Home / Yaşam / Türkiye’nin hastalıklı evlilik yapısı

Türkiye’nin hastalıklı evlilik yapısı

Belki de bazılarının adlarını ilk kez duyacağınız 33 farklı evlilik türü var bu yazıda. Sıralanan evliliklerin hemen hepsinde para, şiddet, din, devlet, sömürü var. Aşk yasak, cinsellik tabu. Sonuç, kadın cinsel tatmin objesi, erkek nefsine hakim ol kandırmacasıyla uyutulmuş biyolojik bir yaşam formu. Yüzlerce yıldır taşınan gelenekler Türkiye’nin hastalıklı yapısını besliyor, besleyecekte…gelin

1. Görücü Usulü İle Evlenme: Gelenekselliğin ağır bastığı yörelerde görülen bir evlenme biçimidir. Bu evlenme biçiminde kız seçme girişimi, doğrudan doğruya evlenecek gencin annesi, babası veya diğer yakınları tarafından başlatılmaktadır. Gencin kızı beğenmesi yeterli değildir. Diğer aile bireylerinin de onayını alması gerekmektedir.

2. Kız Kaçırma (Düğünsüz Evlenme): Ailelerin evliliğe kesin karşı çıkması durumunda kız kaçırma olayı gündeme gelir. Bu durum, sosyo-ekonomik ve diğer sebeplerle en çok kız tarafının engellemesi ile ortaya çıkar. Bu engeller arasında kız tarafının başlık parası istemesi önemli bir yer tutmaktadır. Delikanlı kızla anlaşarak kızı kaçırır. Kız kaçırmanın diğer bir şekli de kızın rızası olmadan, zorla kaçırılmasıdır.

3. Başlık Parası Karşılığında Evlenme (Bedel): Başlık Anadolu’nun birçok yerinde evlenecek gencin kız tarafına ödediği paraya denir. Bu ödeme nakit para yanında; altın, ev, bahçe, tarla veya canlı hayvan (at, koyun, sığır vb.) olarak da gerçekleştirilmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde başlığa; “bedel”, “ağırlık”, Kana hakkı” gibi vb. isimler de verilmektedir.

4. Oturak Alma: Erkeğin kızı zorla kaçırması yanında, kızın bohçasını alarak oğlan evine gidip oturması durumu vardır ki buna bazı yörelerde, ‘oturak alma’ denilmektedir. Kütahya, Sivas, Kastamonu illerinde bu evliliklere rastlanılmaktadır. Kız veya erkek tarafının karşı çıkması veya yoksulluk nedeniyle gerçekleştirilen bir evlenme biçimidir. Kız onurunu hiçe sayarak oğlan evine gelip oturduğu için, çoğu zaman oğlanın ailesi tarafından kabul görmez. Bu evlenme biçimi, “Erkeğin kız tarafından kaçırılması”’ şeklinde de yorumlanmaktadır.

5. Baş Örtüsü Kaçırma Yoluyla Evlilik: Hakkâri,Van,Ağrı ve Erzurum’un bazı ilçelerinde rastlanılan bu evliliğin gerçekleştirilmesinde; kıza ait bir eşyanın kaçırılması, kızı kaçırmakla eş tutulmaktadır. Yerel adı “dezmal kaçırması”olan bu âdete göre; bir kızın baş örtüsü delikanlı tarafından zorla kaçırılırsa, baş örtüsü kaçırılan kızın iffeti (kızlığı) bozulmuş sayılır. Oğlanın ailesi, kız tarafıyla anlaşmak zorundadır. Aksi taktirde silahlı çatışmalar ve kan dökülmeleri kaçınılmaz olur.

6. Beşik Kertme Evliliği:  Bu evlenme biçiminin çok eski bir geçmişi olduğu bilinmektedir.Temelinde sosyo-ekonomik ve psikolojik etmenlerin yattığı bu tür evlenme, Hindistan ve Avusturalya’da da görülmektedir. Birbirini çok seven eş-dost, komşu veya yakınlar, çocukları henüz beşikte iken, beşiklerine birer kertme(işaret) vurarak kız ve oğlanın haberi olmadan nişanı gerçekleştirirler. Törel erin ağır bastığı yörelerde uygulanan bu evlilik akdinin bozulması durumunda, silahlı eylemler ve kan davaları gündeme gelebilmektedir.

7. Taygeldi Evlilik: Dul bir kadının, “Eski kocasından olan çocuklarını da alarak dul bir erkekle, ya da dul bir erkeğin eski karısından olan çocuklarını alarak dul bir kadınla yaşamasından doğan evliliğe denir. Kadın veya kocanın yanında getirdikleri çocuklar, ‘taygeldi’ olarak adlandırılırlar.  Sosyo-ekonomik ve psikolojik etmenlerin neden olduğu bir evlenme biçimidir.

8. Kuma Getirme Evliliği: Cumhuriyetten önce, karısı kısır olan veya erkek çocuk doğuramayan erkek, yeniden evlenirdi. Günümüzde büyük kentlerde giderek kaybolan bu âdet, Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin kırsal kesimlerinde hâlâ devam etmektedir. Bu gibi evlenmelerde ilk kadın, sonradan gelenin yanında ikinci plâna düşer. İkinci plâna düşmemek için yörede; “kuma” veya “çocuk anası” denilen ikinci kadını bizzat kendisi bulur.

9. Berder (Bedel) Evliliği: Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da uygulanan bir evlenme biçimidir. “Başlık sorununu ve yükümlülüğünü ortadan kaldıran bu tür evlilik; hem kızı hem de oğlu bulunan iki ailenin, karşılıklı olarak hem kızlarım hem de oğullarını birlikte evlendirmeleri suretiyle gerçekleştirilir.

10. Kepir (Yaban Değişimi) Evliliği: Zor kullanılarak gerçekleştirilen bir evlilik biçimidir. “Evlenmek isteyen fakat başlık ve düğün masraflarını karşılayacak kadar paraları olmayan, ya da ailelerin çıkardıkları zorluklardan çekinen bekâr iki arkadaş, kız kardeşlerini kendi aralarında değiştirmeye karar verirler. Ailelerine sezdirmeden, kız kardeşlerini yanlarına alarak ıssız bir yere götürürler. Karşılıklı birbirlerine teslim ettikleri kızlara zorla sahip olurlar. Böylece bir değiş tokuş evliliği gerçekleşmiş olur.

11. Ölen Kardeşin Karısıyla Evlenme:Törelerden kaynaklanan bu evlilik biçimi, “Namusu başkalarına kaptırmamak” gibi bir anlayışla gerçekleştirilmektedir. Ölen kardeşin karısı, bekar olan erkek kardeşle evlendirilir veya evli olan erkek kardeşin ikinci eşi olması yoluna gidilir. Erkek kardeşin olmaması durumunda ise, yeğenler veya yakın akrabalardan birisi tercih edilir. Mirasın bölünmesi, öksüz kalan çocukların geleceğinden duyulan endişeler de bu tarz evliliklere neden olmaktadır. Üvey babanın akrabadan olması çocuklar için bir güvence olacağı anlayışı da bu evliliğin gerçekleşmesinde rol oynamaktadır.

12. Baldızla Evlilik: Eşinin ölümünden sonra dul kalan kocanın, baldızı (eşinin kız kardeşi) ile evlenmesidir. Öksüz kalan çocuklara “üvey anne” olarak seçilen teyzenin daha hoşgörülü davranabileceği düşüncesi, bu evlenme biçiminin tercih edilmesinde etkili olmaktadır.

13. İçgüveyi Evliliği: Erkek çocuğu olmayan, ekonomik durumu iyi bazı aileler, kızı dışarı verme yerine, damadı “içgüveyi” olarak eve almaktadırlar. Erkeğin ekonomik durumunun bozuk veya işsiz kalması gibi nedenlerle de içgüveyi evliliğinin gerçekleştiği görülmektedir.Temelinde sosyo-ekonomik ve psikolojik nedenler bulunan, erkeğin ekonomik özgürlüğünün sınırlı olduğu bir evlenme biçimidir.

14. Yetim Evliliği: Anne ve babası ölmüş, kardeşleri olmayan bir delikanlı veya kızın, ileride kimsesiz kalmaması için, yakın akrabalarından biriyle evlendirilmesidir.

15. Yakın Akraba Evliliği: Türkiye’de evli çiftlerin yaklaşık üçte birinin birbirleriyle yakın akraba oldukları ifade edilmekte ve akraba olan eşlerin %80’inin kardeş çocukları oldukları belirtilmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kırsal kesimlerinde oldukça yaygın olan bu evlenme biçiminin sosyo-ekonomik ve psikolojik nedenlere dayalı olarak gerçekleştiği bilinmektedir. Mirasın bölünmemesi, yakın akraba ve kardeş çocuklarının yaşlılık döneminde kayın valide ve kayın pedere daha iyi bakabilecekleri ümidi vb. sebeplerle bu evlenme biçimi tercih edilmektedir.

16. Oldu Bitti Evlilik: Bir oldu bitti sonucu, kızın erkeği kendisiyle evliliğe zorlayan evliliktir. Kızın erkeğin zayıf tarafını yakalayıp onunla ilişkiye girmesi sonucunda gerçekleştirilmektedir. Erkeğin tecavüzü sonucu da bu tip evlilikler yaşanır.

17. Para Karşılığı Evlenme: İlköğretim çağındaki çocukların okula gönderilmeyerek veya okuldan alınarak para karşılığında evlendirilmesidir. “Çocuk” denecek yaştaki kızların yaşlı ve özürlülere satılması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Öte yandan, Batı’daki büyük kentlere yerleşmiş, belli bir iş düzeni kurmuş, Doğu kökenli bazı zenginlerin, zihinsel ve bedensel özürlü çocuklarını, kırsal kesimlerden para karşılığı satın aldıkları kızlarla evlendirdikleri de görülmektedir.

18. Kan Parası Karşılığı Evlenme: Doğu ve Güneydoğunun kırsal kesimlerinde, öldürülen kişinin kan bedeli olarak para, altın, ev, tarla yanında kız verildiği de görülmektedir. Temelinde eğitimsizlik olan, ilkel bir evlenme biçimidir. Kan davalarının devam etmemesi amacıyla yapılmış olması tek olumlu yanıdır.

19. Öç Alma Karşılığı Evlenme: Aralarında kan davası bulunan feodal dönem kalıntısı kimi aileler, karşı tarafın onurunu incitip saygınlığını zedelemek amacı ile bu yola başvurdukları görülmektedir. Bu evlilik, ailelerin karşılıklı olarak birbirlerinden kız kaçırması biçiminde gerçekleşmekte, silahlı çatışmalara ve kan davalarına neden olabilmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun yeterince eğitim hizmetleri götürülmeyen kırsal kesimlerinde bu gibi eylemlere başvurulduğu görülmektedir.

20. Çok Eşli Evlilik: Cumhuriyetten sonra çok eşli evlilik yasaklanmıştır. Eğitim düzeyinin yükseldiği çevrelerde bu evlenme biçimi ortadan kalmış olmasına rağmen, eğitim düzeyi düşük kırsal kesimlerde hâlâ devam etmektedir. Temelinde sosyo-ekonomik ve psikolojik nedenler vardır. Kadının hak ve özgürlüğünü hiçe sayan bir anlayışın ürünüdür.

21. Anlaşmalı Evlilik: Dul kalan kadın veya erkeklerin yaşlılık döneminde gerçekleştirdikleri bir evlenme biçimidir. Yaşlı erkeğin bakımı için muhtaç dul veya evlenmemiş bir kadınla anlaşılarak dinî nikah yapılır. Yaşlı erkek ölünce, evlendiği kadın resmî nikâhlı olmadığı için kendisine verilenlerle yetinir.

22. Hileli Evlilik: Kamu kuruluşları sigorta veya bağ-kurdan emekli olan yaşlı erkeklerin dul olanlarının maaşlarının öldükten sonra bir yakını tarafından alınması için başvurulan evlilik biçimidir. Kâğıt üzerinde kalan bir evliliktir. Yurt dışında çalışan bazı vatandaşlarımız da bu tarz evlilik biçimini, bulundukları ülkeden çalışma izni alabilmek için yabancı kadınlarla evlenmek biçiminde gerçekleştirmektedirler.

23. Rastlantı Evliliği ( Yıldırım Aşkı): Eşler, birbirlerini yeterince tanımadan, evliliğe karar verdiklerinden, çoğu kez boşanma ile neticelenmektedir.

24. İlân Yoluyla Eş Seçme: Son zamanlarda, gazete, dergi, televizyonların teletex sayfalarına ve internete ilân vererek eş seçme yoluna gidildiği sıkça görülmektedir. Ortak noktalarda birleşenler, ilânı gerçekleştiren aracı kurumun desteği ile bir araya gelip konuşup anlaştıktan sonra, evlilik kararı verebilmektedirler.

25. Tercihli Evlilik: Bu tür evlilik, genellikle ana baba, büyük anne, büyük baba gibi aile büyüklerinin onayı ile gerçekleştirilmektedir. Topluluk içinde ekonomik güçleri aynı olan aileler arasında bu evlenme biçimi yaygındır. Bu evlenme biçiminde, kız ve oğlan “evlendirilmeleri” konusundaki yetkiyi aile büyüklerine vermişlerdir. Görücü usulü ile evlilikten farklı yönü, kız ve oğlanın aynı çevreden olmaları ve önceden birbirlerini tanımalarıdır.

26. Yabancı İle Evlilik: Çoğunlukla Yurt dışında çalışanların gerçekleştirdikleri bir evlenme biçimidir. Bu evlilik, yabancıdan kız alma veya yabancıya kız verme şeklinde görülmektedir. Yabancı bir kadının ikinci bir eş olarak seçilmesi” yönünde yapılan evlilikler de vardır. Kimi Türk işçiler, Türkiye’deki eşlerini yurt dışına götürme yerine, yurt dışında tanıştıkları yabancı bir kadınla evlenerek çok eşlilik yolunu tercih etmektedirler. Bu evlenme biçiminin temelinde de eğitimsizliğe dayalı olan sosyal ve psikolojik nedenler yatmaktadır.

27. Farklı Mezhep Evliliği: Evliliklerin gerçekleştirilmesi sırasında karşılaşılan engellerin başında din ve mezhep farklılıkları gelmektedir. Belli bir eğitim düzeyine ulaşmamış, ekonomik özgürlüğü olmayan kişilerin bu evliliği gerçekleştirmeleri oldukça güçtür.

28. Metres Edinme Evliliği: Büyük kentlerde yaşayan eğitimsiz zenginler arasında; refah ve zenginlik göstergesi olarak “metres edinme” modası görülmektedir. Temelinde sosyo-ekonomik ve psikolojik etkenler yatmaktadır.

29. Muta Evliliği: Geçici bir süre için yapılan evliliktir.Daha çok İran’da uygulanan bu evlenme biçiminin, Türkiye’de de bazı çevrelerde gerçekleştirildiği görülmektedir.

30. Dış Güveyi Evliliği: Son zamanlarda, bir Japon televizyonunun çöpçatan aracılığı ile Türkiye’ye eş seçmeye gelen KuniNakazon’ a gösterilen aşırı ilgi,Türk erkeklerinin “dış güveylik” konusuna ilgi duyduklarını, hatta istekli olduğunu ortaya çıkarmıştır.

31. Dul Evliliği: Karısından boşanmış veya karısı ölmüş bir erkeğin, yine kocasından boşanmış veya kocası ölmüş bir dul kadınla evlenmesidir. Bazen de evlilik yaşı geçmiş olan kızın dul bir erkekle evlendiği görülür. Çeşitli nedenlerle evlenmemiş yaşlı bekâr bir erkeğin de dul bir kadınla evliliğine rastlanılmaktadır.

32. Tanışıp Anlaşarak Evlenme: Büyük kentlerde ve eğitim düzeyinin yükseldiği çevrelerde en yaygın olan evlenme biçimidir. Kişiliğini bulmuş, ekonomik özgürlüğü olan eğitim düzeyi yüksek gençler, bu yolla evliliği tercih etmektedirler.

33. Televizyon Evliliği: Bazı televizyon kanallarınca yürütülen reyting amaçlı bir evlenme biçimidir. Evlenmek arzusunda olan gençler, orta yaşlılar, hatta; gençlerin evlenmesinde söz sahibi olan kayınvalide adayları, ilgili kanala davet edilerek kapalı bir mekânda, aylarla ifade edilebilecek uzun bir süre bir arada tutulmaktadırlar.

Not: Bu yazı A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi’nde yayınlanmış olan buradan inceleyebileceğiniz makaleden kısaltılarak eklenmiştir. Akademik ve bilimsel anlamda eksiklikler, yazının orjinalinde bazı yanlı yorumlar gözlemlense de toparlayıcı bir çalışma olduğu için yayınlamayı uygun bulduk.

Dünyalılar

 

Rastgele Haber

Hayat Sonsuz Bir Gezidir, Bu Yolculukta Aldığımız Mesafe Kadar Özgürüz

“İnsanların yürekleriyle oynamak yapacağın en son şeydir. İnsan yüreği bir yay gibidir, aşağıya doğru bastırırsan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir