutuklanmasının, tıpkı kendisinin tutuklanmasına vesile olduğu yüzlerce insan gibi, hukuki değil siyasi olduğunun da farkındayım.
Baransu, daha düne kadar devleti birlikte yöneten iki gücün, AKP-C koalisyonunun egemenlik mücadelesinin bir sonucu olarak cezaevinde.
Baransu tutuklandı ve bir zamanlar Taraf’ta beraber çalıştıkları Ahmet Altan, o vurdukça “tın” diye ses gelen her zamanki içi boş şövalye üslubuyla çıkıp “çoluk çocukla uğraşmayın, ben buradayım” diyen bir yazı yazdı.
Yazının baştan aşağı yanlışlarla dolu olmasına, Altan’ın külhanbeyi romantizmine ve dik durmayı yediği herzeleri gözü kapalı savunmak zanneden kibrine değinmeyeceğim bile.
Çünkü Altan en ufak bir kıymeti harbiyesi olmayan üç beş meczup haricinde, çoktan tarihin çöplüğüne atılmış, taraf olduğu halde bertaraf olmaktan kurtulamamış bir figürdür artık.
Ancak Altan’ın ve bir zamanlar başında bulunduğu Taraf gazetesinin bu ülkeye yapıp ettiklerinin asla unutulmaması gerekmektedir.
Çünkü en başından itibaren bir operasyon gazetesi olarak tasarlanan Taraf, “askeri darbelerle, vesayetle, derin devletle mücadele” adı altında, bugünkü parti-devleti rejimine giden yolun taşlarını büyük bir özenle döşemiş; üstelik bunu yaparken yüzlerce insanın ömrünün çalınmasına vesile olmuş ve bugüne kadar da buna dair tek bir özür dahi dilememiş, özeleştiri vermemiştir.
Aynısı Cemaatin ya da iktidar partisinin gazetelerinde yayınlansa itibar edilmeyecek hemen hepsi sahte olan belgeler, Murat Belge, Ümit Kıvanç, Halil Berktay, Etyen Mahçupyan gibi “muhalif” kalemlerin makyajıyla, Taraf’a servis edilmiş, bunun üzerinden muazzam bir algı operasyonu gerçekleştirilmiştir.
Daha da somutlayacak olursak…
Taraf, Hrant Dink cinayetinin üzerine üzerine giden, Ahmet Şık ve Nedim Şener için, savcı Öz’ün ağzından “gazetecilikten tutuklanmadılar” manşetini atabilmiştir.
Dahası, polis-köşe yazarlığını medyaya kazandırarak, Emre Uslu ve Önder Aytaç gibi iki isme köşe vermiş, bu iki isim de Dink cinayetini karartmak için ellerinden geleni yapmışlardır.
Geçerken not edelim, tüm bunlara rağmen Hrant Dink ödülünün Ahmet Altan’a verilmesi, tarihin en büyük ihanetlerinden ve en acı ironilerinden biridir.
Taraf, yalan olduğu ispatlanmış “ıslak imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planı”dır, “camiyi bombalayacaklardı, kendi jetimizi düşüreceklerdi” diye manşet atmaktır.
Taraf, Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin NTV stüdyolarından gönderilen cep telefonu sinyalleriyle düşürüldüğünü okuyucuya haber diye sunmaktır.
Taraf, “bavul gazeteciliği”dir, Silivri’ye doldurulan yüzlerce subaydır, onur intiharını seçen Ali Tatar’dır, Berk Erden’dir, kanserden ölen Kuddusi Okkır’dır.
Taraf bu ülkeye çekilen en büyük operasyonun, Türkiye’de rejimin değiştirilmesi operasyonunun “gazete” formundaki halidir, ideolojik aygıtıdır, Cemaat istihbaratının basın bültenidir.
İşte tam da bu nedenle, Taraf’ın gazeteden başka her şeye benzemesi ve gazetecilikten başka her şeyi yapmış olması nedeniyle…
Bugün “Cemaat bizi kandırdı, kullanışlı aptallardık” diye güya nedamet getiren Yıldıray Oğur gibiler de dâhil olmak üzere, hiç kimse unutulmamalıdır.
Bu operasyonel aygıtta etkin rol üstlenmiş, kalemini operasyonel gazeteciliğin hizmetine sunmuş herkes ama herkes yapıp ettikleri için yargılanmalıdır.

Fatih Yaşlı

Rastgele Haber

Flört şiddeti nedir?

Kadınlar için korkutucu bir deneyim! Korkmayın… Ama flört şiddetinin şiddete açılan kapılarından biri olduğunu da …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir