Home / Güncel / Yas bittiyse biraz da gerçekleri konuşalım

Yas bittiyse biraz da gerçekleri konuşalım

Neler oluyor Güney Afrika Cumhuriyetinde, gerçekten de ırkçılığı yendi ve sosyal adaleti sağladı mı bu ülke? Geçmişiyle yüzleşip mağdurlarla failleri barıştırdı mı? Yabancıların sömürgesi olmaktan kurtuldu mu? Emperyalistlerin ve kapitalistlerin yerli işbirlikçileri yok mu artık ülkede?

Mandela’yı tüm dünya olarak uğurladık, sahte gözyaşları dökenlerin yanısıra gerçekten ağlayanlar da vardı.

Irkçı beyazların iktidarını devirmek, eşit ve özgür yurttaşlardan oluşan bir Güney Afrika Cumhuriyeti kurmak için hayatını adayan bir devrimciydi Mandela. Irkçı bir rejimin arkasından, ülkesinde seçimle başa gelen ilk Cumhurbaşkanı olmayı başarması Afrika ve dünya tarihi açısından sembolik olarak çok şey ifade ediyor gerçekten de ama rakamlara baktığımızda bu başarının sosyal ve ekonomik yaşamın kılcal damarlarına henüz sızmadığına tanık oluyoruz.

Mücadelenin yalnızca devrim olana kadar değil sonrasında da devam etmesi gerektiğine ilişkin çok çarpıcı bir örnek bu. Mandela’nın ülkesinde daha yapılması gereken çok iş var.

Neden mi?

Gelir dağılımı eşitsizliğinde dünya lideri(Türkiye de bu konuda dereceyi zorluyor), her 30 sn’de bir kadınlar tecavüze uğruyor,  her 6 saatte bir kadınlar kocaları veya sevgilileri tarafından komalık olana kadar dayak yiyor, erkeklerin en az %10’u hayatlarında en az bir kez hemcinslerinin tecavüzüne uğradı.

Ülkede çok eşlilik yaygın, Cumhurbaşkanı Jacob Gedleyihlekisa Zuma’nın  dahi birden çok karısı ve 20’den fazla çocuğu var. Zuma ayrıca yolsuzluk ve tecavüzle suçlanmış ancak bu davalardan ‘beraat’ etmiş bir isim.

Güney Afrika, Mandela’nın öncülüğünü yaptığı özgürlük hareketiyle ırk ayrımcılığını yendi ve dünyanın en demokratik ve eşitlikli anayasını yapmayı başardı ancak sokaklardaki şiddet ve sınıf ayrımcılığı kahredecek düzeyde ve Güney Afrika ataerkil zihniyetin katliam merkezlerinden biri konumunda.

50 milyon nüfusu olan ülkede 6 milyon aids hastası olduğu tahmin edilmektetir ayrıca sıtma hala çok yaygındır.

Ülkedeki toprakların yalnızca %10’u tarıma elverişlidir ve bunun %90’ı beyazların elindedir.
Dünya altın üretiminin yüzde 70’ini, dünya elmas üretiminin yüzde 65’ini  ve dünya  vanadyum üretiminin %45’ini gerçekleştiriyorlar ama kişi başı milli gelir $10.000 civarında ve işsizlik 12 milyon kişi.

Bu fotoğraf, gelir adaletsizliğine ve ağır çalışma koşullarına isyan eden madencilerin 2012 yılında gerçekleştirdikleri bir eylemde çekilmiştir.

Ülkede suç oranları oldukça yüksektir, turizm kitaplarında bazı bölgeler hariç geceleri dışarı çıkılması önerilmemektedir.

Irkçılık anayasa düzeyinde bitmiş gibi görünse de mesela beyazlar ve siyahlar hala ayrı üniversitelerde öğrenim görmektedirler ve beyazlar zenginliğin çok büyük bir kısmını ellerinde bulundurmaktadırlar.

Deniz KARTAL

Dünyalılar

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir