Home / Güncel / Türkiye’nin Elde Kalan Yegane Aklıselim İnsanları: Sanatçı Sınıfı

Türkiye’nin Elde Kalan Yegane Aklıselim İnsanları: Sanatçı Sınıfı

Türkiye’nin Elde Kalan Yegane Aklıselim İnsanları: Sanatçı Sınıfı

gezi_sanatçılar

”Toplumda sanatçıların sınıfı mı varmış?” sorusu başlık münasebeti ile kafanıza bir soru işaretine dönüşürse diye söylüyorum… Evet var.

Bugün Türkiye’de üç-dört belirgin zümre göze çarpıyor. Dincisi, Kemalisti, Kürdü… Bu üç zümrenin yegane derdi kendi ait oldukları kesimin rahat ve huzuru. Geri kalanların ne hissettiği zerre umurlarında değil. Tüm hal ve tavırlarından, beklentilerini kendileri ile kısıtlayacak denli bencilleştiklerine tanık olabilirsiniz.

Bunların birinin işi gücü, yegane fetişi din. Günümüzde anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getiren de bu kesim. Aman Türk toplumu Sünni İslam’a gıkını çıkarmadan teslim olsun da, dünya da yıkılsa umurlarında değil. Yarını hiç mi hiç düşünmeden bindiler bir alamete… Şimdiden yarın başımıza ne tip bir bela olacağı malum olmuş odakları eliyle yılan, çiyan besler gibi besleyen de yine bu kesim. Toplumu ayrıştırıp kendilerini ayrıcalıklı sayan yine bu insanlar. Bireysel hak ve özgürlükler ile hiç bir yakınlıkları olmadığı gibi adının geçmesi dahi hoşlarına gitmiyor.

Bir diğeri Kemalistler. Bu kesimin fetişi Mustafa Kemal Atatürk. İslamcı kesimin Muhammed’e sarıldığı gibi Mustafa Kemal’e sarılmış bir hayat sürüyorlar, günü gelip de zat-ı şahanenin de geleceğe dair öngörülerinin vadesinin dolacağına zerre ihtimal vermiyorlar. Her felsefenin bir yenilenme sürecine ihtiyacı olduğunu es geçmiş, Kemalizm’e dair bir çeşit reform hareketinden kaçınmış, bu ideolojiyi ”resmi ideoloji” kabul ederek ülkede temel hak ve özgürlüklerin vakit varken yeşermesine izin vermemişlerdi. Şimdi ceremesini çekiyorlar. Park, ağaç korumaya diye sokaklara döküldük, orada dahi Kemal’in askerleriyiz diye bayrak salladılar. ”Hadi gelin Silivriyi basalım” diye alttan alta bizi işlemeye çalıştılar. Şahsi kanaatim, olay neydi hiç mi hiç anlamadılar. Bir çeşit geri dönüş yaşamaya çalışıyoruz sandılar. Ellerinde fırsat varken nesilleri bilimin ışığında yetiştireceklerine senelerce bize okulda Kemal’in hayatını ve çakma Türk tarihini ezberlettiler. geriye elde ne kaldı? Al işte bu kaldı.

Kürtler desen, hayatta kalma dürtüleri o denli kuvvetli ki bu uğurda şeytan ile iş birliği yapmakta sakınca görmediler. Güya liderleri olan zat bunları bozuk para gibi harcadıysa da dinsel fetişizm ve modası geçmiş milliyetçilik akımları üzerinden kimlik inşa etme gayesiyle çağı yakalamak gibi bir niyetlerinin henüz oluşmadığının sinyallerini vermekten kaçınamadılar. Tüm dünya yıkılsa geriye bir tek Kürtler kalacak olsa, zannetmiyorum ki yeniden medeniyet kurma ihtiyacı hissetsinler. Gerçek kaygıları kendi özgürlükleri mi, Apo’nun özgürlüğü mü gerçekten anlaşılmıyor. Apo özgür kalacak ama siz köle olarak yaşamaya devam edeceksiniz diye şart koşsan, neredeyse kabul edecek milyonlar çıkacak karşına aralarından.

Ülkede hemen her kesimin haklarına duyarlı yegane sınıf kaldı; Sanatçılar.

Hani şu bir zamanlar para pul yok o işlerde diye evlatlarınızın bulaşmasını istemediğiniz, zanaatin estetik kaygılar ile icra edileni var ya… Sanat. Meğer ne kıymetli, ne güzel bir alanmış ki günümüz Türkiye’sinde yıkılmaya çalışılan fakat topluma faydalı ne varsa bu değerlerin peşine sanatçı sınıfı düştü. İdeolojilerden bağımsız, insan, doğa, hayvan, kültür, bilim, sevgi ile hareket eden geriye bir tek sanatçılarımız kaldı.

Bir çokları Türkiye şartlarında zar zor bir yere gelmiş olsalar da, acımasız bir diktatörün ezici gücüne karşı kariyerlerini dahi tehlikeye attılar. Ekmeklerinden vazgeçtiler, kendilerini ülkeleri, insanları için direnmeye adadılar. Sanatçı dediysek, varoşlardan kopup gelme, zenginleşirken yozlaşmaktan kurtulamayan, iktidar yalakalığı yaparak rant ortaklığına soyunan,  popçu, arabesk tayfasından söz etmediğimi herhalde anladınız?

Herkes bir ideolojinin peşindeyken, bir tek sanatçılarımız medeniyet arayışında ayaklandılar. Bu yüzden diyorum ki, bir sanatçı sınıfı var artık Türkiye’de. Bu sınıf kimsenin altında ya da üstünde değil. Halkın içerisinde, halkıyla bütünleşmiş, hiç bir ideolojiye, tabuya teslim olmadan insan gibi yaşamanın derdinde.

Arzach Mills (arzachus@yahoo.com)

Dünyalılar Editör Notu: “TÜRKİYE’nin ELDE KALAN YEGANE AKLISELİM İNSANLARI: SANATÇI SINIFI” başlığı bizce yazının anlatmak istediğini tam ifade edemiyor. Sanatçı sınıfı yerine belki Sanatçı Ruhluların Sınıfı demek durumu kurtarabilir. Kaldı ki biz sınıf deyince işçi ve sermaye sınıfını anlarız. Sömürenler ve sömürülenler. Bu anlamda sanatçılar bir sınıf olmaktan ziyade daha çok kesim, zümre, topluluk kelimeleriyle kategorize edilebilir. Gezi direnişinde de ana kitle Dinciler, Kemalistler, Kürtler ve Sanatçılardan oluşmuyordu, yazının son paragrafında da ifade edildiği üzere, “kimsenin altında ya da üstünde değil, halkın içerisinde, halkıyla bütünleşmiş, hiç bir ideolojiye, tabuya teslim olmadan insan gibi yaşamanın derdinde.” olan insanlar o direnişin omurgasını oluşturdular (bu da bir ideoloji olabilir bu arada). Evet bu insanlar belki de gerçekten de sanatçı ruhlu insanlardı, çünkü yok etmek değil var etmek, tüketmek değil üretmek için mücadele ettiler. Tıpkı sanatçılar gibi…

Dünyalılar

 

Rastgele Haber

Flört şiddeti nedir?

Kadınlar için korkutucu bir deneyim! Korkmayın… Ama flört şiddetinin şiddete açılan kapılarından biri olduğunu da …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir