Home / Çevre / Tatilciler Rip Akıntısı Tehlikesine Dikkat

Tatilciler Rip Akıntısı Tehlikesine Dikkat

Zaman ve ekonomik olarak kısıtlı olan insanların yüzmek için Marmara ile Karadeniz kıyılarını tercih ettiğini belirten Prof. Dr. Şükrü Ersoy, özellikle Karadeniz’in tehlikelerini de beraberinde getirdiğini vurguladı.

Ersoy, Karadeniz’in gerek dalga hareketleri, gerekse deniz tabanındaki kum hareketleri sonucu yüzen insanlar için hayati tehlike oluşturduğunu söyledi. Akıntının gücüyle bir şampiyonun bile başa çıkamayacağını vurgulayan Ersoy, “Akıntıya karşı gelebilmek için bilgi ve deneyim sahibi olunmalıdır. Akıntıya kapılmak için suyun çok derin olmasına gerek yoktur. Bilek hizasındaki suda bile bu tehlike vardır. Yüzmeden suda duran insanların bile bu akıntıya kolayca yakalanabildikleri gözlemlenmektedir. Suda ayakta duran insanlar, ayakların altından çekilen kumlarla birlikte bu akıntıya yakalanabilir. Bu akıntıların oluştuğu deniz koşullarında kendinizi emniyette hissedemezsiniz. Çok dikkatli olmalısınız” dedi.

Rip akıntıyı tanımayan ve bilgi sahibi olmayan kimsenin bu tehlikenin içinde olduğuna işaret eden Ersoy, “Tehlikeli akıntıların ve dalga hareketlerinin kıyıdan uzakta olacağı yönündeki yanlış bir düşünce hakim. Boğulmalara sebep olan rip akıntı, sanılanın aksine özellikle tam da kumsalın hemen önünde meydana gelmektedir. Yazın meydana gelen boğulma olaylarının en önemli sebebi çeken akıntının tanınmaması” diye konuştu.

“KIYIYA PARALEL YÜZÜLMELİ”
Akıntıya kapılmış birini bilinçsizce kurtarmanın çok tehlikeli olduğunu, bunun yerine yüzmesine yardımcı olacak can yeleği gibi eşya fırlatmanın yararlı olacağını ifade eden Ersoy, bu tip kıyılarda nasıl davranılması gerektiğini şöyle anlattı:

“Karadeniz gibi tehlikeli sahillerde rüzgarlı havalarda denize girilmemesi gerekir. Sahilde ne tür güvenlik koşulları olduğuna dikkat ediniz. Kıyıya yaklaşan dalga değişimlerini kontrol ediniz. Yüksek dalgaların yüksek enerjisi vardır ve bunlar daha güçlü rip akıntı oluşturur. Suyun görünümündeki renk değişimlerine, özellikle çevreden farklı kirli su görünümlerine dikkat edilmelidir. Suda dururken ya da yürürken kumların ayaklarınız altından kum göçmesinin bulunup bulunmadığına dikkat ediniz. Direkt olarak kıyıya yüzmeyiniz. Kıyıya dik olarak gelişen rip akıntısından kolayca kurtulamazsınız. Kıyıya paralel olarak yüzünüz. Özellikle tenha ve cankurtaran bulunmayan sahillerde tek başımıza yüzmeyelim.”

Kıyıdaki kayalık, rıhtım, iskele, mendirek v.b. denizel yapıların bulunduğu kesimlerde dalgaların doğrusal gidişi kesintiye uğradığından rip akıntıların oluşacağını vurgulayan Ersoy, “Deniz tabanındaki çökel malzemeleri karıştırarak çamurlu bir görüntü oluşur. Renk değişiminin olduğu kirli ve bulanık kesimleri rip akıntıların izini taşır. Rip akıntılar doğal bir olay olmakla birlikte kıyının jeomorfolojik özelliklerine bağlı olarak dünyanın birçok ülkesinde görülür” dedi.

RİP AKINTISI NEDİR

RİP

Kıyıya ulaşan dalgaların etkisine tepki nedeniyle oluşur. Kıyıya ulaşan suların tekrar denize dönmeleri sırasında meydana gelir. Pek çok plajda bu oluşum bazı bölgelerde kıyıya dik bir şekilde meydana gelir.

Rip akıntısı ancak yüksekten bakıldığında dikkatli gözle anlaşılır. Bu bölgede suyun rengi çevresindeki su rengine oranla daha koyudur. Bu bölgede derinlik artar. Yüzey çevresi, denizin yüzeyine göre daha kırışıktır.

www.dunyalilar.org

Rastgele Haber

Devlet teşvikiyle su gaspı

Devlet teşvikiyle su gaspı: Coca-Cola, İzmir’in suyunu hortumluyor Meşrubat ve ambalajlı su devi Coca-Cola’nın İzmir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir